Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3789 E. , 2024/2840 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/3789 Karar No : 2024/2840 DAVACI : ...Özel Sağlık Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ... VEKİLLERİ : Huk. Müş. Av. ... Huk. Müş. Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve E.5031 sayılı Genel Yazı'nın iptali iste…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3789 E. , 2024/2840 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/3789 Karar No : 2024/2840 DAVACI : ...Özel Sağlık Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ... VEKİLLERİ : Huk. Müş. Av. ... Huk. Müş. Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve E.5031 sayılı Genel Yazı'nın iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun ve Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre müessese ruhsatı ile mesul müdürlük belgesinin "işleten" adına düzenlendiği, işletenin de alanında uzman bir doktor olması gerektiği, müessesenin mülkiyet hakkı sahibi kişinin veya şirket ortaklarının ruhsat verilen alanda uzman olması şartının aranmadığı; Şirketlerine ait radyoloji müessesesi için düzenlenen ruhsatta da mesul müdürün radyoloji uzmanı olduğu, 3153 sayılı Kanun’un 2. maddesinde bahsi geçen, "müesseselerin yalnızca ihtisas sahibi tabipler tarafından açılacağı" hükmüyle amaçlananın, mülkiyet sahibinin değil, işleten mesul müdürün uzman doktor olmasının sağlanması olduğu, davalı idare tarafından mevzuat hükümlerinin amacına aykırı yorumlandığı, Kanun’a uygun olarak işleten uzman adına müessese ruhsatı almaları ve yıllardır faaliyetlerini Kanun’a uygun olarak devam ettirmeleri sebebiyle kazanılmış haklarının bulunduğu, ileri sürülerek dava konusu işlemin iptali talep edilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usul yönünden, dava konusu Genel Yazı'nın hazırlık işlemi mahiyetinde olduğu, bu işlemin tek başına idari davaya konu edilemeyeceği, bu işleme dayanılarak tesis edilmiş bir uygulama işlemi bulunmadığı, dava konusu işlemin Bakanlık işlemi olduğu, Valilikçe herhangi bir uygulama işlemi tesis edilmediği, Valiliğin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği; esas yönünden, 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 1. maddesi ile, münhasıran röntgen şua vasıtası ile teşhis veya hem teşhis ve hem tedavi yahut radiyom veya radiyom emanasiyonu yahut radiyom mürekkebatile veya her türlü elektrik aletlerile tedavi yapmak için müessese açılmasının Sağlık Bakanlığının iznine bağlı kılındığı, aynı Kanun’un ilgili hükümleri ile de müesseselerin faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetimlerine ilişkin iş ve işlemleri yürütmek yetki ve görevinin de Bakanlığa ait olduğu, 3153 sayılı Kanun’un 2. maddesinde, birinci maddede adı geçen müesseselerin yalnız ihtisas vesikası almış tabipler tarafından açılabileceği, izin alınmadan bu müesseselerin işletilemeyeceği, hasta kabul edilemeyeceği yönünde düzenlemenin yer aldığı, anılan Kanun hükümleri gereği, görüntüleme hizmeti sunmak ve raporlama yapabilmek için radyoloji uzmanı olmak ve Bakanlıktan müessese adına radyoloji ruhsatnamesi almak gerektiği, bu kapsamda açılacak bütün müesseselerin Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte düzenlendiği, Bakanlığa intikal eden başvurulardan, davacı şirketin de aralarında bulunduğu sahibi uzman hekim olmayan müesseselere ruhsatname düzenlendiğinin tespit edilmesi üzerine müstakil müesseselerin sahipliklerine ilişkin inceleme yapılması ve bu inceleme sonucunda uygun olmayan sahipliklere ait müstakil müesseselere, sahipliklerini uygun hale getirmeleri için 6 ay süre verilerek uygunluğun sağlanması, bu süre zarfında uygunluğun sağlanamaması halinde faaliyetin durdurulacağına ilişkin dava konusu Genel Yazı'nın tamim edildiği, düzenleyici işlemin üst hukuk normlarına uygun olduğu; öte yandan dava konusu işlem öncesi yapılan uygulama bakımından, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih ve E.1968/8, K.1973/14 sayılı kararında “yokluk, açık hata, gerçek dışı beyan veya hile gibi durumlarda idarenin hatalı işlemlerinin süre aranmaksızın her zaman geri alınabileceği” nin belirtildiği, buna göre idarenin hatalı bir işlemin sonuçlarını ortadan kaldırmak için, bu durumun anlaşılması üzerine süre kaydı aranmaksızın her zaman ikinci bir idari işlemle bu hatalı işlemi geri alabileceği, hukuka bağlı devletin kamu hizmeti yapan kurumlarının, “idari istikrar prensibi” gereği kanuna aykırı ve hatalı tasarruflarına devam etmelerinin beklenemeyeceği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Genel Yazının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve E.5031 sayılı Genel Yazı'nın iptali istemiyle açılmıştır. 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un; 1. maddesinde, "Münhasıran röntgen şuaı vasıtasile teşhis veya hem teşhis ve hem tedavi yahut radiyom veya radiyom emanasiyonu yahut radiyom mürekkebatile veya her türlü elektrik aletlerile tedavi yapmak için müessese açmak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin iznine bağlıdır." hükmüne;2. maddesinde ise, "Birinci maddede adı geçen müesseseler yalnız ihtısas vesikası almış tabipler tarafından açılabilir. Bu tabipler açacakları müessesenin adresini ve kullanacakları cihazların marka ve nevilerini ve radiyom miktarını ve şeklini bildiren bir istida ile Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine müracaat ederler. Bu istidaya binanın bir krokisini ve vesikalarının birer örneğini de bağlarlar. Vekaletçe müessese tetkik ve teftiş ettirilerek hasıl olacak neticeye göre yazı ile izin verilir. İzin alınmadan bu kabil müessese işletilemez ve buralara hasta kabul olunamaz." hükmüne yer verilmiştir. Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in 5. maddesinde, radyoloji müesseseleri, ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları kapsamındaki tanı merkezleri arasında sayılmış, "Laboratuvar ve müessese" başlıklı 7/A maddesinin 2. fıkrasında ise; müessesenin, 3153 sayılı Kanun kapsamında görüntüleme ve/veya radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi gibi muayene, tanı ve/veya tedavi hizmeti sunacağı, 3. fıkrasında, laboratuvar ve müessesenin 13. maddeye göre ruhsatlandırılacağı ve uzman sorumluluğunda faaliyet göstereceği kuralı düzenlenmiş, atıf yapılan 13. maddede ise ruhsat başvurusu ve ruhsatname düzenlenme sürecine ilişkin usullere yer verilmiştir. Anılan Yönetmeliğin "Mesul müdür" başlıklı 16. maddesi, 1. fıkrasında; muayenehane hariç sağlık kuruluşunda genel çalışma saatleri içerisinde bu maddede tanımlanan görevleri yapmak üzere kuruluşun kadrosunda görev yapan bir tabip/uzman mesul müdür bulunacağı, mesul müdürün, adına çalışma belgesi düzenlenmesi kaydıyla, isterse sağlık kuruluşunda mesleğini icra edeceği belirtilmiş, 5. fıkrasında ise, mesul müdürün görevleri aşağıda belirtildiği şekilde sayılmıştır: a) Sağlık kuruluşunun ruhsatname alındıktan sonraki faaliyeti ile ilgili her türlü işlemleri yürütmek, b) Bu Yönetmelikte ve iç hizmet işleyişinde tanımlanmış alt yapı ve hizmet kalite standartlarının korunmasını ve sürdürülmesini sağlamak, c) Sağlık kuruluşunun faaliyeti sırasında, ruhsatname verilmesi şartlarında meydana gelen değişiklikleri zamanında Müdürlüğe bildirmek, ç) Görevinden herhangi bir sebeple ayrılan sağlık çalışanının çalışma belgelerini en geç beş iş günü içerisinde Müdürlüğe iade etmek, d) Sağlık kuruluşundaki hizmetlerin düzenli ve sürekli olarak yürütülmesini sağlamak, e) Sağlık kuruluşu adına ilgili belgeleri onaylamak, f) Çalışma saatleri dışında ve mazeret hallerinde mesul müdürlük görevini yazılı şekilde devrettiği tabip tarafından, mesul müdürlük ile ilgili sorumlulukların düzenli ve sürekli olarak yerine getirilmiş olup olmadığını görevine başladığı zaman incelemek, g) Nöbet hizmetlerini düzenlemek, ğ) Bu Yönetmeliğe, tâbi olunan diğer ilgili mevzuata ve sağlık kuruluşunun iç işleyişi konusunda hazırlanıp çalışanlara duyurulan düzenlemelere, ilgililer tarafından uyulmasını sağlamak ve bunun için gerekli iç denetimleri yürütmek, h) Denetimler sırasında, yetkililere gereken bilgi ve belgeleri sunmak ve denetime yardımcı olmak, ı) 22/7/2005 tarihli ve 25883 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasını sağlamak, i) Sağlık kuruluşunda bulundurulan cihaz ve malzemelerin sterilizasyonunu, cihazların kalibrasyonunu temin etmek, j) Sağlık kuruluşu çalışanlarının, işyeri çalışanı sağlığı açısından hepatit markeri ve bulaşıcı hastalıklar yönünden diğer gerekli görülen tetkiklerini ve muayenelerini, yılda en az bir defa periyodik olarak yaptırmak, k) Ortaklarda meydana gelen değişiklikleri on beş iş günü içinde Müdürlüğe bildirmek, l) Sağlık kuruluşunun faaliyet sahası ile ilgili diğer mevzuatta belirtilen ve kendisi tarafından yürütülmesi öngörülen görevleri yerine getirmek. Ayrıca anılan maddenin 6. fıkrasında; mesul müdürün, sağlık kuruluşunun faaliyeti ve denetimi ile ilgili her türlü işlemde Müdürlüğün ve Bakanlığın birinci derecede muhatabı olduğu, mesul müdürün idari işlerden bizzat, tıbbi işlemlerden ise diğer tabipler ile birlikte sorumlu olduğu, mesul müdürün idari işlerinden, sağlık kuruluşunun faaliyetinden ve sunulan sağlık hizmetinin gerektirdiği alt yapı imkanlarının sağlanmasından işletenin sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dava konusu Genel Yazıya göre; Bakanlık ve il müdürlükleri arasında 3153 sayılı Kanun'un 2. maddesinin yorumundaki farklılık nedeniyle müstakil müesseselerin (radyoloji, radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi) açılması hususunda farklı uygulamalar yapıldığı, bu farklılıkları gidermek amacıyla dava konusu Genel Yazı ile düzenleme yapıldığı görülmektedir. Bu haliyle, uyuşmazlığın konusunu, 3153 sayılı Kanun kapsamındaki müesseselerin kimler tarafından açılabileceği hususu oluşturmaktadır. 3153 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 2. maddesinde; anılan Kanun kapsamında faaliyet gösterecek müstakil müesseselerin yalnız ihtisas vesikası bulunan, bir başka ifadeyle uzman olan hekimler tarafından açılabileceğinin hüküm altına alındığı; ancak "uzman hekimler tarafından açılma" şartıyla açıkça sahipliğe işaret edilmediği, kuralın, müessesenin sahibinin uzman hekim olmasını gerektirecek zorlayıcı bir hüküm içermediği, hükümde, yalnızca uzman hekim zorunluluğuna yer verilerek 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atların Tarzı İcrasına Dair Kanun'a göre icrası uzmanlık gerektiren bu müesseselerin yetkisiz kişilerce açılmasının ve işletilmesinin engellenmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, Davalı Bakanlıkça, 3153 sayılı Kanun’un uygulanmasını da göstermek üzere bu Kanun dâhil ilgili mevzuata dayanılarak hazırlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin yukarıda aktarılan hükümlerinden görüleceği üzere; müesseselerin “uzman sorumluluğunda” faaliyet göstereceğinin, kuruluşun kadrosunda görevli bir uzman “mesul müdürün” bulunacağının, mesul müdürün sağlık kuruluşunun faaliyeti ve denetimi ile ilgili her türlü işlemde Müdürlüğün ve Bakanlığın birinci derecede muhatabı olacağının, bu kapsamda “ortaklarda” meydana gelen değişiklikleri Müdürlüğe bildirmekle görevli olacağının, mesul müdürün idari işlerinden, sağlık kuruluşunun faaliyetinden ve sunulan sağlık hizmetinin gerektirdiği alt yapı imkânlarının sağlanmasından ise “işletenin” sorumlu bulunacağının öngörüldüğü, bu haliyle anılan düzenlemeleri yürürlüğe koyan davalı Bakanlığın da 3153 sayılı Kanun’un 2. maddesinde yer alan “… adı geçen müesseseler yalnız ihtisas vesikası almış tabipler tarafından açılabilir.” hükmündeki “açılabilir” ibaresini “sahiplik” olarak değil, “işletme” olarak kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle, 3153 sayılı Kanun kapsamında müesseselerin yalnızca ilgili uzman hekimler tarafından açılabileceği ve ilgili uzman olmayan hekim sahiplikleri adına düzenlenen ruhsatların mevzuata aykırı olduğu, mevzuata uygun hale getirilmediği takdirde bu müesseselerin faaliyetlerinin durdurulması gerektiği yolunda düzenleme getiren dava konusu Genel Yazıda üst hukuk normlarına uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, dava konusu "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve 5031 sayılı Genel yazının iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davalı idarenin, dava konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı yönündeki usul itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi. İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : 1) Davacı şirketin sahibi olduğu ... Tıp Radyoloji Müessesesi adına, ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, "Özel Müessese Ruhsatı ve Mesul Müdürlük Belgesi" ile radyoloji uzmanlık dalında, 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun ve Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik uyarınca radyoloji uzmanı ... mesul müdürlüğünde faaliyet göstermek üzere 12/07/2013 tarihinde ruhsat düzenlenmiştir. 2) 3153 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan "ihtisas vesikası almış tabipler" ifadesi uyarınca müstakil müesseselerin sadece ilgili uzman/uzmanlar tarafından açılabilecek olmasına karşın Bakanlığa intikal eden başvurulardan, önceki tarihlerde İl Sağlık Müdürlükleri ve Bakanlıkça farklı uygulamalar yapılarak, ilgili uzman olmayan hekim sahipliklerine de ruhsat düzenlendiğinin tespit edilmesi üzerine Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve 5031 sayılı dava konusu Genel Yazısıyla, ilde faaliyet gösteren müstakil müessese sahipliklerine ilişkin inceleme yapılması ve bu inceleme sonucunda uygun olmayan müstakil müesseselere, sahipliklerini uygun hale getirmeleri için 6 ay süre verilerek uygunluğun sağlanması, süre sonunda uygunluğun sağlanamaması halinde ise faaliyetlerinin durdurulacağının bildirilmesi gerektiği hususunda 81 il valiliği talimatlandırılmıştır. 3) Anılan Genel Yazının davalı Valilikçe davacıya 14/01/2020 tarihinde bildirilmesi üzerine, "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve E.5031 sayılı Genel Yazı'nın iptali istemiyle görülen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un; 1. maddesinde, "Münhasıran röntgen şuaı vasıtasile teşhis veya hem teşhis ve hem tedavi yahut radiyom veya radiyom emanasiyonu yahut radiyom mürekkebatile veya her türlü elektrik aletlerile tedavi yapmak için müessese açmak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin iznine bağlıdır." hükmüne; 2. maddesinde ise, "Birinci maddede adı geçen müesseseler yalnız ihtısas vesikası almış tabipler tarafından açılabilir. Bu tabipler açacakları müessesenin adresini ve kullanacakları cihazların marka ve nevilerini ve radiyom miktarını ve şeklini bildiren bir istida ile Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine müracaat ederler. Bu istidaya binanın bir krokisini ve vesikalarının birer örneğini de bağlarlar. Vekaletçe müessese tetkik ve teftiş ettirilerek hasıl olacak neticeye göre yazı ile izin verilir. İzin alınmadan bu kabil müessese işletilemez ve buralara hasta kabul olunamaz." hükmüne yer verilmiştir. Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in 5. maddesinde, radyoloji müesseseleri, ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları kapsamındaki tanı merkezleri arasında sayılmış, "Laboratuvar ve müessese" başlıklı 7/A maddesinin 2. fıkrasında ise; müessesenin, 3153 sayılı Kanun kapsamında görüntüleme ve/veya radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi gibi muayene, tanı ve/veya tedavi hizmeti sunacağı, 3. fıkrasında, laboratuvar ve müessesenin 13. maddeye göre ruhsatlandırılacağı ve uzman sorumluluğunda faaliyet göstereceği kuralı düzenlenmiş, atıf yapılan 13. maddede ise ruhsat başvurusu ve ruhsatname düzenlenme sürecine ilişkin usullere yer verilmiştir. Anılan Yönetmeliğin "Mesul müdür" başlıklı 16. maddesi, 1. fıkrasında; muayenehane hariç sağlık kuruluşunda genel çalışma saatleri içerisinde bu maddede tanımlanan görevleri yapmak üzere kuruluşun kadrosunda görev yapan bir tabip/uzman mesul müdür bulunacağı, mesul müdürün, adına çalışma belgesi düzenlenmesi kaydıyla, isterse sağlık kuruluşunda mesleğini icra edeceği belirtilmiş, 5. fıkrasında ise, mesul müdürün görevleri aşağıda belirtildiği şekilde sayılmıştır: a) Sağlık kuruluşunun ruhsatname alındıktan sonraki faaliyeti ile ilgili her türlü işlemleri yürütmek, b) Bu Yönetmelikte ve iç hizmet işleyişinde tanımlanmış alt yapı ve hizmet kalite standartlarının korunmasını ve sürdürülmesini sağlamak, c) Sağlık kuruluşunun faaliyeti sırasında, ruhsatname verilmesi şartlarında meydana gelen değişiklikleri zamanında Müdürlüğe bildirmek, ç) Görevinden herhangi bir sebeple ayrılan sağlık çalışanının çalışma belgelerini en geç beş iş günü içerisinde Müdürlüğe iade etmek, d) Sağlık kuruluşundaki hizmetlerin düzenli ve sürekli olarak yürütülmesini sağlamak, e) Sağlık kuruluşu adına ilgili belgeleri onaylamak, f) Çalışma saatleri dışında ve mazeret hallerinde mesul müdürlük görevini yazılı şekilde devrettiği tabip tarafından, mesul müdürlük ile ilgili sorumlulukların düzenli ve sürekli olarak yerine getirilmiş olup olmadığını görevine başladığı zaman incelemek, g) Nöbet hizmetlerini düzenlemek, ğ) Bu Yönetmeliğe, tâbi olunan diğer ilgili mevzuata ve sağlık kuruluşunun iç işleyişi konusunda hazırlanıp çalışanlara duyurulan düzenlemelere, ilgililer tarafından uyulmasını sağlamak ve bunun için gerekli iç denetimleri yürütmek, h) Denetimler sırasında, yetkililere gereken bilgi ve belgeleri sunmak ve denetime yardımcı olmak, ı) 22/7/2005 tarihli ve 25883 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasını sağlamak, i) Sağlık kuruluşunda bulundurulan cihaz ve malzemelerin sterilizasyonunu, cihazların kalibrasyonunu temin etmek, j) Sağlık kuruluşu çalışanlarının, işyeri çalışanı sağlığı açısından hepatit markeri ve bulaşıcı hastalıklar yönünden diğer gerekli görülen tetkiklerini ve muayenelerini, yılda en az bir defa periyodik olarak yaptırmak, k) Ortaklarda meydana gelen değişiklikleri on beş iş günü içinde Müdürlüğe bildirmek, l) Sağlık kuruluşunun faaliyet sahası ile ilgili diğer mevzuatta belirtilen ve kendisi tarafından yürütülmesi öngörülen görevleri yerine getirmek. Ayrıca anılan maddenin 6. fıkrasında; mesul müdürün, sağlık kuruluşunun faaliyeti ve denetimi ile ilgili her türlü işlemde Müdürlüğün ve Bakanlığın birinci derecede muhatabı olduğu, mesul müdürün idari işlerden bizzat, tıbbi işlemlerden ise diğer tabipler ile birlikte sorumlu olduğu, mesul müdürün idari işlerinden, sağlık kuruluşunun faaliyetinden ve sunulan sağlık hizmetinin gerektirdiği alt yapı imkanlarının sağlanmasından işletenin sorumlu olduğu düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Genel Yazıya göre; Bakanlık ve il müdürlükleri arasında 3153 sayılı Kanun'un 2. maddesinin yorumundaki farklılık nedeniyle müstakil müesseselerin (radyoloji, radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi) açılması hususunda farklı uygulamalar yapıldığı, bu farklılıkları gidermek amacıyla dava konusu Genel Yazı ile düzenleme yapıldığı görülmektedir. Bu haliyle, uyuşmazlığın konusunu, 3153 sayılı Kanun kapsamındaki müesseselerin kimler tarafından açılabileceği hususu oluşturmaktadır. 3153 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 2. maddesinde; anılan Kanun kapsamında faaliyet gösterecek müstakil müesseselerin yalnız ihtisas vesikası bulunan, bir başka ifadeyle uzman olan hekimler tarafından açılabileceğinin hüküm altına alındığı; ancak "uzman hekimler tarafından açılma" şartıyla açıkça sahipliğe işaret edilmediği, kuralın, müessesenin sahibinin uzman hekim olmasını gerektirecek zorlayıcı bir hüküm içermediği, hükümde, yalnızca uzman hekim zorunluluğuna yer verilerek 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atların Tarzı İcrasına Dair Kanun'a göre icrası uzmanlık gerektiren bu müesseselerin yetkisiz kişilerce açılmasının ve işletilmesinin engellenmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davalı Bakanlıkça, 3153 sayılı Kanun’un uygulanmasını da göstermek üzere bu Kanun dâhil ilgili mevzuata dayanılarak hazırlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin yukarıda aktarılan hükümlerinden görüleceği üzere; müesseselerin “uzman sorumluluğunda” faaliyet göstereceğinin, kuruluşun kadrosunda görevli bir uzman “mesul müdürün” bulunacağının, mesul müdürün sağlık kuruluşunun faaliyeti ve denetimi ile ilgili her türlü işlemde Müdürlüğün ve Bakanlığın birinci derecede muhatabı olacağının, bu kapsamda “ortaklarda” meydana gelen değişiklikleri Müdürlüğe bildirmekle görevli olacağının, mesul müdürün idari işlerinden, sağlık kuruluşunun faaliyetinden ve sunulan sağlık hizmetinin gerektirdiği alt yapı imkânlarının sağlanmasından ise “işletenin” sorumlu bulunacağının öngörüldüğü, bu haliyle anılan düzenlemeleri yürürlüğe koyan davalı Bakanlığın da 3153 sayılı Kanun’un 2. maddesinde yer alan “… adı geçen müesseseler yalnız ihtisas vesikası almış tabipler tarafından açılabilir.” hükmündeki “açılabilir” ibaresini “sahiplik” olarak değil, “işletme” olarak kabul ettiği anlaşılmaktadır. Anılan Yönetmelik hükümlerinin, dava konusu düzenleyici işlemin üst normu niteliğinde bulunduğu ve adsız düzenleyici işlemlerle Yönetmelik hükümlerinin değiştirilemeyeceği tartışmasızdır. Bu haliyle, 3153 sayılı Kanun kapsamında müesseselerin yalnızca ilgili uzman hekimler tarafından açılabileceği ve ilgili uzman olmayan hekim sahiplikleri adına düzenlenen ruhsatların mevzuata aykırı olduğu, mevzuata uygun hale getirilmediği takdirde bu müesseselerin faaliyetlerinin durdurulması gerektiği yolunda düzenleme getiren dava konusu Genel Yazıda üst hukuk normlarına uyarlık bulunmamaktadır. Diğer yandan, davalı idare tarafından Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında açık hata nedeniyle tesis edilen işlemin her zaman geri alınabileceğinin belirtildiği savunulmuş ise de; Danıştayın yerleşik kararlarında bir mevzuat hükmünün yeknesak bir uygulamaya imkân veren bir açıklık taşımaması ve uygulayıcıların yorumlamalarına ihtiyaç göstermesi hâlinin açık hata olarak kabul edilmemesi hususları gözetildiğinde, bu savunmanın, yorum yoluyla ulaşılan sonuçtan hareketle idari işlemlerin geri alınması için yeterli bir sebep olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve 5031 sayılı Genel Yazı'da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. "Müstakil Müesseselerin Sahiplikleri" konulu 25/12/2019 tarih ve 5031 sayılı Genel Yazı'nın İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.