Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/7252 E. , 2024/2396 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/7252 Karar No : 2024/2396 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Davacılar yakını ....'ün psikolojik rahatsızlığı …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/7252 E. , 2024/2396 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/7252 Karar No : 2024/2396 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Davacılar yakını ....'ün psikolojik rahatsızlığı sebebiyle Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi görmekte iken 10/08/2016 tarihinde intihar ettiği, hastanın intihara meyilli olduğu konusunda önceden uyarılmalarına rağmen hastane personelinin ağır ihmal ve kusuru yüzünden intiharın gerçekleştiği ve davalı idarenin eyleminin ağır hizmet kusuru oluşturduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan maddi ve manevi tazminat davasında, davacılardan ... için (taleple bağlı kalınarak) 1.000,00 TL ve ... için (taleple bağlı kalınarak) 1.000,00 TL olmak üzere hükmedilen toplam 2.000,00 TL maddi tazminat miktarı ile anılan dosyada yapılan bilirkişi incelemesi sonucu belirlenen maddi tazminat miktarı arasındaki fark tutarına karşılık (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) toplam 267.262,92 TL maddi tazminatın (... için 255.375,84 TL ve ... için 11.887,08 TL olmak üzere) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacılar ... ve ...'ün, dava dışı diğer bir kısım davacılarla birlikte davacısı oldukları, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında, eşi ve anneleri olan Ş.E'nin psikolojik rahatsızlığı sebebiyle Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi görmekte iken 10/08/2016 tarihinde intihar ettiği, hastanın intihara meyilli olduğu konusunda önceden uyarılmalarına rağmen hastane personelinin ağır ihmal ve kusuru yüzünden intiharın gerçekleştiği ve davalı idarenin eyleminin ağır hizmet kusuru oluşturduğundan bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararlarının tazmininin istenildiği, anılan dava dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişi raporunun davacılar vekiline tebliğ edildiği, davacılar vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazların sunulduğu ancak tazminat miktarında miktar artırım müessesesinin işletilmemesi üzerine Mahkemenin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla; müteveffanın desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle eş ... için (taleple bağlı kalınarak) 1.000,00 TL ve çocuğu ... için (taleple bağlı kalınarak) 1.000.00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, diğer davacılar yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine ve davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği, iş bu davada ise davacılar ... ve ...'ün, anılan dava dosyasında hükmedilen toplam 2.000,00 TL maddi tazminat miktarı ile anılan dosyada bilirkişi incelemesi sonucu hesaplanan ve hükmedilmesi gereken maddi tazminat miktarı olduğu iddia edilen miktar arasındaki fark tutarına karşılık (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) toplam 267.262,92 TL maddi tazminatın (... için 255.375,84 TL ve ... için 11.887,08 TL olmak üzere) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesinin istenildiği, söz konusu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yapılan istinaf başvurularının ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddine karar verildiği, söz konusu kararın temyiz edildiği ve halen Danıştay Onuncu Dairesinin E:2020/2270 sayılı dava dosyasına kayıtlı olarak temyiz incelemesinde olduğunun anlaşıldığı, Bu durumda tüm bu hususlar değerlendirildiğinde; davalı idarenin eyleminin ağır hizmet kusuru teşkil ettiğinden bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla uğranıldığı ileri sürülen zararın dava konusu olarak görüldüğü Mahkemelerinin E:... sayılı dava dosyasında, uyuşmazlığın çözüme kavuşturularak esas itibarıyla karar verildiği ve söz konusu kararın iş bu davanın açıldığı tarihte temyiz aşamasında derdest olduğu, eğer maddi tazminat miktarının davacılar lehine yanlış takdir edildiği düşünülüyorsa, ilk karara karşı kanun yolu kullanılmak suretiyle iş bu davada elde edilmek istenen amacın sağlanmaya çalışılması gerekeceği, haliyle eldeki davanın -her ne kadar tazmine konu miktar farklı olarak belirtilmişse de- mahiyeti itibarıyla davalı idarenin ağır ihmal ve kusurundan kaynaklı olarak davacılar yakınının intihar ederek vefatı dolayısıyla uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın idarece tazmini isteminden ibaret olduğu ve bu haliyle Mahkememizin ... esasına kayıtlı dava ile tarafları, konusu ve sebebi aynı olduğundan, iş bu davanın derdestlik nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, davacıların, destekten yoksun kalma ve duydukları elem ve ızdıraplarına karşılık 1.000,00'er TL maddi, 200.000,00'er TL manevi tazminat istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... esasında açılan davada verilen K:... sayılı, 16/09/2019 tarihli kararda; Mahkemece, dava dilekçesinde 1.000,00'er TL tutarında talepte bulunulduğu, uğranılan maddi zarar miktarının tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca tespit edilen maddi zararın davacı ... yönünden 256.375,84 TL, davacı ... yönünden ise 12.887,08 TL olduğu, kararın verildiği tarihe kadar miktar artırım yoluyla artırılması cihetine gidilmemiş olması sebebiyle, olayda müteveffanın da davalı idare yanında % 50 oranında müterafik kusuru bulunduğu gözetilerek, talep edilen miktarlar ve bilirkişi raporu ile hesaplanan maddi tazminat miktarı dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak, eş ... için 1.000,00 TL, çocuğu ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi üzerine, Mahkemece tespit edilen ve hüküm kurulmayan, her iki davacı için toplam 267.262,92 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle 14/02/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan davanın açıldığı, meydana gelen olay nedeniyle oluşan maddi zarar miktarının Mahkemenin E:... sayılı dosyasında görülen davada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan 13/05/2019 tarihli bilirkişi raporu ile belirlendiği, bu raporun davacılar vekiline 20/05/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu görülmekle, olay nedeniyle oluşan zararın miktarının en son bu tarih itibarıyla (20/05/2019) öğrenildiğinin kabulü gerektiği, bu durumda, miktar artırımı hakkı kullanılmaması üzerine zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgili idareye başvurarak hakkın yerine getirilmesinin istenilmesi, bu isteğin reddi halinde de süresi içinde dava açılması gerekirken, zararın öğrenildiği 20/05/2019 tarihinden itibaren bir yıl geçtikten sonra 10/01/2022 tarihinde 267.262,92 TL zararın tazmini istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi üzerine 14/02/2022 tarihinde açılan işbu davada süre aşımı bulunmakta olup, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğinden, istinafa konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurularının gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, miktar artırım hakkının kullanılamadığı, iş bu davanın daha önce aynı istemle açılan ve aynı Mahkemenin E:... sayılı dosyasında görülen davanın devamı niteliğinde olduğu, dolayısıyla süre aşımından söz edilemeyeceği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin miktar artırımına olanak tanındığı ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde; "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" kuralına yer verilmek suretiyle "derdestlik" doğrudan dava açma şartları arasında sayılmış, aynı Kanun'un 115. maddesinde ise, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde, davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda "derdestlik" müessesesi düzenlenmemiş ve Kanun'un 31. maddesinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte; tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava görülmekte iken, ikinci davanın esasının derdestlik nedeniyle incelenmemesi ve davanın usulden reddedilmesi gerektiğinin, usul hukukunun genel ilkelerinden biri olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Derdestlik durumunun ortaya çıkması için, aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte (derdest) olması, birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olması şartları birlikte gerçekleşmelidir. Davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesi de, davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin hukuki sebeplerinin aynı olmasına bağlıdır. Derdestlik, yeni açılmış olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış ve görülmekte (derdest) olduğunun taraflarca ileri sürülmesi ile ya da mahkemece re'sen yapılacak araştırma ile tespit olunur. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu dava dosyası ile ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; davacılar yakını ....'ün psikolojik rahatsızlığı sebebiyle Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi görmekte iken 10/08/2016 tarihinde intihar ettiği, hastanın intihara meyilli olduğu konusunda önceden uyarılmalarına rağmen hastane personelinin ağır ihmal ve kusuru yüzünden intiharın gerçekleştiği ve davalı idarenin eyleminin ağır hizmet kusuru oluşturduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında 06/03/2017 tarihinde tam yargı davası açıldığı, aynı Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla uyuşmazlığın çözüme kavuşturularak esas itibarıyla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurularının ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla reddine karar verilmesi üzerine temyiz kanun yoluna başvurulduğu ve Dairemizin 04/06/2024 tarih ve E:2020/2270, K:2024/2395 sayılı kararıyla, temyize konu kararın maddi tazminat isteminin reddine dair kısmının; "Bakılan uyuşmazlıkta, davanın 06/03/2017 tarihinde açıldığı, bu tarihte miktar arttırımına ilişkin hükümlerin yürürlükte olduğu, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun davacıya 16/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği, diğer yandan; davacıların 27/05/2019 tarihli itiraz dilekçesi ile bilirkişi raporuna itiraz ettikleri, söz konusu dilekçede, ek rapor alınması gerektiğinin belirtildiği, ancak Mahkemece davacıların miktar arttırım hakkını kullanması sağlanmadan karar verildiği, bilirkişi raporu sonucunda hesaplanan maddi zararın davacılardan ... için 237.449,53 TL, ... için 12.887,08-TL olduğu, davacının dava dilekçesinde ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00-TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 9.000,00-TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, Mahkemenin taleple bağlı kalarak ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 -TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddî tazminatın ödenmesine hükmettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece; bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun davacılara tebliğ edildiği ve davacıların söz konusu bilirkişi raporuna itiraz ettiği görülmekte olup, İdare Mahkemesince davacıların itiraz dilekçesinde iddia ettiği hususların değerlendirilmesi suretiyle davacıların itirazının sonucu (kabul edilip-edilmediği) ile davacıların miktar arttırımında bulunup bulunmayacağının davacılara bildirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak maddi tazminat istemi hakkında karar verildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, İdare Mahkemesince davacıların bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazın reddi ile davacıların miktar arttırımında bulunup-bulunmayacağı noktasında gerekli bildirim yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek verilen kararın maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. " gerekçesiyle bozulmasına, manevi tazminat isteminin kabulüne dair kısmının ise onanmasına karar verildiği görülmektedir. ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan maddi ve manevi tazminat davasında, davacılardan ... için (taleple bağlı kalınarak) 1.000,00 TL ve ... için (taleple bağlı kalınarak) 1.000,00 TL olmak üzere hükmedilen toplam 2.000,00 TL maddi tazminat miktarı ile anılan dosyada yapılan bilirkişi incelemesi sonucu belirlenen maddi tazminat miktarı arasındaki fark tutarına karşılık (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) toplam 267.262,92 TL maddi tazminatın (... için 255.375,84 TL ve ... için 11.887,08 TL olmak üzere) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle 14/02/2022 tarihinde yukarıda detaylarına yer verilen dava derdest iken aynı Mahkemenin ... sayılı esasında iş bu davanın açıldığı, davacılar tarafından açılan iş bu davanın -her ne kadar tazmine konu miktar farklı olarak belirtilmişse de- mahiyeti itibarıyla davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklı olarak davacılar yakını ....'ün intihar ederek vefatı dolayısıyla uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın idarece tazmini isteminden ibaret olduğu ve bu haliyle Mahkemenin ... esasına kayıtlı dava ile tarafları, konusu ve sebebi aynı olduğundan, iş bu davanın derdestlik nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, gerekçesi itibarıyla hukuki isabet bulunmayan temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. Davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/06/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.