Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/16013 E. , 2024/14879 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/16013 Karar No : 2024/14879 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Kurulu / ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Danıştay 5. Dairesinin 17/05/2023 tarihli ve E:2017/5276, K:2023/6306 sayılı iptal kararının uygulanmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarih ve K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin .…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/16013 E. , 2024/14879 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/16013 Karar No : 2024/14879 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Kurulu / ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Danıştay 5. Dairesinin 17/05/2023 tarihli ve E:2017/5276, K:2023/6306 sayılı iptal kararının uygulanmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarih ve K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve K:... kararının iptali ile göreve başlatılması ve yeniden göreve başlatmama nedeniyle yoksun kalınan tüm maddi ve manevi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : İş bu davanın konusunun Hakimler ve Savcılar Kurulu kararıyla meslekten çıkarılması sonrasında, meslekten çıkarma kararının iptaline rağmen, emekli olduğu gerekçesiyle mesleğe başlatılmaması yönündeki kararın iptali ve mesleğe başlatılması talebi olduğu, hakkında verilen, emeklilik nedeniyle göreve başlaması yönünde karar verilmesine yer olmadığına ilişkin mesleğe başlatmama kararının doğrudan meslekten çıkarma kararı olarak görünmese de meslekten haksız olarak çıkarılmasıyla aynı hukuki sonucu doğuran, meslekten çıkarılması kararının devamı niteliğinde bir karar olduğu, idare hukukunda geçerli olan zincir işlem teorisinden yola çıkılarak ilgili kararın yargı denetimine tabi tutulması gerektiği, dava konusu göreve başlatmama işleminin bir önceki işlem olan meslekten çıkarma işlemi ile bağlantılı, bu işlemin devamı niteliğinde ve tamamıyla aynı hukuki sonuçları doğurduğu ve yargı denetimine açık olan bir önceki kararın devamı niteliğinde olduğundan davanın esasına girilmesi gerektiği, aksinin kabulü halinde davalı idarenin elinde yargı kararlarını gerekçe dahi göstermeksizin yok sayan ve yargı denetimi dışında kalan bir karar hakkı olacağı, hakkında verilen meslekten çıkarma kararının Danıştay 5. Daire Başkanlığının 2017/5276 E., 2023/6306 K. sayılı kararı ile iptal edildiği, şahsının göreve iade kararı sonrasında, kendi isteğiyle emekli olması gerekçe gösterilerek göreve başlatılmaması kararının meslekten çıkarılma kararıyla aynı hukuki mahiyette olup verilen yargı kararını işlevsiz hale getirdiği, kamu görevinden OHAL KHK'ları çıkarılan kişilerin komisyondan veya mahkemeden göreve iade kararı verildikten sonra emeklilik nedeniyle göreve başlatılmamasının hukuka uygun bulunmadığına ilişkin yargı kararlarının ve Devlet Personel Daire Başkanlığı'nın görüşü olduğu, anılan iptal kararının doğal sonucu olarak sanki hiç meslekten çıkarılmamış gibi geriye dönük haklarının kendisine verilmesi ve mesleğe başlatılması gerektiği, haksız ve hukuksuz şekilde meslekten çıkarılmasına sebep olan meslekten çıkarma kararından sonra kendisi ve ailesinin geçimini sağlayabilmek adına, istememesine rağmen emeklilik imkanlarından faydalanmak zorunda bırakılmasının ve bu hakkı kullanmak zorunda kalmasına dayanılarak mahkeme kararıyla elde ettiği haklarının verilmemesinin hukuka aykırı olduğu, bu şekilde Anayasal haklarının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarıldıktan sonra emekli olan ve meslekten çıkarma işleminin iptali kararı sonrası, emekliliği iptal edilerek sanki hiç emekli olmamış gibi göreve başlatılan ve meslekten çıkarılması nedeniyle uğranılan tüm maddi zararları giderilen savcı ve hakimlerin bulunduğu, ilgili iptal kararına rağmen göreve başlatılmamasının mahkeme kararının ve hatta Türk yargısının adeta yok sayılması sonucu doğurduğu, Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca dosya incelenerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; ikinci fıkrasında, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; üçüncü fıkrasında, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 5. maddesinin birinci fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun'un 3. ve 5.maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3. ve 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; 15. maddesinin beşinci fıkrasında, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idarî işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Bununla birlikte, tam yargı davalarında ise tazmini istenen zararın hangi idari işlem veya eylemden kaynaklandığı ve talep edilen tazminat miktarının somut olarak belirtilerek hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden davacı vekili tarafından; Danıştay 5. Dairesinin 17/05/2023 tarihli ve E:2017/5276, K:2023/6306 sayılı iptal kararının uygulanmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarih ve K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve K:... kararının iptali ile göreve başlatılması ve yeniden göreve başlatmama nedeniyle yoksun kalınan tüm maddi ve manevi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmış ise de dava dilekçesinde yer alan "maddi ve manevi haklar" ifadesi ile kastedilenin açık bir şekilde ortaya konulmadığı, maddi haklar talebinin sadece ödenmemiş maaşları mı kapsadığı, şayet söz konusu talep ödenmemiş maaşlardan bağımsız bir talep ise bunların neler olduğuna ilişkin bir belirleme yapılmadığı ve miktar belirtilmediği, yine dilekçe içeriğindeki manevi haklar ifadesi ile kastedilenin manevi tazminat talebi olması durumunda da buna ilişkin bir miktar da belirtilmediği ve tereddüte yol açtığı anlaşıldığından, dilekçe 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda belirtilen 3. maddesine uygun bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde yukarıdaki hususlar gözetilerek, yeniden dava açmakta serbest olmak üzere REDDİNE, 2. Dilekçenin yenilenmesi halinde harç alınmamasına, dilekçenin yenilenmemesi halinde aşağıda dökümü yapılan ve kullanılmayan ... TL YD harcının mahsubu sonrası kalan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve artan posta ücretinin ise davacıya iadesine, 3. Dilekçe ve eklerinin davacıya iadesine, 4. Yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, anılan Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası gereğince davanın reddedileceği hususunun davacıya bildirilmesine, 09/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.