10. Hukuk Dairesi 2012/24395 E. , 2013/15162 K. ........ Davacı, 01.03.2008 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 50…
**10. Hukuk Dairesi 2012/24395 E. , 2013/15162 K.** **"İçtihat Metni"** ........ Davacı, 01.03.2008 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 506 sayılı Kanunun 11/A-a maddesine göre, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan “bedence veya ruhça” arızaya uğratan olay iş kazasıdır. ....... temizlik işlerini üstlenen davalı ...şçisi olan davacı, 01.03.2008 tarihinde hasta yatağı üzerinde bulunan gösterge panosunun temizliğini yaptığı sırada elektrik akımına kapılarak, ağır şekilde yaralandığını, öncelikle......yoğun bakım ünitesinde, ardından ...... daha sonra da şikayetinin ağırlığı nedeniyle ........ tedavi gördüğünü,.......sayılı dosyası ile açtığı tazminat davasında tespit davası açmaları için kendilerine süre verilmesi üzerine eldeki davayı açtığını belirterek, 01.03.2008 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iş kazasının meydana geldiğini gösteren herhangi bir delil elde edilemediğinden, davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Dosya içeriğinden, davacı hakkında düzenlenen bir çok rapor bulunduğu görülmektedir. Buna göre; .............tarafından düzenlenen 04.03.2008 tarihli nefroloji gözlem raporundaki “elektrik çarpması nedeniyle yoğun bakımda takip edilen hastanın... Özgeçmişi: elektrik çarpması, 01.03.2008'de..." şeklindeki açıklamalara rağmen, aynı Hastaneden alınan 06.01.2011 tarihli yazı cevabında, yoğun bakım servisinde davacıya ait herhangi bir ./.. -2- kayda rastlanmadığının belirtildiği;............ tarafından düzenlenen 20.03.2008 tarihli doktor gözlem formunda; “15 gün önce elektrik çarpması nedeniyle başvurduğu merkezde B+T yüksek saptanması nedeniyle..." şeklinde açıklamaların yer aldığı; yine, davacı tanığı olarak dinlenilen........ da, davacının duvarı silerken elektrik akımına kapılarak yaralandığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Öte yandan; her işyerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı uyarınca işyeri hekimliği tarafından tutulması gereken ve hasta kayıtlarının yapıldığı defterin mahkemece getirtilmediği de görülmüştür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.06.2013 gün ve 2012/10-1708 Esas, 2013/883 Karar sayılı kararı). Şu halde mahkemece; öncelikle........ düzenlenen 04.03.2008 tarihli nefroloji gözlem raporu ile aynı Hastaneden alınan 06.01.2011 tarihli yazı cevapları arasındaki çelişki giderilmeli; işyeri hekimliğince işyerinde tutulması gerekli olan hastaların kaydedildiği defter ile davacının 01.03.2008 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği olaya ilişkin tüm tedavi evrakları ve doktor raporları getirtilmeli; getirtilen bu belgeler ile başta......... alınan 04.03.2008 tarihli nefroloji gözlem raporu ile ....... Hastanesi'nden alınan 20.03.2008 tarihli doktor gözlem formu olmak üzere dosyada yer alan tüm tedavi evrakları hep birlikte değerlendirilerek, davacının 01.03.2008 tarihinde elektirik akımına kapılarak iş kazası geçirip geçirmediğinin hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde tespiti amacıyla; üniversitelerin tıp fakültelerinin konuya ilişkin ana bilim dalı öğretim üyelerinden seçilecek bilirkişi kurulundan rapor alınarak, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre davaya konu talep hakkında bir karar verilmelidir. Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 04.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. ......