Başvuru, kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş, ekonomik değere ilişkin ve icra edilebilir bir yargı kararının uzun süre icra edilmemesi nedeniyle kararların icrası hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş, ekonomik değere ilişkin ve icra edilebilir bir yargı kararının uzun süre icra edilmemesi nedeniyle kararların icrası hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 30/11/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Alacak İsteğine İlişkin Yargılama Süreci İller Bankası A.Ş. (Banka) Hatay ili Dörtyol ilçesi Kuzuculu-Yeşil-Altındağ İçme Suyu İnşaatı işini ihaleye çıkarmış ve başvurucunun murisi Ö. sunmuş olduğu teklifle ihaleyi almıştır. İhale gereğince taraflar arasında 18/12/1996 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Başvurucunun murisi 17/8/1998 tarihli dava dilekçesiyle ihale öncesinde inşaat işini üstlendiği bölgenin terör bölgesi olduğu hususunda bilgilendirilmediği gibi idare tarafından gerekli tedbirlerin de alınmadığını, makine ve ekipmanını işin yapılacağı sahaya nakletmesine rağmen güvenliğin sağlanamaması nedeniyle işe başlayamadığını ve 6/5/1998 tarihinde teröristler tarafından gerçekleştirilen saldırı sonucunda sahada bulunan makine ve ekipmanın tahrip edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 000 TL (eski TL) maddi tazminatın tahsiline karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Başvurucunun murisi talep ettiği maddi tazminat miktarını ek dava ile 000 TL artırmış, hukuki ve fiilî irtibat nedeniyle davalar birleştirilmiştir. Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi 14/10/1999 tarihli karar ile davacının proje dışı yol yapımı ve boru ferşiyatından kaynaklanan toplam 000 TL maddi zararının davalı kurumdan tahsiline karar vermiş, diğer taleplerini reddetmiştir. Karar taraflarca temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 13/4/2000 tarihli kararla davacının temyiz itirazlarının reddine karar vermiştir. Davalı Bankanın bir kısım temyiz itirazlarını haklı bulan Daire, proje dışı yol yapımından kaynaklanan alacağın usulüne uygun olarak belirlenmediğine, davalı idarenin hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığına ve yapılan işin varlığı ve metrajı taraflar arasında çelişkili olduğundan mahallinde keşif yapılması gerektiğine işaret ederek hükmün bozulmasına karar vermiştir. Başvurucunun murisi olan davacı karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.Yargıtay Hukuk Dairesi 27/9/2000 tarihli kararında davacının makine ve ekipmanının teröristlerce yakılmasından kaynaklanan alacağa ilişkin karar düzeltme isteğini yerinde bulmuş ve gerekli araştırma ve incelemenin yapılması amacıyla hükmün bu kısmını da bozmuştur. Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi bozmaya uymuş ve 19/7/2001 tarihli kararı ile proje dışı yol yapımından kaynaklanan 000 TL'nin tahsiline, boru ferşiyatından kaynaklanan alacak isteğinin ise reddine karar vermiştir. Mahkeme aynı kararda makine ve ekipmanın yakılmasından kaynaklanan tazminata ilişkin karar düzeltme isteği üzerine verilen bozma kararına karşı direnmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) 6/2/2002 tarihli kararla direnmeye konu makine ve ekipmanın teröristlerce yakılmasından kaynaklanan zarar istemine ilişkin direnme kararını bozmuş ve diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı Yargıtay Hukuk Dairesine göndermiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 30/5/2002 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesinin proje dışı yol yapımından kaynaklanan 000 TL ödenmesi ve boru ferşiyatından kaynaklanan tazminat isteğinin reddine ilişkin 19/7/2001 tarihli kararının onanmasına ve direnme kararına konu tazminat isteği yönünden bozma çerçevesinde yargılama yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesine karar vermiştir. Başvurucunun murisi olan davacı, boru ferşiyatından kaynaklanan 000 TL alacak isteği yönünden karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Dairesi 16/1/2003 tarihli kararıyla bu talebi reddetmiştir. Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi bozmaya uyarak makine ve ekipmanın teröristlerce yakılmasından kaynaklanan alacak talebi yönünden yargılamaya devam etmiştir. Mahkeme yargılama sonucunda 2/6/2005 tarihli kararla 000 TL alacağın değişen oranlarda avans faizi ile davalı Bankadan tahsiline karar vermiştir. Temyiz edilen hüküm, Yargıtay Hukuk Dairesinin 9/3/2006 tarihli kararı ile onanmış ve karar düzeltme isteğinin 16/10/2006 tarihinde reddiyle kesinleşmiştir.B. Alacağın İcrasına İlişkin Yargı Süreci Başvurucunun murisi Ö. 12/11/1999 tarihinde Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/10/1999 tarihli kararına dayalı olarak davalı kurum hakkında 000 TL asıl alacak, 745 TL işlemiş faiz ve vekâlet ücretinden oluşan toplam 592 TL ödenmesi talebiyle icra takibi başlatmıştır. İcra takibine dayanak kararın bozulmasından sonra aynı mahkeme tarafından verilen 19/7/2001 tarihli karar icra dosyasına sunulmuştur. Borçlu Banka dosyaya sunulan ikinci karar üzerine 000 TL asıl alacak üzerinden hesaplanan 000 TL'yi alacaklı tarafa ödemiştir. Başvurucunun murisi aynı icra takibi üzerinden 30/1/2003 tarihinde asıl ve işleyen faiz alacağı olarak toplam 457 TL'nin ödenmesi talebinde bulunmuştur. Borçlunun şikâyeti üzerine Ankara İcra Hukuk Mahkemesi icra takibinin dayanağı olan 19/7/2001 tarihli kararda hüküm altına alınan 000 TL alacağı esas almış ve yapmış olduğu değerlendirmede 30/1/2003 tarihi itibariyle bakiye borcun 028 TL olduğu tespitini yapmıştır. Karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Borçlu anılan miktarı icra dosyasına yatırmıştır. Başvurucunun murisi, Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine müracaat ile 14/10/1999 tarihli kararda hükmedilen 000 TL alacaktan proje dışı yol yapım bedeli olarak belirtilen 618,40 TL'lik kısmı düşüldükten sonra kalan 518,28 TL alacak miktarının kesinleştiğine dair şerh verilmesini istemiştir. Mahkemece bu isteğin kabulüyle 5/5/2008 tarihinde ilgili karara düşülen şerh, itiraz üzerine 27/5/2008 tarihinde iptal edilmiştir. Kesinleştirme şerhi verilip bu şerh henüz iptal edilmeden önce başvurucu murisi şerhte belirtilen 518,28 TL alacak üzerinden asıl ve işlemiş faiz alacağı olarak toplam 036,59 TL ödenmesi talebinde bulunmuştur. İcra müdürlüğü anılan miktarı içerir 13/5/2008 tarihli muhtırayı borçluya göndermiştir. Borçlu, işlemi şikâyet etmiş; Ankara İcra Hukuk Mahkemesi 21/1/2009 tarihli karar ile 036,59 TL ödenmesine dayanak yapılan kesinleştirme şerhi daha sonradan iptal edildiğinden ve takibin dayanağı olan mahkeme kararında hüküm altına alınan 860,17 TL üzerinden hesaplanan borç miktarı da icra takibi sırasında borçlu tarafından ödendiğinden şikâyetin kabulüyle 13/5/2008 tarihli muhtıranın iptaline karar vermiştir. Karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Başvurucunun murisi 5/5/2008 tarihli kesinleştirme şerhine dayanarak borçluya icra müdürlüğü vasıtasıyla 13/5/2008 tarihli muhtıranın içeriği ile benzer şekilde 17/6/2008 tarihinde ikinci bir muhtıra göndermiştir. Borçlunun şikâyeti üzerineAnkara İcra Hukuk Mahkemesi, 19/10/2010 tarihli kararıyla daha önceki kararındaki gerekçeye atıf yaparak şikâyetin kabulüne karar vermiş ve muhtırayı iptal etmiştir. Karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Tazminat Davalarına İlişkin Yargılama Süreci Başvurucunun murisi 17/10/2011 tarihli dilekçesiyle, Ankara İcra Hukuk Mahkemesinin 21/1/2009 ve 19/10/2010 tarihli kararlarını veren hâkimler ile bu kararların temyiz ve karar düzeltme incelemesinde görev alan Yargıtay daire başkanı ve üyelerinin verdikleri bu kararlarla daha önceden lehine kesinleşmiş bulunan hükmü hukuka aykırı olarak ortadan kaldırdıklarını ve bunun sonucunda kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek ihlalin tespiti ve manevi tazminata karar verilmesi talebiyle, ilgili hâkimlere karşı dava açmıştır. Başvurucu aynı dilekçede ayrıca, kesinleştirme şerhine ve bu şerh üzerine yapılan icra müdürlüğü işlemlerine karşı şikâyet yoluna giden Banka'yı da aynı nedenlerle sorumlu tutmuş ve davalı olarak göstermiştir. Yargıtay HGK (ilk derece mahkemesi sıfatıyla) yapmış olduğu yargılama sonucunda16/12/2011 tarihli kararla davanın usulden reddine karar vermiştir. Aynı kararda ayrıca, Banka'ya yönelik davaya ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılamayacağından tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar vermiştir. Yargıtay HGK tefrik edilen dosya yönünden yapmış olduğu yargılamada 16/12/2011 tarihli kararla dava dilekçesinin görev yönünden reddiyle dosyanın talep hâlinde görevli Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Başvurucu murisi Yargıtay HGK'nıniki kararını temyiz etmiş, Yargıtay Büyük Genel Kurulu 21/1/2013 tarihli kararları ile iki kararı da onamıştır. Talep üzerine kişilik haklarına saldırı iddiasıyla Banka aleyhine açılan davada yargılamaya asliye hukuk mahkemesinde devam edilmiştir. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi 17/6/2014 tarihli kararıyla davalı Banka'nın eylem ve işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar vermiştir. Hüküm Yargıtay denetiminden geçerek 29/9/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Nihai karar 3/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 30/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.