10. Hukuk Dairesi 2024/2924 E. , 2024/2785 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/17 E., 2023/606 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve di…
**10. Hukuk Dairesi 2024/2924 E. , 2024/2785 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/17 E., 2023/606 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aralarında alt işveren asıl işveren ilişkisi bulunan davalılardan alt işveren ...'nın işçilerinden Kurum sigortalısı ...'nun 02.12.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle sigortalının haksahiplerine bağlanan gelir ve ödenen cenaze giderinden oluşan ıslahen toplam 61.367,31 TL Kurum zararının 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri doğrultusunda olayın meydana gelişinde kusurlu olan davalılardan onay ve ödeme tarihlerinden itibaren müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı ... Su ve Meşrubat San ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalının çalışanları olmadığı, dava dışı ... Nakliyat Tur. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile nakliye, taşıma ve yükleme sözleşmesi imzaladıkları, işveren ... ile anılan şirket arasındaki ilişkinin mahiyetinin araştırılması gerektiği, kaza ve dayalı zararlara karşı sigortalayan ... Sigorta şirketine ve yine ... Nakliyat Tur. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye davanın ihbarı gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Karava vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalının davalının çalışanı olduğu, sigortalıya iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tüm tedbir ve önlemlerin davalı tarafından alındığı, ayrıca dava dilekçesinde belirtildiği gibi yasal araç kullanma sürelerinin üzerinde çalıştırmanın söz konusu olmadığı, sigortalının kaza anında göğsünü direksiyona çarpması sebebiyle iç kanama sonucu vefat ettiği, bu durumun kazalının araç kullandığı sırada emniyet kemerini takmadığını ve kendi ihmalinin söz konusu olduğunu gösterdiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş., davaya cevap vermemiş ancak aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkeme, 17.09.2015 tarihli ve 2014/733 Esas, 2015/458 Karar sayılı karar ile Kurum sigortalısı ...'nun davalılardan ...'nın sigortalı çalışanı olduğu, 02.12.2011 günü gece vakti görüşün kısıtlı olduğu bir ortamda saat 03:15 sıralarında sürücüsü olduğu arkasında 16 AAY 22 plakalı römork takılı 16 EK 465 plakalı çekici aracı ile çift yönlü, hafif iniş eğimli ve zemini buzlu Eski İnegöl Karayolu üzerinde seyir halinde iken yolun sağ tarafında bulunan Canlı Balık Tesislerine yaklaştığı sırada tamamen kendi ihmal ve hatalı davranışı sebebiyle şeridinden çıkarak tesis duvarına çarparak durması şeklinde meydana gelen kaza sonucu vefat ettiği, Kurum tarafından sigortalının hak sahiplerine sürekli gelir bağlandığı ve cenaze gideri ödendiği, Kurum zararının oluşmasına sebebiyet veren trafik iş kazasındaki kusur oranlarının tespitinde iki kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda kazanın oluşunda 16 EK 465 plakalı çekici aracının sürücüsü olan ...'nun Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili madde ihlalleri ve araçta olması zorunlu olan takometre kayıtlarının bulunmadığı bu nedenle çalışma süresinin tespit edilemediği belirtilmek suretiyle %100 kusurlu olduğu tespit edildiği, davalı işverenlerin kazaya etken bir kusurlarının bulunmadığı yönde görüş belirtildiği, Mahkemece oluşa uygun teknik yeterlilikte bulunan bilirkişi raporuna itibar edilerek Kurum sigortalısının söz konusu kazada %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 17.09.2015 tarihli ve 2014/733 Esas, 2015/458 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemiz tarafından 16.11.2017 tarihli ve 2015/22987 Esas, 2017/8055 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...02.12.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle açılan bu davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir. Mahkemece davayla ilgili hükme esas alınan bilirkişi raporunda, şoförün % 100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Kusur raporlarının, 506 sayılı Yasa, 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasanın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar...” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, özellike kaza mahallinin yeterince aydınlatılıp aydınlatılmadığı ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır. Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, kaza yapılan araçtaki takograf kayıtları temin edilerek değerlendirme yapılması aksi taktirde Adana’ya hangi tarihte gidip hangi tarihte döndüğü irsaliye ve ambar kayıtları kapsamında tekrar yükleme ve çıkış tarihi mahkemece belirlenip bu çerçevede davalı işverenlerin kusurlarını da irdeleyecek şekilde yeniden kusur raporu alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir..." B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile İlk Peşin Sermaye Değerli Gelir yönünden 61.770,52 TL'nin, tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile - davalılardan Allianz sigorta yönünden teminat limitleri dahilinde olmak kaydı ile - davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine, Cenaze yardımı yönünden , 196,78 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile - davalılardan Allianz sigorta yönünden teminat limitleri dahilinde olmak kaydı ile - davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların %100 kusurlu olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; sigortalının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğu, ilk kararın değiştirilmesini gerektirecek bir husus bulunmadığı, sigortalının 9 saatten fazla çalıştırıldığına ilişkin bir tespit bulunmadığı, tazminat zamanaşımının dolduğu, hesap raporundaki kalemleri kabul etmedikleri iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ... Anonim Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazazede işçinin sigorta edilen aracın şoförü olduğu ve üçüncü kişi olmadığından sürücünün zararının poliçe kapsamı dışında olduğu, buna ilişkin Yargıtay kararları bulunduğu, Trafik Kanunu uyarınca işçinin tam kusurlu olduğu ve hükme esas alınan raporlardaki kusurun İş Sağlığı ve Güvenliği esas alınarak takdir edildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazada şirketin bir kusurunun bulunmadığı, davalı şirketin de taşıma işi yaptığı ve bazen başka firmalara yaptırdığı, sigortalının 9 saatten fazla araç kullandığına ilişkin bir tespit bulunmadığı, kusur oranlarının varsayıma dayalı olduğu, araçta teknik arıca vs bulunmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ile yapılan ödemeden oluşan Kurum zararının rücuen tahsili davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21 inci maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililerinden alınmasına, 18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.