Başvuru, resmî evlenme akdi olmayan başvurucunun dul aylığından yararlandırılmaması nedeniyle sosyal güvenlik hakkının; bu sürece ilişkin yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, resmî evlenme akdi olmayan başvurucunun dul aylığından yararlandırılmaması nedeniyle sosyal güvenlik hakkının; bu sürece ilişkin yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 29/4/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1937 Siirt doğumlu olup Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesinde ikamet etmektedir. Başvurucu, H.G. ile -başvuru formu ve eklerinde belirtilmeyen bir tarihte- resmî bir evlenme akdi olmaksızın dinî nikâh yapmıştır. Başvurucu ile H.G.nin ortak çocukları E.A. 28/4/1975 tarihinde doğmuştur. H.G., Türk Silahlı Kuvvetleri Kara Kuvvetleri Komutanlığında Topçu Yarbay olarak görev yapmakta iken 22/8/1960 tarihinde emekliye ayrılmıştır. Bu tarihten sonra emekli aylığı almakta olan H.G. 22/4/1992 tarihinde vefat etmiştir. Başvurucu 11/9/2007 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) başvurarak emekli aylığı alan H.G.nin ölümü nedeniyle kendisine dul aylığı bağlanmasını talep etmiştir. Başvurucunun bu talebine SGK tarafından bir cevap verilmemiştir. Başvurucu, bunun üzerine zımni ret kararının iptali istemiyle SGK aleyhine 9/1/2008 tarihinde Diyarbakır İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Bu davada 29/1/2008 tarihinde yetkisizlik kararı verilmesi üzerine yargılamaya Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) devam edilmiştir. Mahkeme 5/2/2010 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde 17/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun mülga maddesine değinilmiştir. Mahkemeye göre bu maddede yer alan "eş" kavramından resmî nikâh ile evlenen kişilerin anlaşılması gerekir. Mahkeme, Medeni Kanun'un kabulünden sonra bu Kanun hükümlerine aykırı şekilde teşkil olunan birlikteliğin evlilik olarak kabulünün hukuken mümkün olmadığını vurgulamıştır. Mahkeme, bu sebeple başvurucunun H.G.nin ölümü nedeniyle dul aylığına hak kazanmadığı gerekçesiyle tesis olunan dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır. Başvurucunun temyiz ettiği karar, Danıştay Onbirinci Dairesinin 27/12/2013 tarihli ilamıyla onanmıştır. Nihai karar, başvurucu vekiline 7/4/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 29/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.