4. Hukuk Dairesi 2021/18104 E. , 2023/11145 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/586 E., 2021/560 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi, İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1054 E., 2018/516 K. Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine …
**4. Hukuk Dairesi 2021/18104 E. , 2023/11145 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/586 E., 2021/560 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi, İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1054 E., 2018/516 K. Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.08.2016 tarihinde, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halindeyken bisiklet ile seyir halinde olan müteveffa ...'e çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacı ...'in kardeşi diğer davacıların oğlu ...'in vefat ettiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere ...'ın olayda asli kusurlu olduğunu, davacıların desteği ...'in 14.12.2007 doğumlu olup kaza ve ölüm tarihinde 9 yaşında olduğunu, ailenin bu acı kazanın sonucunda maddi ve manevi telafisi olamayacak kayıp içerisinde olduklarını, kazaya karışan aracın davalı ... tarafından sigortalandığını belirterek belirsiz alacak davası olarak davacı ... için 2.500,00 TL, davacı ... için 2.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinden tahsiline, her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesine; kazaya karışan aracın şirketleri nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta (ZMMS) poliçesiyle sigortalı olduğunu, başvuru üzerine davalı ... nezdinde hasar dosyaları açıldığını ve buna göre anne ... için 10.340,65 TL, baba ... için 7.933,70 TL olmak üzere 18.274,35 TL ödeme yapıldığını, ödeme ile poliçeden kaynaklanan sorumluluğun sona erdiğini, aksinin kabulü halinde ödemenin belirlenen tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiğini, faiz talebinin yersiz olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; ceza davası içerisine alınan olay yeri kamera kayıtları incelendiğinde söz konusu ölümlü kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun vefat eden küçük çocuğa ait olduğunu, davacılar tarafından davalılardan istenilen maddi tazminatın talep edilebilmesi için davalılara bir kusur atfedilmesi gerektiğini, zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, olay yerine ilişkin 3 ayrı kamera kaydı incelendiğinde 8 yaşındaki küçük çocuğun kendi boyundan büyük bir bisikleti kullandığı, ayaklarının kullandığı bisiklete yetişmediği, ani bir hızla kontrolsüz bir şekilde aniden ara sokaktan davalının aracı kullandığı ana caddeye çıkması ve davalının kullandığı aracın yan arka kasa kısmına çarpması neticesinde vefat ettiğinin görüleceğini, tüm kusurun vefat eden küçük çocuğa ait olduğunu, istenilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, "Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacıların murisi müteveffa ...'in kontrolsüz ve tedbirsiz bir şekilde aniden kavşağa girip kavşakta seyrine devam eden davalı ... sevk ve idaresindeki kamyonun altına kayarak girdiği ve meydana gelen kazada vefat ettiği, alınan ATK kusur raporunda müteveffanın davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %100 oranında etken olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, davalı sürücü Selami'nin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla davalıların meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla adli tıp kurum raporu ve dosya kapsamı dikkate alınarak davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kamera görüntüleri incelendiğinde davalı sürücünün kasisten geçtikten sonra diğer araçlara kıyasen hızını artırması, kasisten geçerken de diğer araçlara göre daha çok sarsılması ve araç sollaması yapması 30 km hızda olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, nitekim Adli Tıp raporunda bu husus hiç dikkate alınmadan kusur oranı hesaplanmış ve bu kusur oranı doğru olmadığı gibi eksik hususlar içerdiğini, davalı sürücünün yerleşim yeri içerisinde aşırı hızlı olarak ilerlemesinden kaynaklı olarak söz konusu kazanın meydana geldiğini, kazanın olduğu gün davalı müteveffaya çarptıktan sonra olay yerinden kaçarak firar ederek iyiniyetli bir harekette bulunmadığını, kaza tespit tutanağında da davalı sürücünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereğince kusurlu olduğunu, Mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, sürücünün ifadesinde "Seyir halinde iken bisiklet süren bir çocuğun ara sokaktan çıktığını gördüm." dediğini, sürücü müteveffayı görmesine karşın hızını azaltmayıp gerekli tedbirleri almadığını, bu hususun Adli Tıp raporunda atlanarak tüm kusurun müteveffaya yükletildiğini, davalı sürücü ... daha sonra Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliğince verilen tutuklama kararından önce ifadesi alındığı esnada bisikletli müteveffayı araçtan inip bakıncaya kadar görmediğini beyan ettiğini, davalı sürücünün ifadeleri aynı gün içinde birkaç saat geçmesiyle birden bire değişmiş olup önce müteveffayı ara sokaktan çıktığını gördüğünü beyan edip daha sonra görmediğini iddia ettiğini, izah edilen sebeplerle davalının kusurunun olmadığı müteveffanın tam kusurlu olduğu belirtilerek davanın reddine dair karar verilmesinin ve itirazlarının dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde "Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz." hükmü yer almaktadır. Bu açık hüküm karşısında, Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet ve suçun sanık tarafından işlenmediğine dair beraat kararları ile eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olgular hukuk hakimini bağlar. Mahkemece hükme esas alınan ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 26.09.2017 tarihli raporunda; "...Tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri, iddianame, kaza tespit tutanağı,tüm beyanlar,olay yeri inceleme raporu, kaza anı görüntü CD'si incelendiğinde kazanın yukarda "olay" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği, kaza anı görüntü CD 'si dikkate alındığında bisiklet sürücüsünün kavşağa kontrolsüz bir şekilde kayarak kamyonetin altına girdiği ve ilk geçiş hakkını sağ tarafından gelen kamyonete ilk geçiş hakkını vermeyerek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, kamyonet sürücüsünün kontrolsüz ve ani bir şekilde aracının altına kayarak giren bisikletlinin üzerinden arka sol tekeri ile geçtiği kazada kusurunun bulunmadığı anlaşılmış olup olayda; Davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, Maktul sürücü ...'in davranış faktörleri sonuç üzerine %100 (yüzde yüz) oranında etken olduğu" şeklinde kusur oranı tespit edilmiştir. Mahkemece davacılar vekilinin rapora itirazları raporun yeterli olması nedeniyle kabul edilmeyerek davanın reddine karar verilmiştir. Kaza ile ilgili Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/934 Esas sayılı dosyasının ceza dosyası Uyap sisteminden dosya içine gönderilmiş olup incelenmesinde; ATK Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporunun kamera görüntü CDleri dikkate alınarak hazırlandığı ve mahkemece alınan rapor gibi kusur tespit edildiği sanık hakkında Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporuna itibar edilerek sanığın üzerine atfı kabil kusur bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece, davalı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla davalıların meydana gelen zarardan sorumluluğunun olmadığı ve kaza nedeniyle hakkında kesinleşen beraat kararı da göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri yineleyerek ve re'sen ele alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı 18.08.2016 tarihli trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.