(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6104 E. , 2009/12902 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, gözlerindeki katarak rahatsızlığı nedeni ile 27.11.2004 tarihinde davalı doktor tarafından ameliyat edildiğini, ancak ameli…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6104 E. , 2009/12902 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, gözlerindeki katarak rahatsızlığı nedeni ile 27.11.2004 tarihinde davalı doktor tarafından ameliyat edildiğini, ancak ameliyat sonrasında görme fonksiyonunu kaybettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 YTL maddi, 100.000,00 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, olayda herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece alınan Adli Tıp Raporu gereğince davanın reddine ilişkin verilen ilk hüküm, davacının temyizi üzerine, Dairemizce, davalının özen borcunu yerine getirip getirmediği konusunda Adli Tıp Kurumu raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı belirtilmek suretiyle, “üniversite öğretim üyelerinden oluşturulacak, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan, davacıya ait tüm raporlar ve Adli Tıp Kurumu raporu da birlikte değerlendirilerek, davalıya izafe edilecek bir kusur olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden” bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak ... Üniversitesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınmış, bu rapor doğrultusunda, dava konusu olayda davalıya izafe edilecek bir kusurun bulunmadığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamından sonra mahkemece görüşüne başvurulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan 6.11.2008 tarihli raporda, olayın özeti yapıldıktan sonra, sadece “Hastanın sağ gözünün görme kaybı katarakt cerrahisi esnasında oluşan arka kapsül perforasyonu ve bunun sonucu gelişen retina dekolmanına bağlıdır. Görme kaybı katarakt cerrahisinin komplikasyonları sonucu gelişmiştir. Görme 2009/6104-12902 sistemi işlev bozukluğu oranı %20’dir.” Açıklaması yapılmış olup, söz konunu rapor, maddi dayanakları ve gerekçesi bulunmadığından, denetlemeye elverişli olmadığı gibi, HUMK’nun 281. maddesinde belirtilen bilirkişi raporunda bulunması gereken hususları da içermemektedir. Anılan maddede bilirkişi raporunun, tarafların ad ve soyadlarını, bilirkişinin görevlendirildiği hususları, inceleme konusu yapılan maddi vakıaları, gerekçeyi, sonucu, düzenlendiği günü ve bilirkişilerin imzalarını içermesi gerektiği belirtilmiş olup, açıklanan tüm hususları içermeyen, dayanakları ve gerekçeleri gösterilmeyen, Yargıtay’ca denetimi olanaksız olan bilirkişi raporunun hükme esas alınması mümkün değildir. Bu durumda bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiğinden de söz edilemez. O halde HUMK’nun 281. maddesinde belirtilen ve Dairemize ait 15.1.2008 tarihli bozma ilamında açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda, ilamda değinilen hususları da karşılayacak şekilde, davacıya yapılan göz ameliyatı ve sonrasında davalı doktor tarafından gerekli özenin gösterilip gösterilmediği, enfeksiyon ve komplikasyon olasılığına karşı yapılması gereken işlemlerin yapılıp yapılmadığı, bu tip komplikasyonlara hangi sıklıkta ve ne gibi durumlarda rastlandığı, böyle bir sonuca meydan verilmemesi için, ameliyat öncesi ve sonrasında alınacak herhangi bir tedbirin veya tıbbi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı, doğabilecek komplikasyonlara karşı hastanın bilgilendirilip bilgilendirilmediği, özetle davalıya uygulanan tedavi ve yapılan ameliyatta davalıya atfı kabil herhangi bir hata, ihmal olup olmadığı konularında, daha sonra da davacının çalışma gücünü hangi oranda kaybettiği hususunda, dosyada bulunan tüm raporlar ve tıbbi belgeler ile Adli Tıp raporu da birlikte gönderilip, değerlendirilmek suretiyle, üniversite öğretim üyelerinden oluşturulacak, göz hastalıkları konusunda uzman, akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi kurulundan, nedenlerini açıklayıcı, gerekçeli, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmelidir. Bozma ilamına uyulmuş olmakla beraber, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden, ilamda belirtilen hususları karşılamayan, maddi dayanakları ve gerekçesi gösterilmeyen bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi