17. Ceza Dairesi 2017/1707 E. , 2017/9036 K. MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)Müştekiye ait olan damacanaların bina içinden çalınması eylemi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesini oluşturmasına rağmen aynı Yasa'nın 141/1. madde…
**17. Ceza Dairesi 2017/1707 E. , 2017/9036 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)Müştekiye ait olan damacanaların bina içinden çalınması eylemi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesini oluşturmasına rağmen aynı Yasa'nın 141/1. maddesi ile uygulama yapılması, 2)5237 sayılı TCK'nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK'nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, "...daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma" görüşünün, TCK'nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. TCK'nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK'nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK'nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır. Somut olayda ise; suç tarihi itibariyle damacanaların piyasa değeri araştırılarak elde edilecek sonuç çerçevesinde, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK'nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3)Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasındaki ifadesinde müştekinin zararını ödeyeceğini söylediği, müştekininde mahkemede çocuğun babası tarafından zararının karşılandığını beyan etmesi karşısında; mahkemece zararın karşılandığı zaman dilimi tespit edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. veya 168/2. maddesi ile uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.