3. Hukuk Dairesi 2024/4253 E. , 2025/3120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3497 E., 2024/1632 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/2752 E., 2022/2147 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlana
**3. Hukuk Dairesi 2024/4253 E. , 2025/3120 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3497 E., 2024/1632 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/2752 E., 2022/2147 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirketin Bingöl İli Genç İlçesi hudutları dâhilinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilmiş Sicil: .. (ER:...) sayılı IV. Grup maden işletme ruhsatı bulunduğunu, bu ruhsata ilişkin olarak davalı ile müvekkili arasında 29.05.2019 tarihli rödövans sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin maden siciline kayıt edildiği 07.01.2020 tarihinden itibaren davalının üretime geçtiğini, ancak ... tarafından 04.11.2020 tarihinde mahallinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen tetkik raporunda; davalının maden üretimi yapmaya elverişli olan maden sahasının dışında çalışmalar yaptığının ve ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi), GSM (Gayrisıhhi Müessese) ve Orman İzinleri ile rödövans sözleşmesine aykırı davranışları bulunduğunun tespit edildiğini, bundan sonra müvekkili şirket tarafından da Genç Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/8 Değişik İş ve 2021/5 Değişik İş sayılı dosyaları ile delil tespiti yaptırıldığını, söz konusu raporlara göre; davalının daha fazla maddi kazanım elde etmek ve müvekkilinin ruhsat haklarına zarar vermek maksadıyla ÇED, GSM ve Orman İzinlerine aykırı çalışmalar yaptığının, sözleşme ile taahhüt ettiği yükümlülüklere uymadığının tespit edildiğini, müvekkili şirkete ait olup maden üretim tesisi stok alanı içerisinde bırakılan rödövans sözleşmesi kapsamı dışında olan bir kısım madenin üretim tesisinden müvekkilden izinsiz bir şekilde alındığını, yine tesisin teslimi sırasında bir takım makine, teçhizat, elektrik tesisatı ve taşınmaz yapılar ile kiralananın davalıya teslim edildiğini, delil tespiti dosyasında tüm elektriksel bağlantıları (%90) sökülerek tesisin kullanılamaz halde olduğunun ve makine teçhizat olarak ortalama tesisin %38’inin eksik olduğunun tespit edildiğini, tesisteki taşınmaz hüviyetinde bulunan prefabrik yapının yerinde olmadığını, hatta elektrik kablolarını eriterek içerilerindeki bakırı dahi sattıklarını, sözleşmeye aykırı davranışlar nedeniyle maden üretim tesisinin üretim yapılamaz hale getirildiğini ileri sürerek; sözleşme gereği teslim edilen taşınır ve taşınmazlara verilen zararın bedeli olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının sözleşmeye konu maden sahasını müvekkili şirkete işletilebilir olarak teslim etmediğini, 10 yıl süreli sözleşmenin halen devam ettiğini ve kiralanan alanın davalı kullanımında bulunduğunu, ancak geri verme borcu ifa edildikten sonra dava açılabileceğinden bu aşamada hukuki yarar da bulunmadığını, kiralanandaki menkullerin hor kullanıldığı ve tüketildiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, kullanılabilir şekilde teslim edilmediğini, aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, itiraz edilen delil tespiti raporlarına dayanılamayacağını, işletmenin çalıştırılmasını engelleyen ayıplar gerekli izinlere ilişkin olup davacıya bildirildiğini, ancak ayıpların giderilmeyerek üretim yapılmasının önüne geçildiğini, Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca alınması gerekli izinleri ruhsat sahibi olarak davacının almadığını, rödövansçı firma olan müvekkili şirketin almasına da muvafakat etmemesi sonucunda faaliyetin durdurulduğunu, maden sahası içerisindeki kabloların çalındığına dair soruşturma dosyası bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının cevher bedeline ilişkin talebinin iş bu dosyadan tefriki ile ayrı esasa kaydına, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin dava ve karar tarihi itibariyle halen devam ettiği, sözleşme uyarınca davalı tarafından zarar verildiği iddia edilen taşınır ve taşınmazların iade yükümlülüğünün henüz doğmadığı, dolayısıyla davacı tarafın zarar verildiği iddia edilen taşınır ve taşınmazlar yönünden işbu davayı açmakta hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının makine ve teçhizatlar bedeline ilişkin 250,00 TL, tesisin elektriksel bağlantılar (elektrik tesisat) bedeline ilişkin 250,00 TL, bina ve yapılara verilen zarar bedeline ilişkin 250,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiği, ancak taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin halen devam ettiği, taraflarca feshedildiğine ve kiralanan yerin tahliye edildiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığından sözleşmenin halen ayakta olduğu, bu itibarla davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davanın sözleşme gereği teslim edilen taşınır ve taşınmazlara verilen zararın tahsili istemine ilişkin olduğunu, sözleşmenin sona ermemesi gerekçesiyle verilen ret kararının doğru olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerin incelenmediğini, tesisin kullanılamaz hale getirilmesine yönelik eylemlere istinaf aşamasında da devam edildiğini, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/390 E. sayılı dosyasında sözleşmenin iptalinin istenildiğini, belirtilen dosyada davalı şirketin hileli bir şekilde bölünme yoluna gittiğinin de ortaya konulduğunu, bu şekilde muvazaalı ruhsat devirleri yapılarak davalı şirketin içinin tamamen boşaltıldığını, sözleşmenin pratikte sona erdiğinin açık olduğu halde devam ettiği kanaatinin davacının zararını daha da artırdığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, rödövans sözleşmesinden kaynaklanan hor kullanma tazminatı istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 316. maddesi hükmü uyarınca, kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı Kanun'un 334. maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp, münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde; kiracının kiralananı geri verme yükümlülüğünün kira sözleşmesinin bitiminde doğacağı kira sözleşmesi devam ederken kiracının geri verme yükümlülüğü doğmadığı gibi hor kullanma tazminatı borcu da doğmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.