Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/111 E. , 2024/2197 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/111 Karar No : 2024/2197 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ... Belediye Başkanlığı Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davacılar) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6-... 7- ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/111 E. , 2024/2197 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/111 Karar No : 2024/2197 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ... Belediye Başkanlığı Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davacılar) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6-... 7- ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan 444,60-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 05/04/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, davacılar ... ile ...'in müşterek çocuğu, diğer davacıların ise kardeşi olan ...'in 08/01/2012 tarihinde, Samsun İli, Çarşamba İlçesi'nde ikamet ettiği evin giriş katında bulunan iş yerinde meydana gelen yangın nedeniyle binadan çıkmaya çalışırken karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu yaşamını yitirmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, müteveffanın annesi ... için 105.263,42-TL maddi (ıslahla artırılan) ve 100.000,00 TL manevi, babası ... için 25.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi, kardeşleri ...'ın, ...'un, ...le'nin, ...le'nin ve ...'in her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, davanın, müteveffa ...'in babası davacı ... yönünden incelenmesinden; müteveffa ... tarafından 30/01/2012 tarihli noter onaylı vekâletname ile Av. ...'a vekâlet verildiği, adı geçen avukat tarafından ... adına 26/02/2013 tarihinde (... İdare Mahkemesi kanalıyla) bakılan davanın açıldığı, olayda, Ulusal Yargı Ağı Portalından (UYAP) alınan nüfus kayıt örneğine göre, davacılardan ...'in 30/11/2012 tarihinde vefat ederek hak ehliyetini ve dolayısıyla da taraf ehliyetini yitirdiği, bu yüzden anılan şahsın vefatından sonraki bir tarihte müteveffa şahıs adına dava açılamayacağının açık olduğu, bir kişinin dava açabilmesi için öncelikle hak ehliyetine sahip olması gerektiği, ölmüş bir kişi adına avukatın dava açma ehliyeti bulunduğundan da söz edilemeyeceği, bakılan davanın açıldığı tarihten çok önce vefat etmiş olan ...'in dava açma tarihi itibariyle objektif ehliyet koşulunu taşımadığı anlaşıldığından, davanın, davacı ... için ehliyet yönünden reddi gerektiği, dava devam ederken, dava açılış aşamasında davaya katılmayan ...'in müveveffa ...'in mirasçısı olarak davaya katılma için vekaleti sunulmuşsa da bu durum mirasçısı ...'in dava açma ehliyeti olmadığından dikkate alınmadığı, davanın, müteveffa ...'in kardeşi ... ve mirasçıları eşi ..., çocukları ..., ... ve ... yönünden incelenmesinden; davacılardan ...'in dava devam ederken 15/04/2023 tarihinde vefat ettiği ve davanın konusunun tazminat olması nedeniyle davacının mirasçılarının; eşi babalarının dava hakkı yönünden davayı takip hakkının bulunduğu, davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların davayı takip hakkını kullanmak istemeleri halinde, bunu Mahkemeye sunacakları bir dilekçeyle bildirmeleri gerektiği, 2577 sayılı Kanun'un 26/1. maddesi doğrultusunda davacıların mirasçılarının davayı takip hakkını kullanmak istemeleri halinde aynı Kanun'un 16/3. maddesi uyarınca 30 gün içerisinde başvuruda bulunmaları hususunun; ...'in mirasçıları olan eşi ... (Ballerup/Danimarka Krallığı) ve çocukları ..., (Roskılde/Danimarka Krallığı) ... (Ballerup/Danimarka Krallığı) ve ...'e (Ballerup/Danimarka Krallığı) Kopenhag Büyükelçiliği aracılığıyla (tebliğ-tebellüğ mazbatalarının da dava dosyasına sunulması suretiyle) yapıldığı ve anılan şahısların bekleme süresi içerisinde tebliğlerini almadığı ilgili ülke Kanunlarına göre bahse konu tebligatların gerçekleşmiş sayıldığının bildirildiği ve davacının mirasçılarının yasal süresi içerisinde Başkonsolosluğa da müracaat etmediklerinin anlaşıldığı ve şahıslara ulaşılamadığı, bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un 26/1. maddesi uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçılar yönünden başvuruna kadar dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davanın diğer davacılar ... -...- ...- ...le ve ...le yönünden incelenmesinden; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca, yangının çıktığı işyerinin sahibi hakkında ''taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma'' suçundan dolayı ... sayılı dosya üzerinden yürütülen hazırlık soruşturmasında 26/01/2012 tarihinde gerçekleştirilen keşif sonucu kimya mühendisi, elektrik mühendisi ve makina mühendisinden oluşan heyetçe hazırlanan bilirkişi raporunda "yangının, panoları çevreleyen tel örgülerin dışıyla yazıhane arasındaki yerde yoğunlaştığı ve burada çıktığı kanaatine varıldığı, yangının %80 ihtimalle elektrik kontağından çıkmadığı, yangın söndürme cihazı bulunmadığından ilk müdahalenin işyeri tarafından yapılmadığı, itfaiyenin söndürme için etkili ve yeterli malzeme kullanmadığı, ölüme sebebiyet veren dumanın büyük bir kısmının kast unsuru olmaksızın yangına müdahale etmek için kırılan duvardan merdivene geldiği" yönünde tespitlere yer verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu İş Güvenliği Başmüfettişi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı ile elektrik mühendislerinden oluşan üç kişilik heyetçe düzenlenen 13/05/2012 tarihli bilirkişi raporunda; "iş yerindeki elektrik panosunu ve kompanzasyon sistemini mevzuat hükümlerine ve tekniğine uygun şekilde tesis ettirmeyen, pano etrafına yanıcı malzeme yığılmasını önlemeyen, faaliyet konusu gereği kolay yanıcı malzemelerin fazlaca bulunduğu iş yerinde yangın tehlikesine karşı yeterli tedbirleri almayan, bir yangın başlangıcında derhal müdahale etmek üzere etkin çalışacak bir yangın söndürme tesisatı kurmayan ve yangın ekibi oluşturmayan işyeri sahibinin yangının çıkmasında kusurlu olduğu; müteveffa ...'in ölüm sebebinin, yangın söndürme çalışmaları sırasında izlenen yöntem sonucu bina merdivenlerine dolan dumana maruz kalması olduğu, itfaiye personelinin bir an önce yangını kontrol altına alma çalışması yaptığı sırada müteveffanın bina merdivenlerinde olduğunu bilmedikleri, duman tahliyesi yapmak amacıyla bina arka duvarını delmeleri sonucu binanın içine dumanın yayıldığı ve ölenin dumana maruz kaldığı, dolayısıyla işyeri sahibinin yangına yol açan tedbirsiz davranışları ile ...'in ölüm olayı arasında doğrudan doğruya illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığı" yönünde görüş bildirildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında açılan ceza davasında, itfaiye görevlilerinin (teçhizat eksikliği, deneyimsizlik vs.) yangına müdahale konusunda ihmali olduğu yönündeki tanık ifadelerine istinaden yapılan suç duyurusu üzerine, Çarşamba Belediyesi itfaiye görevlileri hakkında "Görevi kötüye kullanma" suçu dolayısıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ... sayılı hazırlık soruşturmasının başlatıldığı, bu soruşturma kapsamında ... Adli Yargı İlk Derece Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 2013 yılı yeminli bilirkişi listesinden seçilen itfaiye amiri tarafından düzenlenen 11/04/2013 tarihli bilirkişi raporunda, "İtfaiye ekibinin olay yerine kısa sürede ulaştığı, yangının büyük olması ve hızlı yayılma göstermesi nedeniyle il merkezi ve çevre ilçelerden takviye itfaiye ekiplerinin zamanında olay yerine istenildiği, itfaiye ekipleri olay yerine ulaşmadan önce de bina içerisinde duman olduğu yönünde tanık ifadeleri bulunduğundan ölen şahsın bina içerisinde ne kadar süre ve oranda dumana maruz kaldığının bilinemediği; söz konusu iş yerinde, meskenlerin bulunduğu binaya tuvalet kapısı ve asansör boşluğu gibi duman geçişini kolaylaştıran noktalar ile sonradan sıvasız ytong malzemeyle örülen duvar bulunmasının oluşan yoğun dumanın binanın merdiven boşluğuna ve dairelerin içine kısa sürede yayılmasına neden olduğu; olayda itfaiyenin sahip olduğu personel, envanterindeki araç, gereç ve malzemelerle yaptığı müdahalenin doğru olduğu ve herhangi bir ihmalinin bulunmadığı; ancak ilçenin nüfus yoğunluğu dikkate alındığında Çarşamba İtfaiyesi'nin norm kadro esasları uyarınca sahip olduğu personelin, araç ve malzemelerinin yetersiz olduğu; bununla birlikte iş yerinde gerekli olan yangın güvenlik tedbirlerini almayan, elektrik panosuna yakın kolay yanıcı plastik ve petrol türevi malzemeleri fazlaca ve düzensiz bir şekilde bulunduran, erken uyarı ve yangın söndürme sistemi kurmayan, yangın başlangıçlarında kullanılmak üzere işyerindeki yangın söndürme tüplerinin kullanılabilmesi için personeline gerekli eğitimleri aldırmayan, anılan işyerini yangın tedbirleri yönünden incelettirmeyen işyeri sahibinin yangında kusurlu olduğunun" belirtildiği, bunun üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararla isnat edilen suçtan kamu davası açılmasına yeterli delil ve şüphenin oluşmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeksizin 12/07/2013 tarihinde kesinleştiği, Dairemizin E:2015/8244 sayılı bozma kararı uyarınca davaya konu olayda sorumluluk ve kusur tespitine ilişkin Mahkemenin 04/02/2021 tarihli ara kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, Elektrik ve Makina Mühendislerinden oluşan A ve C sınıfı İş Güvenliği Uzmanları tarafından hazırlanan 14/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "...Raporun “Olay ve İncelemeler ve Bilimsel Teknik Dayanak ve Değerlendirme” bölümlerinde açıklanan elektrik kaynaklı yangın olayında (Taksirle bir kişinin ölümüne ve çok sayıda kişinin yaralanmasına ve maddi kayba) neden olmanın, önceden öngörülebilir ve önlenebilir nitelikte bir olay olduğu, herhangi bir kastın olmadığını tedbirsizlik, dikkarsizlik ve ihmal, yürürlükteki Kanunlara, (Tüzüklere) yönetmeliklere ve standartlara uyulmaması sebebiyle meydana geldiğine ve bir kişinin ölümü ve maddi kayıp ile sonuçlanan yangın olayının meydana gelmesinde; a) Yekili idare olan Çarşamba İlçe Belediyesinin yangın olayının gerçekleşmesinde; Samsun ili, Çarşamba ilçesi, ... Mah., ... Cad. No. ... adresindeki ikamet olarak kullanılanı 20 daire, 4 normal katlı, binanın zemin ve asma katında züccaciye, hediyelik eşya, hırdavat, oyuncak, kozmetik, temizlik maddeleri ve elektronik malzeme satışı amaçlı Şubat 2011 tarihi ile 08 Ocak 2012 tarihleri arası faaliyet gösteren ... AVM adlı işyerini, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ve itfaiye raporu olmadan, yangın olayının olduğu 08.01.2012 tarihine kadar iş yerinin, "yangının ısı, duman, zehirleyici gaz, boğucu gaz ve panik sebebiyle can ve mal güvenliği bakımından yol açabileceği tehlikeleri en aza indirilebilmek için, bina, tesis ve işletmelerin tasarım, yapım, kullanım, bakım ve işletim esaslarını kapsayan" binaların yangından korunması hakkında yönetmeliğe uygun olup olmadığını denetlemediğinden ihmal ve sorumlu olduğu, dava dosyasındaki bilgi, belge, tutanak, ifadeler, rapor ve mahkeme kararlarından da anlaşıldığı üzere Çarşamba İlçe Belediyesi İtfaiyesinin ilk müdahaleyi zamanında yapmasına karşı yeterli araç ve donamım eksikliği, yangında mağdur olan kişiler tarafından şikayet konusu olarak bilgi alma ve tanık ifade tutanaklarında kayıt altına alındığı, yangına ilk müdahalenin 2 araç, 2 şoför 6 personel ile yapıldığı ifade tutanaklarında kayıt altında olduğu, Çarşamba İlçesinin 2011 yılı nüfüsu:137 362 olduğundan, Belediye İtfaiye Yönetmeliği'nin 42. maddesi e) bendinde; “Nüfüsu 100.000-200 00 olan verlerde en az 1 adet kurlarma aracı, 1 adet çok maksatlı kurtarmı aracı, 6 adet itfaiye söndürme aracı, 2 adet merdivenli araç, 2 adet çift kabinli pikap, 1 adet hizmet aracı bulundurması ve techizat ve malzemelerin temininde Türk Standanlarına, Avrupa Standartlarına (EN) veya uluslararası standarılara uyulur.” ve Belediye İtfaiye Yönetmeliği'nin 5. maddesi 1. bendinde; “Belediye itfaiye teşkilatı: Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, itfaiye hizmetlerinin kalitesinin artırılması, ihtiyaç duyulan nitelik, unvan ve sayıda personel istihdamı sağlanır." Yönetmelik maddeleri gereği, yetkili idare olan Çarşamba İlçe Belediyesinin, Belediye İtfaiye Yönetmeliği'nin 5. ve 42. maddeleri ile Belediye Kanunu'nun 48. 52. ve 53.maddeleri kapsamında değerlendirildiğinde yangın olayının gerçekleşmesinde ihmal ve sorumluluğunun olduğu; b) Samsun Büyükşehir Belediyesinin yangın olayının gerçekleşmesinde; Samsun ili 2011 yılı nüfusunun 1.251.729 olduğundan, olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan Büyükşehir Belediye Kanunu Geçici 2. maddesinde,"... nüfusu 1 milyondan iki milyona kadar olan büyükşehirlerde yarı çapı 30 km... olan dairenin sınırı büyükşehir belediyesinin sınırını oluşturur " hükmü gereği değerlendirildiğinde Çarşamba ilçesinin Samsun'a uzaklığının 37.2 km olduğu bu kapsamda mezkur mevzuat uyarınca Samsun Büyükşehir Belediyesinin yangın olayında ihmal ve sorumluluğunun bulunmadığı, c) Yangın anındaki karışıklık, kaçışmalar, korku ve panik etkisi ile merdivenlerden aşağı inerek kaçmaya çalışan, yangının gerçekleştiği binanın en üst 4. normal kat, 20 numaralı dairede ikamet eden ... itfaiye personelleri tarafından yoğun duman içinde 2.kat merdivenlerinde ölü bulunup dışarı çıkarılıp sağlık görevlilerine ambulansa teslim edildiği, (yoğun dumana maruz kalıp havasızlıktan ölmeye asfiksi denmekte ve atmosfer havasında oksijen oranının %5 inmesinin ani bilinç kaybı ölüme yol açtığı, ortalama ölüm süresinin 5-8 dk aralığında gerçekleştiğinin bilindiği) 08/01/2012 tarihli yangın olayında hayatını kaybeden ...'in (olay tarihinde 29 yaşında) kendi hayatını kaybetmesinde kusurunun bulunmadığı" yönünde görüş ve kanaat belirtildiği, yukarıda ayrıntılarına yer verilen davalı idarenin hizmet kusurunu tespit eden rapor doğrultusunda davacı anne için maddi zararlarının (destekten yoksun kalma tazminatının) ne kadar olabileceğinin tespiti amacıyla Mahkemece 25/11/2022 tarihli ara kararları uyarınca yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hesap bilirkişisince düzenlenen raporda özetle; "dava konusu olayla ilgili davacı anne ... için 105.263,43-TL, destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanabileceği yönünde görüş belirtildiği, Mahkemece anılan raporlar hükme esas alınacak mahiyette bulunarak davacı ... için talep edilen 105.263,43-TL maddi zararın davalı idareye başvuru tarihi olan 23/11/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini (destek kaybı) gerektiği, manevi tazminat talepleri yönünden yapılan incelemede ise, tazmini istenen zarara neden olan olayın gelişimi ile davacı ...'in evladı, diğer davacıların kardeşleri olan ...'in geç yaşta hayatını kaybetmesi sonucunda duydukları elem ve üzüntü birlikte değerlendirildiğinde, meydana gelen olayda davalı idarenin kusuru da dikkate alınarak, davacı anne ... için talep edilen 100.000,00 TL, davacı kardeş ... için talep edilen 25.000,00-TL , davacı kardeş ... için talep edilen 25.000,00-TL, davacı kardeş ...le için talep edilen 25.000,00-TL ve son olarak davacı kardeş ...le için talep edilen 25.000,00-TL manevi tazminatın toplam (200.000-TL) davalı idare tarafından davacıları ödenmesi isteminin kabulü gerektiği sonuca varılarak davanın, davacılardan ... yönünden dava açma ehliyeti bulunmadığından ehliyet yönünden reddine, davanın, müteveffa ...'in kardeşi ... mirasçıları eşi ..., çocukları ..., ... ve ... yönünden işlemden kaldırılmasına, davanın, diğer davacılar ...- ...- ...- ...le ve ...le yönünden; maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulü ile, davacılardan anne ...'e 105.263,43-TL maddi, 100.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 205.263,43-TL, kardeşler ... için 25.000,00-TL ... için 25.000,00-TL, ...le için 25.000,00-TL ve son olarak ...le için de 25.000,00-TL manevi tazminatın (toplam 100.000-TL) davalı idareye başvuru tarihi olan 23/11/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu İş Güvenliği Başmüfettişi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı ile elektrik mühendislerinden oluşan üç kişilik heyetçe düzenlenen 13/05/2012 tarihli bilirkişi raporunda, iş yerindeki elektrik panosunu ve kompanzasyon sistemini mevzuat hükümlerine ve tekniğine uygun şekilde tesis ettirmeyen, pano etrafına yanıcı malzeme yığılmasını önlemeyen, faaliyet konusu gereği kolay yanıcı malzemelerin fazlaca bulunduğu iş yerinde yangın tehlikesine karşı yeterli tedbirleri almayan, bir yangın başlangıcında derhal müdahale etmek üzere etkin çalışacak bir yangın söndürme tesisatı kurmayan ve yangın ekibi oluşturmayan işyeri sahibinin yangının çıkmasında kusurlu olduğu yönünde tespitlere yer verildiği görülmektedir. Bu durumda, zararın meydana gelmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu açık olmakla birlikte, hükmedilecek tazminatın, işyeri sahibinin de kusuru dikkate alınarak takdir edilmesi gerekirken tamamının davalı idareye yüklenmesinde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığından temyize konu kararın bu nedenle bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmamaktayız.