İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/12/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 31/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın önlisans mezunu olup bir mağazada satış…
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av... DAVANIN KONUSU: Tüketim Ödüncünden Kaynaklanan İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/12/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 31/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın önlisans mezunu olup bir mağazada satış danışmanı olarak çalıştığını, müvekkilinin birikim yapabilmek adına hem kendi kazancını hem de annesinin yıllarca biriktirdiği ve kendisine verdiği parayı borsada değerlendirmek amacıyla yatırım yaptığını, müvekkilinin eşi ......'ın arkadaşı olan davalı ...'ın borsada katılacağı belirterek genel kurula güçlü katılabilmek adına müvekkilinden borç talep etmesi üzerine müvekkilinin, 02.08.2022 tarihinde ...... A.Ş.'ye ait 6.800 adet hisse senedini davalı ...'ın emanet hesabına virman yaptığını, müvekkilinin söz konusu virman talimatını ...... şubesine giderek gerçekleştirdiğinden ekte sunulan talimattan görüleceği üzere herhangi bir açıklama girilmesine imkan bulunmadığını, . ancak söz konusu hisse senedinin davalıya borç olarak gönderildiğine ilişkin taraflar arasında aynı tarihli mesajlaşmalar mevcut olduğunu, mesaj kayıtları incelendiğinde müvekkili tarafından davalıya 02.08.2022 tarihinde talimat evrakının gönderildiği, davalının ise 3 Ağustos 2022 tarihinde "Ben sana haftaya çarşamba atarım geri. Salı genel kurul var." şeklinde mesaj atarak dava konusu ödüncü geri ödeyeceğini beyan ettiğinin görüldüğünü, banka kayıtları ve Whatsapp mesajlarının belge niteliğinde olduğunun açık olduğunu belirterek davalı borçlunun Konya ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, alacağın %20sinden az olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin müvekkili aleyhine veya davacı lehine olan hiçbir kısmını kabul etmediklerini, bu kısımlara itiraz ettiklerini, bu kısımlarla ilgili dava, itiraz, istinaf, temyiz ve diğer kanun yollarına başvurma hakları ile fazlaya dair tüm hakları saklı tuttuklarını, davada Asliye Ticaret Mahkemelerinde değil Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle işbu davada öncelikle görev itirazında bulunduklarını, davacının varlığını iddia ettiği tüm alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, TMK'nın 2. maddesi uyarınca; herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumadığını, bu yönüyle dürüstlük kurallarının, herkesin uyması gerekli olan genel ve objektif bir davranış kuraları olduğunu, davacının ise dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, müvekkili nezdinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmamasına rağmen türlü hukuki manevralarla haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacı ...'ın müvekkilinin arkadaşı ......'ın eşi olduğunu, davacının, 29.04.2024 tarihinde eşi aleyhine Konya .... Aile Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden boşanma davası ikame ettiği öğrenildiğini, davacının boşanma aşamasında olduğu eşiyle yaşadığı sorunlar nedeniyle eşine âdeta bedel ödetmeye çalışmakta olduğunu, müvekkili ve eşinin müvekkili haricindeki diğer arkadaşlarına sürekli rahatsızlık verdiğini, eşini kötüleyerek, eşini rezil edeceğini söylediğini, davacının bu tür davranışlar sergileyerek ve yakın çevresini kullanarak boşanma aşamasında olduğu eşinin üzerinde sosyal baskı kurup eşini yıldırma amacında olduğunu, ancak davacının bu yöndeki kötüniyetli amacına ulaşmak için müvekkilini de mağdur ettiğini, davacının iddialarının gerçeğe, hukuka ve usule aykırı olduğunu ve müvekkili nezdinde herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere haksız ve yersiz olarak ikame edilmiş olan davanın reddini, müvekkili lehine, davacı aleyhine olmak üzere icra takibinde talep edilen miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAİREMİZİN 11.09.2025 TARİHLİ VE ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARINDA ÖZETLE; "...Dava; hisse senedine ilişkin tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesi bakmakla görevlidir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde belirtildiği üzere her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. Dolayısıyla TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. TTK'nın 19/2. maddesi gereğince, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmez. Somut olayda, davaya konu uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununu 386 ve devamı maddelerinde düzenlenen tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklanmakta olup ödünç sözleşmesine konusu mal ise hisse senedidir. Bu bağlamda eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde sayılamaz. Taraflar tacir olmadığına göre dava nispi ticari dava da değildir. O halde davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu itibarla; davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/04/2025 tarihli ve 2024/693 Esas - 2025/211 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; Dairemizin kaldırma kararı üzerine mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "...Eldeki davanın mutlak ticari davaya vücut vermediği, dava taraflarının gerçek kişi olduğu, ilgili ticaret sicil, esnaf odası e vergi dairesi kayıtlarından tacir olmadıklarının anlaşıldığı, dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari davaya da vücut vermemesi karşısında davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir..." gerekçesiyle Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eldeki davanın türü ödünç ilişkisi olsa da ödünce konu malın anonim şirket hisse senedi olmasından kaynaklı davanın mutlak ticari dava olarak nitelendirilmesi gerektiğini, örneğin; borç ilişkisinden kaynaklı bir davada borcun ödenmesi TBK'da düzenlenmiş ve genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olsa da borca konu şeyin kambiyo senedi olması halinde söz konusu uyuşmazlık Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüldüğünü, aynı şekilde haksız fiillerden doğan borç ilişkileri TBK'da düzenlenmişse de sigorta hukukundan kaynaklı haksız fiil davalarının da Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiğini, bu bağlamda eldeki davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; hisse senedine ilişkin tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesi bakmakla görevlidir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde belirtildiği üzere her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. Dolayısıyla TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. TTK'nın 19/2. maddesi gereğince, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmez. Somut olayda, davaya konu uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununu 386 ve devamı maddelerinde düzenlenen tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklanmakta olup ödünç sözleşmesine konusu mal ise hisse senedidir. Bu bağlamda eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde sayılamaz. Taraflar tacir olmadığına göre dava nispi ticari dava da değildir. O halde davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu itibarla; davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle Dairemizin kaldırma kararına uygun olarak verilen göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/10/2025 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince re'sen taraflara idesine, 5-İstinaf karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.18/12/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸