11. Ceza Dairesi 2011/51 E. , 2011/1708 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : Beraat 1-)213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 139/2 maddesinde öngörülen incelemenin dairede yapılmasını gerektiren istisnalardan birinin varlığı önceden belirlenmeden, faaliyetini sürdürdüğü anlaşılan sanığa “defter ve belgelerin ibrazı” için yapılan tebligatın hukuken geçerliliği bulunmadığından suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla katılan ve…
**11. Ceza Dairesi 2011/51 E. , 2011/1708 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : Beraat 1-)213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 139/2 maddesinde öngörülen incelemenin dairede yapılmasını gerektiren istisnalardan birinin varlığı önceden belirlenmeden, faaliyetini sürdürdüğü anlaşılan sanığa “defter ve belgelerin ibrazı” için yapılan tebligatın hukuken geçerliliği bulunmadığından suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla katılan vekilinin, suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün ONANMASINA, 2-)Katılan vekilinin, “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyizi yönünden yapılan incelemede; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, en aleyhe kabulle suçun işlendiği 31.12.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan açılan kamu davasının 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3-)Katılan vekilinin, “2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyizine gelince; 19.01.2004 gün ve 1011-115 sayılı iddianamede, suç tarihi olarak 2002 ve 2003 yılları gösterilip, sanık hakkında 213 sayılı yasanın 359/b-1 maddesinin iki kez uygulanması istemiyle kamu davası açılmış ve tüm suçlardan beraatine karar verilmiş ise de, İstanbul Defterdarlığınca verilen ve 213 Sayılı Yasanın 367.maddesi gereğince dava şartı olan “mütalaa” nın, “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” ve “defter ve belgeleri ibraz etmemek” suçları ile ilgili olduğu, “2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçu ile ilgili olarak verilmiş her hangi bir mütalaa bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 Sayılı CMK.nun 223/8 madde ve fıkrası gereğince durma kararı verilerek idareden, 2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan da 213 Sayılı VUK.nun 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yargılamaya devam olunarak beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.