9. Ceza Dairesi 2021/7895 E. , 2024/4084 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/130 E., 2015/144 K. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 say
**9. Ceza Dairesi 2021/7895 E. , 2024/4084 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/130 E., 2015/144 K. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2,103/6,109/1,109/3f,109/5 maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2014/130 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanık ile katılan mağdurenin sanığın konutunda normal yoldan ilişkiye girdikleri, böylece sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğinin sabit olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 103/2,103/6,53 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 109/1,109/3f,109/5 maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, organ sokma olmadığına, ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin raporun usulsüz olduğuna, katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, katılan mağdurenin yaşı konusunda hataya düşüldüğüne, kemik yaşı tespitinin yapılması gerektiğine, cenin üzerinde DNA incelemesi yapılmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Sanık ve müdafiinin aşamalardaki savunmaları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, Mahkemece olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi, 2. Kabule göre de; a) Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçu işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile katılan mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı ve kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle katılan mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, sanığın olay günü habersiz şekilde evine gelen katılan mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği olayda katılan mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir harekette bulunmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, b) Adlî Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamalarına göre katılan mağdurenin eylem sonucunda ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, on sekiz yaş altındaki çocuklarda suç tarihinden itibaren en az altı ay geçtikten sonra Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan veya Yükseköğretim Kurumları ya da birimlerinde adı geçen ihtisas kurulu ölçütlerine göre içinde en az bir adli tıp uzmanı ile bir çocuk psikiyatristinin zorunlu katılımıyla ve en az beş kişiden oluşacak bir heyetten rapor alındıktan sonra neticesine göre 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girip, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun'la getirilen düzenlemeler de nazara alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmeden olaydan dört ay geçtikten sonra alınan içeriği itibarıyla da yetersiz rapora istinaden hüküm kurulması, c) Katılan mağdure ile rızası ile cinsel ilişkiye giren sanığın, bu eyleminden dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır olan ruh sağlığı bozulması neticesinin meydana geldiği, 5237 sayılı Kanun'un 23. maddesi uyarınca kişinin gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda sanığın dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumları, eğitim düzeyleri, kişisel özellikleri ve tarafların yaşları, ağır netice olarak ortaya çıkan katılan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın sanık tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103/6. maddesinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.