Başvuru, katıldığı bir toplantıdaki eylemleri nedeniyle farklı suçlardan cezalandırılmasının başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, katıldığı bir toplantıdaki eylemleri nedeniyle farklı suçlardan cezalandırılmasının başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuruda ayrıca adil yargılanma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında kalan bazı iddialarda da bulunulmuştur.A. Başvuruya Konu Olay Özeti Kolluk görevlilerince düzenlenen tutanaklara göre 19/12/2000 tarihinde güvenlik görevlilerince Ankara'da gerçekleştirilen ve kamuoyunda "Hayata Dönüş Operasyonu" olarak bilinen operasyonların yıl dönümünde Barış ve Demokrasi Partisi Silvan ilçesinde bir toplantı ve basın açıklaması organize etmiştir. İdari otoritelerin düzenledikleri raporlara göre mitinge yaklaşık 400 kişi katılmıştır. Toplantı alanında PKK terör örgütünü temsil eden flamalar ile örgüt liderinin fotoğrafı taşınmış ve terör örgütü lehine sloganlar atılmıştır. Aralarında başvurucunun da olduğu bazı katılımcılar tanınmamak için yüzlerini kapatmıştır. Başvurucu, molotof kokteyli atarak bir polis ile yedi sivilin yaralanmasına sebebiyet vermiş; bir başka molotof kokteylini ise atamadan elinde patlaması sonucu yaralanmıştır. Bu olaydan sonra da yüzlerini kapatan şahıslar tarafından polise taş ve iki adet molotof kokteyli atılmış, polisin eylemlerin suç teşkil ettiğine yönelik ihtarına rağmen grup yaralayıcı madde atmaya devam etmiştir. Başvurucu hakkında; silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma ve 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun bazı maddelerine muhalefet etme suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 4/3/2011 tarihinde tutuklama tedbirine başvurulmuştur. Soruşturma aşamasında alınan uzmanlık raporunda, başvurucunun kıyafetlerinin üzerinde patlayıcı madde kalıntıları olduğu tespit edilmiştir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK madde ile görevli) 23/1/2011 tarihinde başvurucunun da aralarından bulunduğu on kişi hakkında çeşitli suçlardan iddianame düzenlemiştir. Yargılama sonucu Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi (CMK madde ile görevli) 31/1/2013 tarihinde başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan 12 yıl, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan 1 yıl, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma adli para cezası ve 6 yıl 8 ay, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan 9 ay, toplantı ve gösteri yürüyüşüne silahlı katılma suçundan 1 yıl, katıldığı kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşünde ihtara rağmen dağılmamakta ısrar etme suçundan 6 ay, kolluk görevlilerine karşı cebir veya tehdit kullanılarak direnme suçundan 18 ay hapis cezasıyla mahkûmiyetine ve hükümle birlikte tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeli kararında, gösteri yürüyüşü sırasında topluluk tarafından PKK terör örgütü ve terör örgütü lehine "Biji serok apo" (Yaşasın başkan Apo), "PKK halktırhalk burada, dişe diş kana kan seninleyiz öcalan, şehit namırın (şehitler ölmez), be serok jiyan nabe (başkansız yaşam olmaz)" şeklinde sloganlar atılması, yüzlerini kapatan şahıslar tarafından terör örgütünü simgeleyen flama ile terör örgütü liderinin posterinin açılması nedeniyle düzenlenen etkinliğin terör örgütü propagandasına dönüştüğünü kabul etmiştir. Mahkeme, kamera görüntülerini inceleme ve tespit tutanaklarını ve uzmanlık raporlarını gözeterek her bir sanık yönünden ayrı başlıklar hâlinde ayrıntılı değerlendirmeler yapmıştır. Bu kapsamda Mahkemenin başvurucu hakkında yaptığı tespit ve değerlendirmeler özetle şöyledir:i. Başvurucu, örgütün çağrıları üzerine düzenlenen etkinliğe katılarak PKK terör örgütü ve örgüt lideri lehine sloganlara iştirak etmiştir.ii. Başvurucu tanınmamak için yüzünü atkı ve kapüşonuyla kapatmış, ayrıca eldiven giymiştir. Başvurucunun elinde ateşlenmiş molotof kokteyliyle yolun karşısındaki polis memurlarına doğru ilerlediğini gören kolluk güçleri müdahale etmek istemiştir. Ancak grupta bulunan -dosyanın diğer sanıkları- bazı kişiler tarafından engellenmesi nedeniyle başvurucu yakalanamamıştır. Bu esnada başvurucunun attığı molotof kokteyli bir pankarta çarpması nedeniyle polis memurlarının bulunduğu kaldırımın hemen yanına yanar vaziyette düşmüş ancak patlamamıştır.iii. Başvurucunun kalabalık içerisine saklandıktan sonra grup galeyana gelerek Gazi Caddesi'ndeki yolu tamamen trafiğe kapatmıştır. Başvurucu, tahrip gücünü arttırmak için çivi ve benzeri metallerin konulduğu patlayıcı maddeyi atamadan elinde patlaması sonucu bazı uzuvlarının kaybına, vücudunun çeşitli bölgelerinde doku yıkımına ve bir polisin de yaralanmasına neden olmuştur. Ayrıca olayda yaralanan yedi mağdur ile ilgili Silvan Cumhuriyet Başsavcılığında ayrı soruşturma yürütüldüğü bilgisi verilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda başvurucu hakkında -toplantı ve yürüyüşüne silahlı katılma, katıldığı kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşünde ihtara rağmen dağılmamakta ısrar etme- 2911 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükümleri hakkında kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü ise başvurucunun eylemlerinin devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçunu oluşturduğu ve tefrik edilerek Silvan Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen soruşturmanın akıbetinin araştırılarak anılan suçtan hukuki durumunun takdir edilmesi amacıyla bozulmasına karar verilmiştir. Başvurucu hakkında terör örgütünün propagandasını yapma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, kolluk görevlilerine karşı cebir veya tehdit kullanılarak direnme suçları yönünden verilen mahkûmiyet kararları ise Yargıtayca 10/4/2014 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Başvurucunun da aralarında bulunduğu -tefrik edilen- altı başvurucu, nihai hükümden 21/7/2014 tarihinde haberdar olduklarını belirterek 22/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bölüm tarafından mevcut bireysel başvuru dosyasının 2014/12538 numaralı bireysel başvuru dosyasından ayrılmasına karar verilmiştir.B. Bireysel Başvuru Sonrası Hukuki Süreç CMK madde ile yetkili mahkemelerin kapatılması üzerine dosya Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine devredilerek farklı bir esasa kaydedilmiştir. Yargıtay Dairesinin bozma kararı sonrası -tefrik edilen dosya- Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinde yürütülen kovuşturma dosyası, başvuruya konu dosya ile birleştirilerek yargılama tamamlanmıştır. Yapılan yargılama sonucu Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 8/6/2021 tarihinde başvurucu hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan -aleyhe temyiz olmadığından bozma ilamından önceki kazanılmış hakkı gözetilerek- ağırlaştırılmış müebbet, kasten yaralama suçlarından farklı sürelerde hapis cezalarına mahkûm etmiş, 2911 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası ve maddesinin birinci fıkrasına muhalefet eylemleri nedeniyle kovuşturmanın ertelenmesine karar vermiştir. Başvurucu, mahkûmiyet hükümlerini temyiz etmiş ancak başvuru dosyasından kovuşturmanın ertelenmesi kararına karşı itirazda bulunup bulunmadığı tespit edilememiştir. Temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay " 'örgütün amaçladığı suça matuf vahamet arz eder nitelikte' eylemin neden ibaret olduğu, bu sonuca hangi delillere istinaden varıldığı da gösterilip açıklanmadan, aynı grup arasında yer alan eylemci kişilerin olası kastla yaralanması suçlarından da hüküm kurulmak suretiyle ve fakat bu suçların vahim eylem kapsamında değerlendirilip değerlendirilmediğine de yer verilmeksizin yetersiz gerekçelerle hüküm kurul[duğu]" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla dava derdesttir.