17. Hukuk Dairesi 2014/12851 E. , 2014/12433 K. "" MAHKEMESİ : Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/03/2014 NUMARASI : 2013/242-2014/268 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı sigorta şirketi vekili, kasko sigorta poliçesi ile sigortaladıkları…
**17. Hukuk Dairesi 2014/12851 E. , 2014/12433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/03/2014 NUMARASI : 2013/242-2014/268 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı sigorta şirketi vekili, kasko sigorta poliçesi ile sigortaladıkları aracın davanın maliki ve sürücüsü olduğu araç ile çarpışarak hasarlandığını, sigortalısına 3.014,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı, dairemizin 19.11.2012 tarih 2012/6242 Esas ve 2012/1271 karar sayılı ilamı ile, aynı kaza ile ilgili olarak davalı tarafından davacı aleyhine açılan ve kesinleşin Gebze Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/46 Esas 2011/387 Karar sayılı dosyasındaki kusur raporu ile bu dosyada alınan kusur raporları arasında fark olduğu, anılan dava dosyasındaki kusur raporununda birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma sonrasında mahkemece tüm dosya kapsamından davalının aracın seyir halinde iken davacının sigortaladığı araç ile arkadan çarparak kazaya neden olduğu ve davacının sigortaladığı araç sürücüsünün olayda %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve hüküm, davacı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu olayın hemen sonrasında düzenlenen trafik kaza tutanağında, davalının kullandığı araç ile seyir halinde iken, rahatsızlanarak yolda durduğu bu sırada arkadan gelen sigortalı aracın çarptığı, davalının yerleşim dışındaki karayolu üzerinde durduğu ve duraklamak yaptığından asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. İnceleme konusu dava dosyasından alınan bilirkişi raporunda bu tesibite paralel olarak davalının %100 kusurlu olduğu belirtilmiş, davalı tarafından açılan taziminat davasında ise davacının sigortaladığı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tesbiti yapılmıştır. Bozmadan sonra Adli Tıp Trafik İhtisas dairesinden alınan raporda, davalının seyir halinde olduğunun kabulü halinde davacı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davalının yolda durduğu kabul edilirse davalının %75 kusurlu alduğu, davacının sigortaladığı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu şeklinde ikili bir ayrım yapılmıştır. Mahkemece, davalı araç sürücüsünün seyir halinde olduğu kabul edilmiş ve davacının sigortaladığı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.