(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/16907 E. , 2008/1414 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.05.2005 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten son…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/16907 E. , 2008/1414 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.05.2005 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, biçimine uygun düzenlenmiş 13.10.1999 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali, tescil, ikinci kademedeki istek ise yapılan ödemenin ödeme tarihinden faizi ile birlikte tahsili istemlerine ilişkindir. Davalı ..., davanın zaman aşımı süresinde açılmadığını, satış bedelinin ödenmediğini, diğer davalı Hakan’a da husumet düşmeyeceğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapıdaki fiilen 13 numaralı bağımsız bölümü teşkil eden taşınmazın arsa payı olarak bilirkişilerce hesaplanan 25/893 payın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir. 13.10.1999 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin konusu; 304 parselde yapılan binanın 5.normal katında bulunan İskete sokağından bakıldığında sağ tarafta kalan daire cinsindeki gayrimenkuldür. Başka bir ifade ile, satış vaadi sözleşmesi arsa payı mülkiyetinin devri için yapılmamıştır. Bilirkişi raporuna göre de; 304 parselde mevcut çekişmeli bağımsız bölümün bulunduğu ... ruhsatsız, uygulamadaki deyimi ile kaçaktır. Belediye başkanlığından alınan yanıta göre de, hakkında yıkım kararı bulunmakta olup, ilgilileri hakkında cezai yaptırımı uygulanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun 26.maddesi hükmünce, yasadaki ayrık durumlar hariç her türlü inşaat işlemini yetkili merciden alınacak ruhsat ve yetkili merciin onayladığı plana uygun yapılması gerekir. Şayet bir inşaata ruhsatsız başlanmış veya ruhsat olmakla birlikte inşaat ruhsatın eki olan projesine aykırı yapılmışsa o inşaat “kaçak inşaat” kabul edilir. Yasanın 32.maddesi uyarınca da yıkıma tabii tutulur. Diğer yandan, benzer hükümler Türk Ceza Kanununun “imar kirliliğine neden olma” başlıklı 184.maddesinde de yer almıştır. Görülüyor ki, davadaki istek yasaların suç kabul ettiği ve hakkında cezai yaptırım uygulamasına giriştiği bir yapıya ilişkindir. Yasalar uyarınca yıkımı zorunlu olan bir yerin ekonomik değer olarak varlığı da düşünülemez.