12. Ceza Dairesi 2024/467 E. , 2025/3557 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/563 E. 2023/719 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir …
**12. Ceza Dairesi 2024/467 E. , 2025/3557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/563 E. 2023/719 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı/tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca makul nicelikte maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılma kararının tazminat verilmesine engel teşkil etmediğinden davanın kabulü gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/75 Esas – 2014/171 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının rüşvet vermek, rüşvet almak suçlarını işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından 15/09/2009 - 18/09/2009 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, Pendik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/09/2009 gün ve 2009/195 Sorgu sayılı tutuklama müzekkeresi ile rüşvet vermek, rüşvet almak suçlarını işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma suçlarından tutuklandığı, 31/12/2009 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama neticesinde örgüte üye olma suçundan beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 10/11/2022 tarih 2022/4292 Esas 2022/13411 Karar sayılı ilamıyla asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle ilk derece Mahkemesinin sanığın beraatine ve hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerinin bozulduğu ve açılan davaların zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine 10/11/2022 tarihinde karar verildiği, bu tarihte kararın kesinleştiği, CMK'nın Tazminat İsteyemeyecek Kişiler başlıklı 144. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde "Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler."in tazminat talep hakkının bulunmadığının düzenlendiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin daha lehe olduğu halde davacının beraatine ilişkin kararı da kaldırarak zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdiği, davacının açıkça yargılamanın uzun sürdüğünden bahisle tazminat talebinin de bulunmadığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince yapılan yargılama sonunda Mahkememizce davacının üzerine atılı tüm suçlardan beraatine karar verilmeyerek görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması ve Yargıtay 5. Ceza Dairesinin hem beraat kararını hem de mahkumiyet kararını düşmeye çevirmesi sebepleriyle davacının CMK'nın 144/1-c maddesi gereğince tazminat isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5271 sayılı CMK'nın 144/1-c maddesinde genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülen kişilerin tazminat isteyemeyeceğinin belirtildiği, tazminat istemeyecek hallerin belirlenmesine ilişkin nedenlerin niteliği dikkate alındığında, bu hallerin, suçun işlenmesi sonrası değişen taraf iradelerine ya da devletin tasarruflarına dayalı olarak, sanığa ceza verilmemesini öngören kurumlar olduğu, belirtilen maddede, zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi halinde, tazminat istenemeyeceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı gibi dava zamanaşımı süresinin dolması halinde düşme kararı verilmesi durumunda, bu hususun, dosyanın tarafı olan sanığın eylemlerinden kaynaklanmaması halinde, haksız yere gözaltında veya tutuklu kalan taraf lehine uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zarar için makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği; Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının rüşvet vermek, rüşvet almak suçlarını işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma suçlarından 15/09/2009 - 18/09/2009 tarihleri arasında 3 gün gözaltında, 30/09/2009 - 31/12/2009 tarihleri arasında 92 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde örgüte üye olma suçundan beraatine, rüşvet suçundan dönüşen görevi kötüye kullanma suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 10/11/2022 tarih 2022/4292 Esas 2022/13411 Karar sayılı ilamıyla asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle açılan davaların zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine karar verilerek hükümlerin, 10/11/2022 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı anlaşılmıştır. Dava zamanaşımı süresinin dolması halinde düşme kararı verilmesi hususunun dosyanın tarafı olan sanığın eylemlerinden kaynaklanmaması nedeniyle haksız yere gözaltında veya tutuklu kalan taraf lehine uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zarar için makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği; buna göre; davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süre içerisinde açığa alındığı, dava dilekçesinde davacının maaş farklarının Kurumunca tarafına ödendiğini belirttiği, maddi tazminat talebinin Kurumunca kendisine geri ödenen maaş farklarında enflasyon farkının bulunması sebebiyle meydana gelen munzam zarar ve ceza yargılaması nedeniyle avukat tutması nedeniyle maddi zarardan ibaret olduğu, ayrıca yaşadığı üzüntü sebebiyle manevi tazminata ilişkin talebi olduğu gözetilerek, davacının maddi ve manevi zarara ilişkin taleplerin ayrı ayrı değerlendirerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.