5. Ceza Dairesi 2006/11942 E. , 2010/4069 K. "" Reşit olmayan mağdureyi rızaen kaçırıp alıkoyma, rızaen cinsi münasebette bulunma ve bu suçlara iştirakten sanıklar ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.07.2005 gün ve 2003/869 Esas, 2005/850 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ile sanıklar ...,... taraflarından istenilmiş olduğundan, dava e…
**5. Ceza Dairesi 2006/11942 E. , 2010/4069 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdureyi rızaen kaçırıp alıkoyma, rızaen cinsi münasebette bulunma ve bu suçlara iştirakten sanıklar ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.07.2005 gün ve 2003/869 Esas, 2005/850 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ile sanıklar ...,... taraflarından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Katılan vekilinin 06.09.2005 günlü dilekçesi içeriğine nazaran temyizinin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik olduğu, sanıklar ...,...’in mahkümiyet hükümleriyle ilgili bir temyizinin bulunmadığı ve bu sanıkların kendi temyizlerinin de olmadığı anlaşılmakla, incelemenin sanıklar ...,...,... haklarında kurulan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK.nun 26/2. maddesinin “kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez” hükmü karşısında, suç tarihinde onbeş yaşından büyük olan mağdureyi rızasıyla kaçırıp, alıkoyan ve bu suça iştirak eden sanıkların aynı Yasanın 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışlarından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve Yasanın 7/1. maddesi de dikkate alınarak tüm sanıkların alıkoyma suçundan beraetlerine karar verilmesi yerine yazılı gerekçelerle mahkümiyet hükmü kurulması, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK. nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Mağdureden beş yaştan daha büyük olan sanık ...’ın işlediği kabul edilen reşit olmayanın rızasıyla cinsi münasebette bulunma eylemi ve buna bağlı olarak diğer sanıkların iştirak eylemleri hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesine uyan ve takibi şikayete tabi olmayan suçu oluşturduğundan ve aleyhe düzenleme içerdiğinden, 765 sayılı TCK.nun 416/son, .../...