8. Hukuk Dairesi 2021/4329 E. , 2024/843 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk …
**8. Hukuk Dairesi 2021/4329 E. , 2024/843 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R Kadastro sırasında ... mevkii 103 ada 27 parsel ... 36.854,30 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde dava konusu taşınmazın taşlık yerlerden olduğu ve zilyetlik koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle dava açmıştır. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu 103 ada 27 ... parselin kadastro tutanağının iptali ile taşlık arazi niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.05.2016 tarihli ve 2016/6607 Esas - 2016/5864 Karar ... kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.05.2016 tarihli ve 2016/6607 Esas- 2016/5864 Karar ... bozma kararında özetle; "mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı, keşif sonrası aldırılan ziraat bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın içinde yağmur sularıyla beslenen bir kuyu bulunduğunun, mevcut durumuna bakıldığında 3-4 yıldır ekim yapılmadığının, parselin içindeki taşların tamamen temizlendiğinin ve etrafının da taş duvarla örülü olduğunun belirtildiği, ormancı bilirkişi raporunda, 1953 hava fotoğrafının stereoskopik incelemesinde, parselin sınırlarının belirli, tarımsal bir zemin üzerinde yapının var olduğunun görüldüğünün belirtildiği, yine aldırılan ormancı bilirkişi ek raporunda da 1984 tarihli hava fotoğrafının stereoskopik incelemesinde parselin sürülü ve sınırlarının belirgin olduğunun, tarımsal zeminin gözlendiğinin belirtildiği, dosya kapsamı ve keşif sonrası aldırılan raporlardan, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiğine göre, davalının zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılmasının gerektiği, bu cümleden olarak; taşınmazın uzun zamandır kullanılmadığı anlaşıldığından, ne kadar zamandır boş vaziyette olup kullanılmadığının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle tesbit edilmesi, taşınmazın öncesinde ne şekilde tasarruf edildiğinin ayrıntılı biçimde açıklattırılması, taşınmaz üzerinde taraflar yararına zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, uzman ziraat mühendisi bilirkişiden; taşınmazın niteliği hususunda, komşu parsellerin toprak yapısı da mukayese edilmek suretiyle, toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazda zilyetlik koşulları oluşmuş ve iradi terk sözkonusu değil ise 3402 ... Kanunun 14. maddesi uyarınca, davalı kişi yanında, murisler yönünden de tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 3.7.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükümleri dikkate alınarak sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, tarafların delillerinin toplanması, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu ... ili Artuklu ilçesi Konaklı Mahallesi 103 ada 27 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen Bilirkişisi tarafından düzenlenen 27.12.2019 tarihli rapora ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 6124,12 m2 yüzölçümündeki kısmın, (C) harfi ile gösterilen 10.024,00 m2 yüzölçümündeki kısmın ve (D1) harfi ile gösterilen 2721,09 m2 kısmın ayrı ayrı dava konusu taşınmazdan ifrazları ile son parsel numaraları verilerek “hali arazi " vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 12901,67 m2 yüz ölçümündeki kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek " tarla vasfıyla" davalı adına tapuya kayıt ve teciline, geriye kalan aynı krokide (D) harfiyle gösterilen 5081,31 m2 yüzölçümündeki kısmın ise tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. İlk Derece Mahkemesince her ne kadar taşınmazın B harfiyle gösterilen 12.901,67 ve D harfi ile gösterilen 5081,32 m2 lik kısmının davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, Mahkemenin kararı ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin uyumlu olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır. Şöyle ki; dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarının ve ekindeki fotoğrafların incelenmesinden, davalı adına tesciline karar verilen bölümlerin, taşlık kayalık vasfının hakim olduğu, davalı tarafından emek ve masraf harcanmak suretiyle imar ihyasının tamamlanıp tarım arazisi haline getirilmiş olmasının sözkonusu olmadığı anlaşıldığından, bu belirlemeler karşısında davalı yararına kazanma koşullarının oluşmadığı, taşınmazın imar ve ihyasının tamamlanmadığı gerekçesiyle, taşınmazın B ve D ile gösterilen bölümleri ile ilgili olarak da davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, somut olay ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek bu kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır. SONUÇ: Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 ... HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 ... HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.