5. Hukuk Dairesi 2021/1285 E. , 2022/3235 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare ve bir kısım davalı vekillerince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla,…
**5. Hukuk Dairesi 2021/1285 E. , 2022/3235 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare ve bir kısım davalı vekillerince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın terkini istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare ve bir kısım davalı vekillerince temyiz edilmiştir. HUMK'un 432. maddesi uyarınca nihai kararlara karşı temyiz süresi 15 gün, HUMK'un 433/2. maddesi uyarınca katılma yoluyla temyiz süresi 10 gündür. Bir kısım davalı vekiline mahkemenin gerekçeli kararının 14.12.2019 günü, davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin 21.12.2019 günü tebliğ edildiği; davalılar vekili tarafından kararın 21.08.2020 tarihli temyiz dilekcesi ile yine aynı tarihte harcı yatırılmak suretiyle temyiz edildiği anlaşıldığından, 15 günlük temyiz ve 10 günlük katılma yoluyla temyiz süreleri geçirilmiş olup temyiz dilekçesi süresinde değildir. Bu nedenle; bir kısım davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre nedeniyle REDDİNE karar verildikten sonra; Davacı idare vekilinin temyizine gelince, Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Anayasa Mahkemesi'nin 27/11/2020 gün 31317 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 16/07/2020 gün ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla Değişik Kamulaştırma Kanunu'nun 10/8. fıkrasının dördüncü cümlesi; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak, bozma sonrası tespit edilen ve karar kesinleştiğinde hak sahibine ödenmesine karar verilen fark bedelin derhal ödenmesi gerektiğinden,