Başvuru, kamu görevlisinin Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi üzerinden çalışma arkadaşları hakkında şikâyet başvurularında bulunması nedeniyle görev yerinin değiştirilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamu görevlisinin Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi üzerinden çalışma arkadaşları hakkında şikâyet başvurularında bulunması nedeniyle görev yerinin değiştirilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu Özer İdris Kum13/1/2024 tarihinde vefat ettiğinden başvurucunun mirasçıları, avukatları aracılığıyla 21/3/2024 tarihinde verdikleri dilekçeyle başvuruya devam etmek istediklerini beyan etmişlerdir. Bu nedenlebaşvurucu sıfatı, Özer İdris Kum'un ölümünden sonra başvuruyu devam ettiren kişilere aittir ancak karar yazımına ilişkin kolaylık adına işbu kararda geçen başvurucu ifadesi yalnızca Özer İdris Kum için kullanılacaktır. Başvurucu, başvuruya konu olayların yaşandığı tarihte Bolu'nun Göynük ilçesinde bir lisede müdür olarak görev yapmaktadır. Somut olayda başvurucu, müdürlük yaptığı okulda yaşanan olaylar hakkında Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden muhtelif tarihlerde dört ayrı başvuru yapmıştır. Başvurucu, söz konusu başvurularda özetle;- 23/11/2018 tarihli başvuruda Edebiyat Öğretmeni H.B.Ö.nün okulda hiç kimse ile iletişim kuramadığı hâlde okul müdürü olarak kendisini müdür yardımcıları ve çevre ile iletişim kuramamakla suçlayarak ceza almasına neden olduğunu,- 14/12/2018 tarihli başvuruda H.B.Ö.nün pansiyon nöbetlerini düzenli tutmadığını, açmış olduğu, kursu kafasına göre kapattığını, Öğretmen A.H.Ö.nün pansiyon öğrencilerini ev sohbetlerine götürdüğünü,- 25/11/2018 tarihli başvuruda Öğretmenler E.Y., H.K., ve H.B.Ö.nün planlışekilde iftira atmalarından ve suçlamalarından dolayı müdürlük görevinden alındığını,- 24/1/2019 tarihli başvuruda bir grup insanın kendisini sürekli şikâyet ve tehdit ettiğini, görev yapmasını engellemek için ellerinden gelen her şeyi yaptığını, çirkin iftiralar atmaya devam ettiğini belirtmiştir. İdare 10/1/2019 tarihli yazısında başvurucunun 14/12/2018 tarihli CİMER başvurusunda dile getirdiği iddialar hakkında disiplin amiri olarak işlem yapma yetkisi olduğunu, anılan yetkiye rağmen başvurucunun neden bu konuda CİMER'e başvuru yaptığının anlaşılamadığını ifade etmiş; bunun yanında başvurucunun iddialarını somut delillere dayandırmasının zaman ve emek israfını önleyeceğini vurgulamıştır. Son olarak başvurucunun şikâyetlerine dair iş ve işlemlerle ilgili bilgi ve belgeyi ivedilikle İl Millî Eğitim Müdürlüğüne ulaştırmasını istemiştir. Başvurucu, anılan yazı kapsamında İl Millî Eğitim Müdürlüğüne herhangi bir evrak sunmamıştır. Bunun yanında muhtelif tarihlerde CİMER'e üç yeni başvuru daha yapmıştır. Başvurucu 13/3/2019 tarihli başvurusunda, Öğretmen H.B.Ö.nün "453 Fidan Dikim Projesi" ve "kariyer günleri" hakkında olumsuz söylemlerde bulunarak çalışma barışını bozduğundan, Müdür Yardımcısı A.S.nin gıyabında "Çakal." dediğinden ve öğrencilere kaynak kitap aldırdığından yakınmıştır. Öte yandan başvurucu, konuya taraf olmasının soruşturma yapmasına engel olduğunu, bir daha mağdur olmak istemediğini, 19/3/2019 tarihli başvurularında ise birkaç öğretmen ile bir memurun soyut nitelikteki olumsuz ifadelerine dayanan bir soruşturma geçirmesi nedeniyle Gerede'ye sürüldüğünü, süreçte Şube Müdürü Ş.nin tehditlerine maruz kaldığını, naklen atama hakkında aldığı yürütmenin durdurulması kararının idarece geç uygulandığını, sorumlulardan şikâyetçi olduğunu belirtmiştir. Son olarak kullandığı "Çakal." ifadesiyle ilgili olarak Öğretmen Ş.A.dan şikâyetçi olduğunu ifade etmiştir. Nihayetinde idare bahse konu iddiaları gözeterek disiplin soruşturması başlatmıştır. Başvurucu; konuya ilişkin ifadesinde geçmişte geçirdiği soruşturma üzerine görev yerinin değiştirilmesini ve disiplin cezası ile cezalandırılmasını merkeze alarak hakkında olumsuz ifade veren öğretmenlerden şikâyetçi olmuştur. Başvurucu, H.B.Ö. hakkındaki iddialarını İlçe Müdürü B.Y.ye bildirdiğini ancak sonuç alamadığından konuyu CİMER'e yazdığını belirtmiştir. İdarenin 10/1/2019 tarihli yazısında belirttiği hususlarla ilgili olarak ise konuya taraf olduğundan ve etik bulmadığından işlem yapmadığını, takip eden CİMER başvurularında zaten konuya ilişkin açıklamalar yaptığını, bu başvurularda İl Millî Eğitim Müdürlüğünün verdiği cevap ve yazılara inanmadığını ve bunları kabul etmeyeceğini belirttiğini ifade etmiştir. Başvurucu geçmişte A.K. tarafından basında hedef gösterildiğini ancak bu konuda idari soruşturma açılmadığını belirterek buna dahîl olan kişilerden şikâyetçi olduğunu ifade etmiştir. Bunun yanında ilçe belediye başkanı ve parti il başkanının da olduğu çok sayıda kişinin ismini vererek bu kişilerin kendisine baskı yaptığını ve hedef gösterdiklerini ileri sürmüştür. Başvurucu ifadesinin kalan kısımlarında ise daha önce CİMER başvurularında dile getirdiği iddialarını yinelemiştir. Somut olay kapsamında ifadelerine başvurulan diğer kişiler ise olaylar nedeniyle okulda huzurlu bir çalışma ortamı olmadığını, başvurucu ile yönetici kadrolarında görev yapan diğer kişiler arasında birtakım problemler ve iletişim eksikliği olduğunu ifade etmiştir. Bunun yanında tanıkların büyük bir kısmının başvurucunun iddialarına ilk elden vakıf olmadığı, başvurucu tarafından haberdar edildiği anlaşılmaktadır. Soruşturma neticesinde başvurucunun üst kurum tarafından verilen görevi yerine getirmediği, CİMER ve Savcılık başvurularıyla öğretmen, yöneticiler ve vatandaşlar nezdinde huzursuzluk yarattığı değerlendirilmiştir. İdare, bu çerçevede başvurucunun okulun yönetiminde ve temsilinde lider olamayacağı, yetkilerini iş birliği içinde, güven ve saygıya dayanarak kullanamayacağı gerekçeleriyle okulda çalışma huzuru ve iç barışın bozulmasına sebebiyet veren başvurucuyu müdürlük görevinden alarak 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi uyarınca ilçe millî eğitim müdürlüğü emrinde görevlendirmiştir. Öte yandan başvurucunun şikâyetçi olduğu Müdür Yardımcısı A.S. ve Öğretmen H.B.Ö.nün de bu çerçevede görev yerleri değiştirilmiştir. Başvurucu, hakkında tesis edilen işlemin iptali talebiyle idare mahkemesine başvurmuştur. İlk derece mahkemesi, başvurucunun daha önce hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının etkisinden kurtulamadığını, okul müdür yardımcısı ve bazı öğretmenlerle sorunlar yaşadığını, bu sorunlar nedeniyle okulun çalışma barışının bozulmasına neden olduğu gibi görev yaptığı okulun yönetimi ve temsilinden sorumlu olması nedeniyle yapması gereken iş ve işlemleri yapmayarak sanki okul idaresi dışındaki bir üçüncü kişi gibi hareket ettiğini (CİMER yoluyla şikâyet gibi) belirterek dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuyla davanın reddine karar vermiştir. Anılan karar istinaf kanun yolunda kesinleşmiştir. Başvurucu, nihai kararı 21/12/2020 tarihinde öğrendikten sonra 18/1/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.