Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4565 E. , 2024/5745 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4565 Karar No : 2024/5745 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bo
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4565 E. , 2024/5745 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4565 Karar No : 2024/5745 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi inceleme raporu uyarınca 2018 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, aynı yılın tüm dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının kayıt dışı satış yapmasının, tek başına, defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması sonucunu doğurmadığı, defter kayıtlarında inceleme yapılmasını engelleyecek bir usulsüzlük veya noksanlık bulunduğu yolunda bir tespitin söz konusu olmadığı, aksine vergi incelemesinde defter kayıtlarında yer alan verilerin kullanıldığı ve tarhiyatın buna göre yapıldığı dolayısıyla dava konusu gelir vergisi tarhiyatına dayanak gösterilen re'sen tarh sebebinin olayda gerçekleşmediğinden yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının, banka hesaplarına kargo şirketleri ve şahıslardan gelen tutarın kayıtlara yansıtılmadığının temsilcisinin ihtirazi kayıt konulmaksızın imzaladığı tutanaktaki beyanıyla kabul edildiğinden bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığının açık olduğu olayda, davacının temsilcisinin kargo firmaları aracılığıyla tahsil edilen satışların %25'lik kısmının müşterilere iade edildiği şeklindeki beyanıyla ilgili olarak davacının banka hesaplarından para iadesi yapılıp yapılmadığına ilişkin herhangi bir inceleme ve tespit yapılmadığı, davacının kayıt ve beyan dışı bıraktığı hasılatın, beyan ettiği hasılata göre çok yüksek tutarda olmasına karşın, beyan edilen hasılata göre kıyasen hesaplamalar yapılmak suretiyle matrah farkının belirlendiği, davacının faaliyetiyle ilgili olarak ilgili kurumlar nezdinde karlılık oranının tespitine yönelik araştırma yapılmadığı dolayısıyla eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi inceleme raporu uyarınca 2018 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, aynı yılın tüm dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesince dava konusu vergi ve cezalar kaldırılarak davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmiş, davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine Vergi Dava Dairesince karar kaldırılarak yukarıda değinilen gerekçeyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmış, davacı lehine tekrar avukatlık ücretine hükmedilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış olup anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 332. maddesinde de yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın kararı hukuka uygun bulursa onayacağı, (b) bendinde ise kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyiz istemine konu Vergi Dava Dairesi kararının vergi ve cezaların kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca Dairemizce de uygun görülmüştür. Temyize konu kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasına gelince; İlk derece mahkemesi tarafından davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karşın Vergi Dava Dairesince verilen Kararda davacı lehine tekrar vekalet ücretine hükmedilmesi, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine uygun düşmemiştir. Ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "... Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.270,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ..." ibaresinin çıkarılması suretiyle Vergi Dava Dairesi kararının vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası yönünden düzeltilerek onanması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Vergi Dava Dairesi kararının, yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Davacının bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı hususunun vergi inceleme raporuyla ortaya konulduğu dolayısıyla re'sen tarh nedeninin gerçekleştiği olayda, davacının banka hesaplarına kargo şirketleri ve şahıslardan gelen tutarların toplam hasılat kabul edilip bu tutarın davacının kayıtlı satışlarından çıkarılarak bulunan kayıt dışı hasılata davacının kendi işletme hesap özetinde yer alan verilerden bulunan satmış olduğu emtianın maliyet bedelinin ve kar marjının uygulanmak suretiyle yapılan tarhiyatın, aksi yönde kanıt sunulmadığı dikkate alındığında, hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.