T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/411 KARAR NO : 2026/658 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2025 (Karar) NUMARASI : 2025/... Esas, 2025/549 Karar DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ : 27/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; karard…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/411 KARAR NO : 2026/658 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2025 (Karar) NUMARASI : 2025/... Esas, 2025/549 Karar DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ : 27/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Gıda İnşaat Taahhüt Otomatik Tarım Hayvancılık Limite Şirketinin iştigal konusu ticari faaliyetlerini ana sözleşmede sunduklarını, bunun yanında şirketin gıda malzemesi alım-satım işleri de yaptığını, müvekkili ...'in ise doğrudan herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığını, ... Gıda İnşaat Taahhüt Otomatik Tarım Hayvancılık Limite Şirketinin %100 pay sahibi ve yetkili müdürü olduğunu, iflasa tabi kişi olmadığını, Türkiye'deki ekonomik gelişmelere bağlı olarak gıda ürünleri pazarının her yıl ortalama %10 oranında büyüdüğünü, özellikle 24 Haziran seçimlerinden sonra siyasi sebeplerden dolayı çeşitli dış devlet ve kuruluşlar tarafından ekonomik baskılar yapıldığını, kamu ihaleleri kapsamında ... yapan müvekkilinin hak edişlerini alamaması, tüm dünyada etkili olan pandemi süreci Rusya-Ukrayna savaşından dolayı oluşan maliyetlerdeki olağanüstü artışların müvekkilini direkt etkilediğini, yine Suriye iç savaşı, terör örgütleri ile yapılan mücadele ve İsrail-Filistin ve İran savaşının devam ediyor olmasının da ekonomiyi olumsuz anlamda etkilediğini, Türk Lirasının bu zaman içerisinde döviz karşısında yaşadığı değer kaybının ekonomik koşulları daha da zorlaştırdığını ancak ülkemizin süratle normalleşeceğine dair taşıdıkları inanç nedeniyle müvekkili firmanın alacaklarının tahsil edeceğini, sunmuş oldukları ön projenin başarıya ulaşacağını, tüm bu nedenlerle; öncelikle müvekkilleri ... Gıda İnşaat Taahhüt Otomatik Tarım Hayvancılık Limite Şirketi ve ...'in ticari faaliyetlerine devam edebilmesi ve mal varlıklarını koruyabilmeleri adına 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini, müvekkili şirketin keşide ettiği çeklerin arkalarına "karşılıksızdır" şerhi düşülmesinin önlenmesi adına ilgili bankalara müzekkere yazılmasına, mahkemece uygun görülecek tüm tedbirlerin alınmasına, 3 aylık süre sonrası kesin mühlet verilmesi ve nihayet konkordato taleplerinin kabulü ile taleplerinin tasdikine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Konkordato kurumunun mahiyeti itibariyle bu genel açıklamaya yer verildikten sonra somut dosyanın durumu değerlendirildiğinde; Dosya kapsamından, davacının, mahkememizin 2025/... Esas sayılı dosyasında konkordato talep eden şirketin ortağı ve yöneticisi olduğu, şirket borçlarına kefaleti kapsamında konkordato başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi ile dava dilekçesine ekli davacıya ait konkordato ön projesinin incelenmesinde ise; davacının şirkette yönetici ve ortak olmak dışında doğrudan bir ticari faaliyetinin olmadığı, şirket borçlarına yönelik kefaletinin bulunmasından dolayı haciz ve icra tehdit/ baskısı ile karşılaşmamak adına konkordato talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Nitekim aynı hususlar duruşma beyanlarına da yansımış ve komiser tarafından da doğrulanmıştır. Bu haliyle, dava dilekçesine ekli olarak dosyaya sunulan davacıya ait konkordato projesinin, mahkememizin 2025/... Esas sayılı dosyasında konkordato talep eden şirketin konkordato sonucunda başarıya ulaşması ihtimaline dayandığı, anılan dosyadaki borçlu şirketten bağımsız bir konkordato projesinin bulunmadığı, projenin kendine özgü hiçbir hedef ve faaliyet içermediği, tamamen borçlu şirketin ön projesi üzerine temellendirildiği, ortada 2004 sayılı İİK'nın 286/1-a,c maddesi ile Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik'in 5/1-a,c maddesinin (ve aynı Yönetmelik'in 6. ve 8. maddesinin) aradığı anlamda alacaklılara ilişkin bir liste ve alacaklılara yönelik sunulan bir ön proje bulunmadığı, gerçek kişi davacının kefaletten kaynaklı borçları nedeniyle sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep ettiği, bu açıdan ortada uygulanabilir ve Kanun'un aradığı anlamda bir ön proje bulunmadığı; sadece alacaklıların icra tehdidinden kurtulmak amacı ile şeklen konkordato talep edilmesinin ise konkordato kurumunun amaçlarına uygun düşmediği, bu koşullar altında davacı hakkında kesin mühlet kararı verilmesinin Kanun'un ruhu ve konkordato kurumunun mahiyeti ile bağdaşmayacağı değerlendirildiğinden mahkememizce, davacı hakkında başta zorunlu olarak (yasa gereği) verilen geçici mühletin kaldırılması ile kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki taleplerinin ayrı ayrı reddi cihetine gidilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "1-Davacı hakkında verilen geçici mühletin KALDIRILMASI ile kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 2-Davacı yönünden komiser olarak görevlendirilen ...'nın 01.10.2025 tarihi itibariyle görevine SON VERİLMESİNE, 3-Davacı hakkında verilmiş olan geçici mühletin kaldırıldığının, kesin mühlet ve konkordato taleplerinin reddedildiğinin 2004 sayılı İİK'nın 288/3. maddesi uyarınca İLÂNINA ve başta müzekkere yazılan tüm yerlere BİLDİRİLMESİNE, 4-Davacı hakkında geçici mühlet içerisinde mahkememizce uygulanmasına karar verilen tüm tedbirlerin işbu hüküm tarihi itibariyle KALDIRILMASINA; gereği için daha önce ihtiyati tedbir kararlarının bildirildiği mercilere ayrı ayrı müzekkere yazılmasına," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF İTİRAZLARI: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Gıda İnşaat Taahhüt Otomotiv Tarım Hayvancılık Limited Şirketinin hakim ortağı ve yöneticisi olduğunu, konkordato talebinin temelinde de şirkete olan kefaletlerinin mevcut olduğunu, bu itibarla Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası kapsamında tesis edilen tefrik kararı ve akabinde müvekkili hakkında geçici mühletin kaldırılması, kesin mühlet ve tasdik talebinin reddi kararının yerinde olmadığını, müvekkili ile ... Gıda İnşaat Taahhüt Otomotiv Tarım Hayvancılık Limited Şirketi arasında ekonomik ilişki söz konusu olduğundan konkordato kurumu vasıtası ile yapılandırılmak istenen borçların da ortak olduğunu, müvekkilinin borçlarının adına şirketin finansal kurumlara olan kefalet borçlarından doğduğunu, müvekkilinin faaliyetinin adı geçen şirketi yönetmek olarak tanımlanabileceğini, gerek şirketine gerek müvekkilinin aynı yargı çevresinde bulunduğunu, her ikisine ayrı ayrı dava açılması yerine tek bir dava ile tüm ilgililer adına dava açmanın hukuka uygun olduğunu, zira dayanağını Anayasadan alan ve usul hukukunun baş ilkelerinden biri olan usul ekonomisi ilkesine göre de yargılamanın makul süre içinde düzenli yürütülmesinin gerektiğini, konkordato hükümleri ve müessesenin niteliği de aynı borçtan sorumlu olan borçluların ayrı ayrı dava ikame etmelerine engel teşkil edecek nitelikte olduğunu, aksi takdirde konkordato talebinde bulunan tüzel kişi ile bu tüzel kişiliğin borçlarına sahip / kefil olan gerçek kişi müvekkiline ait konkordato sürecinin ilerleyen dönemlerde karışıklığa yol açacağını, ... bu dilekçede belirttikleri istinaf kararından da anlaşılacağı üzere Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası kapsamında tesis edilen tefrik kararının yerinde olmadığını, bu kapsamda Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasında müvekkili hakkında verilen geçici mühletin kaldırılması ile kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki taleplerinin ayrı ayrı reddine dair verilen kararın da yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, borçlu başvurucu (davacı) hakkında, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 285 vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece verilen tefrik kararında (Yargıtay 4. HD 2025/2493 E. 2025/3477 K.) ve davacı hakkında verilen geçici mühletin kaldırılması ile kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki taleplerinin ayrı ayrı reddine dair kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu aşamasında yeteri kadar harç alındığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali/iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 27.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.