Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/8965 E. , 2024/18084 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/8965 Karar No : 2024/18084 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda üsteğmen olarak görev yapan davacı t
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/8965 E. , 2024/18084 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/8965 Karar No : 2024/18084 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda üsteğmen olarak görev yapan davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... günlü,... sayılı işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren özlük haklarının iadesine, maaş ve sigorta haklarının güncel hesapları yapılarak ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile reddedildiği, davalı idare bünyesinde oluşturulan kurul tarafından son olarak davacının savunması alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığı ve terör örgütüne üyeliği hususunun sübut bulduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda Üsteğmen olarak görev yapan davacının 20/02/2018 tarihinde gözaltına alındığı, akabinde tutuklandığı ve hakkında yapılan ceza yargılamasında mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın temyiz incelemesi aşamasında bulunduğu, davalı idarece davacı hakkında yapılan inceleme sonucunda, ... günlü, ... sayılı işlemle, hakkında temin edilen bilgi/bulgu/raporlarda; FETÖ/PDY mensuplarının haberleşmek için kullandığı değerlendirilen sabit hat/ankesörlü telefonlardan arandığının tespit edildiği, FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında hakkında adli işlem yapıldığı, kovuşturma neticesinde hakkında mahkumiyet kararı verildiği belirtilerek, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesi uyarınca tesis edilecek idari işleme esas olmak üzere 10 gün süre verilerek savunma yapmasının istenildiği, bu işlem üzerine davacının Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğundan bahisle 10 günlük süre içinde ihtiyacı olan bilgileri inceleyip, toplayamayacağı gerekçesiyle 3 aylık ek savunma süresi talep ettiği, davacının bu talebinin değerlendirmeye alınmayarak yasal süresi içinde savunma yapmadığından savunma hakkından vazgeçmiş sayıldığı kabul edilerek dava konusu işlemin tesis edildiği, her ne kadar davalı idarece 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (G) bendi uyarınca, davacıya yedi günden az olmamak üzere (10 gün) savunma hakkı verilmiş ise de, davacının savunma hazırlamak için ek süre talebinde bulunması üzerine davalı idarece davacının talebinin değerlendirilmesi ve gerekirse makul bir süre belirleyerek davacının savunmasını hazırlamasına olanak sağlaması gerekirken, savunma hakkından vazgeçtiği kabul edilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin Mahkeme karanının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazminat istemi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca davacıya savunma yapması için 10 günlük süre verildiği, savunma istem yazısının 25/12/2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından ek süre istendiğine ilişkin herhangi bir dilekçenin idareye iletilmediği, ek süre istenmesine ilişkin dilekçenin 31/12/2019 tarihinde yazıldığı belirtilmesine karşın tutuklu bulunduğu infaz kurumunca teslim alındı kaşesinin 02/04/2020 tarihli olduğu, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin ise 17/02/2020 tarihinde tesis edildiği, bu hususta herhangi bir araştırma yapılmaksızın salt davacının beyanının gerekçeye alınmasının hukuka aykırı olduğu, esas yönünden ise davacının örgüt mensupları tarafından sabit hatlardan arandığı ve örgütle irtibatlı bulunduğu gerekçesiyle ceza yargılamasında 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan kararın kesinleştiği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(a) maddesinde; 27/07/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi personelden terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;...1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. '' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(a) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. Sahil Güvenlik Komutanlığında üsteğmen olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren özlük haklarının iadesine, maaş ve sigorta haklarının güncel hesapları yapılarak ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yürütülen kovuşturma sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın Yargıtayda onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; davalı idarece 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (G) bendi uyarınca, davacıya yedi günden az olmamak üzere (10 gün) savunma hakkı verilmiş ise de, davacının savunma hazırlamak için ek süre talebinde bulunması üzerine davalı idarece davacının talebinin değerlendirilmesi ve gerekirse makul bir süre belirleyerek davacının savunmasını hazırlamasına olanak sağlaması gerekirken, savunma hakkından vazgeçtiği kabul edilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline yer verilmiş ise de; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (G) bendinin (c) alt bendinde "Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir. Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." düzenlemesine yer verilmiş olup ayrıca savunma için ek süre verileceğine ilişkin herhangi bir hüküm yer almamaktadır. Öte yandan, her ne kadar davacı tarafından savunma süresi içinde ek süre talebinde bulunulduğu iddia edilmiş ise de; davacıya savunmasını yapması ve 10 (on) gün içinde savunma yapılmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağına ilişkin İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığının 05/11/2019 tarih ve 69404 sayılı savunma istem yazısının 25/12/2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından savunma için ek süre talebine ilişkin dilekçede tarih bulunmadığı ve tutuklu bulunduğu infaz kurumunca dilekçenin 02/04/2020 tarihinde kayda alındığı görülmektedir. Bu durumda, davacının örgütle irtibatı ve iltisakı yönünden tespitler değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacının ek süre talebi değerlendirilmeden işlem tesis edildiğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüyle davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.