8. Ceza Dairesi 2023/1416 E. , 2023/6328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/47 E. 2014/328 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 29.09.2014 tarihli süre tutum dilekçesi sunan Cumhuriyet savcısının 05.09.2022 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçtiğini belirttiği anlaşıldığından, yalnızca sanık ...'nın temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 say
**8. Ceza Dairesi 2023/1416 E. , 2023/6328 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/47 E. 2014/328 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 29.09.2014 tarihli süre tutum dilekçesi sunan Cumhuriyet savcısının 05.09.2022 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçtiğini belirttiği anlaşıldığından, yalnızca sanık ...'nın temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kınık Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocuğa karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır. 2. Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında çocuğa karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; 1. Gerekçede mağdur beyanlarına yer verilmediğine, 2. Kararda kanun yoluna başvuru süresinin belirtilmediğine, 3. Atılı suçu işlemediğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 4. Verilen cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmediğine ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın temyiz dışı sanık .... ile birlikte henüz on beş yaşını doldurmamış mağdurları hürriyetinden alıkoydukları iddiasına ilişkindir. 2. Mağdur ve sanıkların beyanları ile 05.10.2013 tarihinde buluştukları, birlikte bir gece araçta kaldıkları ve 06.10.2013 günü sabah saatlerinde sanıkların mağdurları mağdur ...'nın ailesi ile birlikte yaşadığı eve bıraktıkları belirlenmiştir. 3. Mağdur ...'nin babası olan ...'in kızının kayıp olduğuna dair Bergama Polis Merkezi Amirliğine 06.10.2013 tarihinde müracaat ettiği; mağdur ...'nın babası Yıldıray'ın ise anılan tarihte mağdurenin bir arkadaşında kalacağına dair kendisine bilgi verdiğini ifade ettiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Hükümde Eksik Hususlar Bulunduğuna Yönelik; 1. Hükümde mağdur beyanlarına değerlendirme kısmında yer verilerek sanığa yüklenen suçun unsurlarının açıklandığı ve gerekçesinde 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi yönünden bir eksiklik olmadığı anlaşıldığından, sanığın bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. 2. Hükümde, sanığın yokluğunda kurulan hükme yönelik tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık süre içerisinde temyiz yoluna başvurabileceği belirtildiğinden, sanığın bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. B. Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine Yönelik; Sanığa tayin olunan cezanın miktarı gözetildiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. C. Diğer Yönlerden; 1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli ve 2014/14-198 Esas, 2015/428 Karar; 17.02.2015 tarihli ve 2014/14-307 Esas, 2015/8 Karar sayılı kararları nazara alındığında, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdurelerin kendi özgür iradeleri ile serbestçe hareket etme hakları, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığı, bu haklarının ihlaline yönelik olarak sanık tarafından gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdikleri rıza hukuken geçerli sayılmadığı ve sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesi kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğundan, Tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır. 2. Sanık hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağdur sayısınca oluştuğu gözetilerek her bir mağdura karşı eyleminden dolayı mahkumiyet hükümleri kurulması yerine, zincirleme suç hükümleri uygulanması ve sanığın, atılı suçu çocuğa karşı ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlemesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Birbirleriyle örtüşen mağdur ve sanık anlatımları, mağdur ...'nin babasının kayıp müracaatı, diğer şahısların beyanları ile dava dosyası kapsamındaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, suç tarihinde henüz onbeş yaşını doldurmamış olan ve kanuni temsilcilerinin bilgisi ve rızası dışında evi terk eden mağdureleri cebir, tehdit veya hile kullanmaksızın yanında tutan sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2014 tarihli kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.