18. Ceza Dairesi 2019/1000 E. , 2019/8936 K. "" KARAR Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan şüpheliler İstanbul Varlık Yönetimi Anonim Şirketi yetkilileri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02/08/2018 tarihli ve 2018/115146 soruşturma, 2018/60933 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/10/2018 tarihli ve 2018/4215 değişik iş sayılı kararının …
**18. Ceza Dairesi 2019/1000 E. , 2019/8936 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan şüpheliler İstanbul Varlık Yönetimi Anonim Şirketi yetkilileri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02/08/2018 tarihli ve 2018/115146 soruşturma, 2018/60933 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/10/2018 tarihli ve 2018/4215 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/02/2019 gün ve 2019/12057 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda müştekinin, İstanbul Varlık Yönetimi Anonim Şirketi tarafından aranarak, adı geçen şirkete borçlu olduğunun belirtilmesinin akabinde, aynı şirket tarafından bir kaç defa daha aranması üzerine şikâyetçi olmasını müteakip herhangi bir somut soruşturma işlemi yapılmadan, suçun kast unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, aramanın yapıldığı numaranın HTS kayıtlarının alınması, şüphelilerin belirlenmesi, müştekiye, anılan şirket tarafından ne kadar sıklıkla arama, mesaj ve e-mail geldiğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre, şüphelilerin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu açısından hukukî durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuki Nitelendirme