8. Hukuk Dairesi 2015/20872 E. , 2018/12632 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı alacaklı vekili; ilama dayalı dosya borcunun ödenmemesi üzerine 22/10/2012 tarihinde borçlu ...' a ait olan lokantaya hacze gidildiğini…
**8. Hukuk Dairesi 2015/20872 E. , 2018/12632 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı alacaklı vekili; ilama dayalı dosya borcunun ödenmemesi üzerine 22/10/2012 tarihinde borçlu ...' a ait olan lokantaya hacze gidildiğini, haciz mahallinin borçlu ...'a aidiyeti icra memuru tarafından tespit edilerek haciz işlemine geçildiğini, haciz zaptında yazılı menkullerin haczedildiğini, haciz işlemine karşı davalı şirket yetkilisi tarafından mahcuzların davalı şirkete aidiyetinden bahisle istihkak iddiasında bulunulmuş olduğunu, müvekkilinin alacağını semeresiz bırakmak için borçlu ... ile davalı şirketin iş birliği içine girdiğini iddia ederek davanın kabulü ile davalı 3. Şahsın istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı 3. kişi vekili; haciz yapılan yerin davalı 3. kişi şirkete ait olduğunu, borçlunun burada işçi olarak çalıştığını, mahcuzların tamamının faturasının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; mahcuzların 3. kişi şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı 3. kişi şirket ile borçlu ... arasında her ne kadar marka kira sözleşmesi ve işçilik ilişkisi varsa da; bu hususun dava konusu malların ve 3. kişi şirketin sahibinin borçlu olduğunu kanıtlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. İİK'nun 8. maddesi uyarınca aksi ispat edilene kadar muteber olan dava konusu haciz tutanağına göre, haciz yapılan binanın girişinde borçlu adına tescilli marka olan "Doğa Balık- ..." ibaresinin bulunduğu, aynı ibarenin haczin yapıldığı 8. katta bulunan lokanta bölümünde de yer aldığı, mahalde bulunan broşürlerde de anılan ibarenin bulunduğu görülmektedir. Takibin dayanağı işçi alacağına ilişkin İş Mahkemesi ilamı olup, karar tarihi 14.09.2011'dir. Dosyada buluna ... kaydına göre davalı borçlu İbrahim, davacı şirkette 10.05.2012 tarihinde işçi olarak işe başlamış olup bu tarih borcun doğumundan sonraya denk düşmektedir. Ayrıca ...'ın hakim ortağı ve yetkilisi bulunduğu diğer takip borçlusu şirket de ticaret sicil kayıtlarına göre halen faaliyetini sürdürmektedir. Davalı 3. kişinin dayandığı ... ile davalı 3. kişi şirketin taraf olduğu "Doğa Balık- ..." markasının lisansının davalı 3. kişiye verilmesi konulu marka lisans sözleşmesi de adi nitelikte olup, tarih itibariyle de borcun doğumundan sonraya isabet etmektedir. Öte yandan, davalı 3. kişinin delil olarak dayandığı ve mahcuzlara ait olduğunu iddia ettiği faturalarda yer alan malların ayırt edici özelliği de bulunmamaktadır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalılar arasında alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığının kabulü gerekir. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.