T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/258 Esas KARAR NO : 2026/29 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 05/04/2024 KARAR TARİHİ : 21/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası ---------- davalı şirketin ortaklarından olduğunu, babasının 02.06.2020 tarih…
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/258 Esas KARAR NO : 2026/29 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 05/04/2024 KARAR TARİHİ : 21/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası ---------- davalı şirketin ortaklarından olduğunu, babasının 02.06.2020 tarihinde vefat etmesi üzerine kendisinin şirketi paylarının 1/4 'ünün sahibi olduğunu, müvekkilinin babasının vefatından sonraki tüm genel kurul toplantılarında temsil edildiğini, son olarak 09.01.2024 tarihinde yapılan şirket genel kurul toplantısında her zaman ve her toplantıda olduğu gibi kar payı dağıtılmamasına karar verildiğini, davacının bu karara iştirak etmeyerek muhalif kaldığını, davalı şirketin bir aile şirketi olup kendi branş ve faaliyetinde ülkemizin önemli kuruluşlarından biri olduğunu kanıtlamış ve yüksek düzeyde yıllık kar etmesine rağmen şirket sermayesinin ağırlıklı paylarına sahip ortaklarca kar payı dağıtılmamasının itiyat haline getirildiğini, 09.01.2024 tarihli toplantıda da aynı alışkanlığın tekrar edildiğini, anonim şirket ortaklığının doğrudan doğruya kar amacına matuf olduğunu, şirketin net karından ısrarla hiçbir pay dağıtılmamasının TTK, SPK ve ilgili mevzuat hükümleri ile anonim şirketlerin maksat ve yapısına olduğu kadar iyiniyet ilkelerine de uygun düşmeyeceğini, müvekkilinin geçiminde davalı şirketten alacağı kar paylarının da desteğine ihtiyaç duyduğunu, geçmiş dönemlere ait kar paylarına ilişkin dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını, ileri sürerek, davalı şirketin kar payı dağıtılmaması yönündeki genel kurul toplantı tutanağının 6. maddesine konu kararın iptalini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bu zamana kadar kar payı dağıtımının bulunmadığını, davacının yönetim kurulu toplantıları ve genel kurul toplantılarına katılmakta olup bu hususu bilmesine rağmen şirket hisse sahibi amcası ---------- ile olan husumeti ve davaları sebebiyle işbu davayı açtığını, bugüne kadar davacının amcası-------- dışındaki hiçbir hissedarın şirkete para ve sermaye koymadığını, şirketin borçlarına ve mali yüküne ---------- katlandığını ve şahsi parasını borçların karşılanması için şirkete aktardığını, davacının şirketin aktifini artırmaya yönelik hiçbir katkısı olmadığı gibi pasiflerini azaltmaya yönelik de katkısı bulunmadığını, kar dağıtımında dikkate alınması gereken ilk menfaat grubunun şirketin kendisi olduğunu, şirket açısından kar payı dağıtmak yerine yedek akçe ayrılmasının daha tercih edilebilir nitelikte olduğunu, böylelikle ileride yaşanabilecek olumsuzluklara karşı önlem alınması, şirketin genişletilmesi, kredi almaksızın ekonomik bir kaynak oluşturulmasının mümkün olduğunu, gerek dünya genelinde gerekse ülke genelinde uzun süredir yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle müvekkili şirketin kiracısı olduğu mağazaların kira yükünün oldukça arttığını ve güncel olarak başlatılan kira tespit davalarının devam ettiğini, davaların sonuçlanması sonrası müvekkilinin kira yükünün daha fazla artacağını, bu artış yükünün karşılanmasının şirketi ekonomik olarak sıkıntıya sokacağını,ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME;Dava hukuki niteliği itibariyle; davalı şirketin 09/01/2024 tarihli olağan genel kurul kararından kar payı dağıtılmasına ilişkin 6. Nolu maddenin iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu davalı şirketin 09/01/2024 tarihli genel kurul kararında kar payı dağıtılmasına ilişkin 6.maddenin iptalini TTK 445 ve devamı maddelerine göre iptalinin mümkün olup olmadığı, iptal şartlarının oluşup oluşmadığı şeklindedir.Uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, davalı şirkete ait 2021-2024 yılı ticari defterler incelenmiştir. Mahkememizce alınan 19/10/2025 tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; genel kurulda alınan 6. nolu kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğu, şeklinde görüş bildirilmiştir. TTK 445 maddesi uyarınca TTK 446 maddesinde belirtilen kişiler kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal dava açabilirler. TTK 446 maddesinde iptal davası açabilecek kişiler düzenlenmiş toplantıda hazır bulunupta karara olumsuz oy veren bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun bulunmasın olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın çağrının usulüne göre yapılmadığının gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini, ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri , yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri iptal davası açabilir. 6102 sayılı TTK 507/1. Maddesine göre her pay sahibi kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre pay sahiplerine dağıtılması kararlaştırılmış net dönem karı oranında katılma hakkına haizdir. TTK 519/2-c hükmünde ikinci yedek akçesine ayrılmasına ilişkin bir değişiklik yapılarak pay sahiplerine %5 oranında kar yapı ödendikten sonra kardan pay alacak kişilere toplam tutarın %10'nun genel kanuni yedek akçe olarak ekleneceği düzenlenmiştir. Doktorinde ---------- pay sahiplerinin yıllarca kar payından yoksun bırakılamayacağının %5 kar payının zorunlu hale geldiğinin değil yıllarca 1 yıl bile kar dağıtmama yoluna gidilemeyeceğini belirtmektedir. TTK 523/1 maddesinde kanuni ve esas sözleşmede öngörülen isteğe bağlı yedek akçeler ayrılmadıkça pay sahiplerine dağıtılacak kar payının belirlenemeyeceği, 2. Fıkrada ise genel kurulun aktiflerinin yeniden sağlanabilmesi için gerekli ise bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kar payı dağıtımı yönünden haklı görülüyorsa, kanunda ve esas sözleşmede ön görülerden başka yedek akçe ayrılmasına karar verilebileceği düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunda da görüleceği üzere ; 2022 yılı itibari ile mali tablolar incelendiğinde şirketin dağıtılabilir kaynaklara sahip olduğu, geçmiş yıllardan devir eden zararın bulunmadığı yasal yedek akçeler ve olağan üstü yedekler bilanço dipnotlarında yeterli seviyede olduğu, 2023-2024 yıllarına ait mali tablolar incelendiğinde şirketin karlılığında ve likidite durumunda istikrarlı bir artış olduğu 2022 yılında elde edilen karın dağıtılmaması şirketin gelecekteki yatırımlarına karşı tampon oluşturma amacı taşıyorsa bu stratejik kararın genel kurulda gerekçelendirilmesi gerektiği beyan edilmiştir. Yargıtay içtihadlarında da kar payı hakkı lehine çeşitli ölçütler öngörülmüş bu ölçütler karın dağıtılıp dağıtılmayacağına karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay'a göre şirket ortaklar kurulu TTK bu konudaki düzenlemeleri ile bağlı olup tahakkuk eden kazanç üzerinden dilediği gibi tasarruf yetkisine faiz değildir. Mali müşavir tarafından yapılan incelemede de görüleceği üzere kar payının dağıtılmamasına neden olacak şekilde şirketin fon kaynaklı kar elde edebildiği özkaynakların yeterli olduğu ilave yatırım geleceğe yönelip farklı bir proje somut bir gerekçe sunmayan davalı şirketin kar payı dağıtımı yapılmaması yönündeki kararın yasaya ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, bu nedenle TTK 445 maddesi uyarınca gündemin 6. Maddesinin iptalinin kabil olduğu kanaatine varılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde ; davacının davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi olduğu, 10/01/2024 tarihinde olağan genel kurul toplantısına katıldığı ve toplantıda alınan 6. Nolu karara muhalefet ettiği, 3 aylık yasal süresi içinde genel kurul kararının iptali davasını açtığı, davaya dayanak olan kararın genel kurulda gerekçelendirilmediği , kar payı dağıtımının TTK hükümleri ve emsal Yargıtay içtihatlarına göre asıl olduğu, kar payı dağıtılmamasının somut olarak genel kurulda gerekçelendirilerek tutanaklara geçirilmesi gerektiği, dosyaya sunulan belgelerde İş mahkemelerinde görülen bir kısım davalar ile Sulh hukuk mahkemesinde devam eden yargılamalarda adı geçen bedellerin henüz bilançoya yansımadığı ancak bu hususların da genel kurulda tartışılıp , gerekçelendirildiğine dair tutanak tanzim edilmediği, kar payı dağıtılmamasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğu bu nedenle davalı şirketin 09/01/2024 tarihli olağan genel kurul kararından kar payı dağıtılmasına ilişkin 6. Nolu maddenin iptali şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile 09/01/2024 tarihli davalı şirketin genel kurulda alınan 6. Nolu kararının iptaline, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 304,40 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 916,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen 20.000,00 TL bilirkişi gideri , 262,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 20.262,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 21/01/2026