12. Ceza Dairesi 2020/5010 E. , 2023/3499 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/780 E., 2016/334 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürl
**12. Ceza Dairesi 2020/5010 E. , 2023/3499 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/780 E., 2016/334 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli 2015/780 Esas 2016/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile 3 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2020 tarihli ve 2016/262009 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteminin sanığın kusur durumuna ve kusur raporlarına itirazlarına, sanığa verilen temel cezada alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza verilmesi, sanık hakkında bilinçli taksir durumunun oluşmadığı ve lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay günü 09.08.2015 günü gündüz vakti 11:30 da sanığın sevk ve idaresindeki 12 AH 035 plakalı kamyonet (panelvan) ile Çağ Sokak üzerinde iş yerlerine mal bıraktıktan sonra Genç Caddesi istikametine geri manevra yaparak ilerlerken Hattab Köfte önüne geldiğinde karşıdan karşıya geçmekte olan ölen yayaya aracın arka kısmıyla çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. 2. Kaza tespit tutanağında sanık hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67 nci maddesi ile ilgili Yönetmeliğin 137 nci maddeleri ile ... sürücülerinin; geri giderken karayolunu kullananlar için tehlike ve engel yaratmamaları ve manevraları sırasında uymaları mecburi olan esas ve usullere uymadığı, ölen yaya hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğin 138 inci maddesi (b) bendi uyarınca karşıdan karşıya geçişlerde taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayalar, taşıt yolunu yaya ve okul geçidiyle kavşak giriş ve çıkışlarından geçme kuralına uymadığını tespit etmiştir. 3. Keşif üzerine alınan bilirkişi raporunda sanık hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67 nci maddesi ile ilgili Yönetmeliğin 137 nci maddeleri uyarınca birinci derecede asli kusurlu olduğunu, ölen yaya için karşıdan karşıya geçme ya da yolda yürüme şeklinde iki durumu ayrı ayrı değerlendirerek, yayanın karşıdan karşıya geçmesi durumunda birinci derecede asli kusurlu olduğu, yürüyüş yolunda yürümesi durumunda ise yolun sol tarafından yürümesi gerektiğinden bu kurala uymadığından ikinci derecede asli kusurlu olduğunu tespit etmiştir. 4. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında sipariş bıraktıktan sonra bulunduğu sokaktan çıkmak amacıyla geri manevra yaptığını, kullandığı panelvan aracın arkasının kapalı olması nedeniyle aynalardan geriyi görebildiğini, net göremediğini ve bir "hop" sesi üzerine durduğunda ölen yayanın yere düştüğünü beyan ettiği görülmüştür. 5. Ölenin otopsi raporuna göre künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması sonucu öldüğünün tespit edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Kaza tespit tutanağı ile trafik bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, mahkemenin kabulü ile kusur durumunun kesin bir şekilde tespit edildiği, gerekli delillerin toplandığı, oluşa ilişkin şüphe bulunmadığı lehe hükümlerin kararda tartışıldığı, hukuka uygun gerekçesi gösterilerek uygulandığı, sanık hakkında verilen cezanın süresi itibari ile erteleme hükümlerinin uygulanamayacağı, cezanın süresi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılamayacağı, mahkemece hapis cezasının suçun işlenmesindeki özellikler ile suçun bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle adli para cezası seçenek yaptırımına çevrilmediği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli 2015/780 Esas 2016/334 Karar sayılı kararında asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, yeterli, yerinde ve kanuni gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesinin, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temel ceza miktarına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır 3. Sanığın alınan savunmalarında arka tarafı kapalı olan ve görüşü olmayan panelvan kamyonet aracıyla sadece aynalardan bakmak suretiyle geriyi net görmemesine rağmen ve kaza tespit tutanağı ekinde bulunan kaza yeri krokileri incelendiğinde sanığın yaklaşık 4 metre geri manevra yaparak Genç Caddesi istikametine dönüş yapmaya çalıştığı sırada yaya Ali'ye çarptığı olayda, birinci derecede asli kusurlu olan sanık hakkında görüşü olmadığı halde uzun mesafe geri geri ilerlemesi nedeniyle bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, bu nedene dayalı hukuka aykırı bulunmamıştır. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/780 Esas, 2016/334 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.