Ceza Genel Kurulu 2014/601 E. , 2016/314 K. "" Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın TCK'nun 109/1, 109/3-f, 109/5, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 21.02.2011 gün ve 785-173 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 28.04.2014 …
**Ceza Genel Kurulu 2014/601 E. , 2016/314 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın TCK'nun 109/1, 109/3-f, 109/5, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 21.02.2011 gün ve 785-173 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 28.04.2014 gün ve 8278-5679 sayı ile; "Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın sanıkla gönüllü olarak birlikte kaçması, sanığın mağdureye yönelik hukuka aykırı herhangi bir eyleminin bulunmaması ve soruşturmanın mağdurenin annesi müşteki ....'nin ihbarı üzerine başladığının anlaşılması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları oluşmayıp, eylemin TCK’nun 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 20.06.2014 gün ve 180835 sayı ile; "Yüksek Yargıtay 14. Ceza Dairesi bozma ilamında; mağdurenin cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın sanıkla gönüllü olarak birlikte kaçtığı, sanığın mağdureye yönelik hukuka aykırı herhangi bir eyleminin bulunmadığı ve soruşturmanın velisinin ihbarı üzerine başladığı gerekçesiyle sanığın eyleminin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğunu kabul etmekte ise de, suç tarihi itibarıyla mağdure 15 yaşı içerisinde olup henüz bitirmemiştir. Bu nedenle sanığın eylemi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur. Diğer taraftan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu TCK'nun 234/3. maddesinde düzenlenmekte olup, bu suçun mağduru velayet hakkına sahip anne ve babadır. Sanık hakkında düzenlenen iddianamede ise bu suça ilişkin bir anlatım söz konusu olmadığından açılmış bir davanın bulunduğunun kabulüne de imkan yoktur" görüşüyle itiraz kanun yoluna müracaat ederek, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur. CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Daire tarafından 07.07.2014 gün ve 7048-9256 sayı ile itiraz nedeninin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçe ile karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI