14. Hukuk Dairesi 2016/17987 E. , 2017/8048 K. "" Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.02.2010 gününde verilen dilekçe ile yüklenicinin temlikine dayanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünü…
**14. Hukuk Dairesi 2016/17987 E. , 2017/8048 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.02.2010 gününde verilen dilekçe ile yüklenicinin temlikine dayanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alan davacının tapu iptali ve tescil, ikinci kademede ise tazminat taleplerine ilişkindir. Mahkemece, 2010/117 Esas sayılı dosya ile görülen davada Mahkemesinin 2010/360 Esas 2011/764 Karar sayılı Kararı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine karar verilmesi sebebiyle arsa sahibi olan davalı hakkındaki dava tefrik edilerek eldeki dosya esasına kaydedilmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile yüklenici arasında aktedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili olarak feshedilmesi nedeniyle davacının yüklenicinin halefi olarak arsa maliki olan müvekkiline karşı bir talep hakkı bulunmadığından davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekilinin temyiz etmesi üzerine dairemizin 22.10.2015 tarih 2014/14201- 2015/9415 Esas- Karar sayılı ilamıyla davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu defa sıfatıyla davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü; davacı vekili yargılama giderleri yönünden temyiz etmiştir. Davacının arsa sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümü yükleniciden temlik alması halinde arsa sahibini ifaya zorlayabilmesi için bazı koşulların varlığı gerekir. Türk Borçlar Kanununun 188. maddesi gereğince; “Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir. Buna göre temliki öğrenen arsa sahibi, temlik olmasaydı önceki alacaklıya (yükleniciye) karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı defileri yeni alacaklıya (temlik alan davacıya) karşı da ileri sürebilir. Temlikin konusu, yüklenicinin arsa sahibi ile yaptığı sözleşme uyarınca hak kazandığı gerçek alacak ne ise o olacağından, temlik eden yüklenicinin arsa sahibinden kazanmadığı hakkı üçüncü kişiye temlik etmesinin arsa sahibi bakımından bir önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan, yüklenici arsa sahibine karşı edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden kazanacağı şahsi hakkı üçüncü kişiye (davacıya) temlik etmişse, üçüncü kişi (davacı) Türk Borçlar Kanununun 97. maddesi hükmünden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamaz.