1. Hukuk Dairesi 2026/1263 E. , 2026/2210 K. "" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1880 E., 2024/160 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/276 E., 2021/380 K. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, .../ ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 11... parsel sayılı taşınmaz 10.470,78 m² yüz ölçümü ve ahşap ev ve fındık bahçesi …
1. Hukuk Dairesi 2026/1263 E. , 2026/2210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1880 E., 2024/160 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/276 E., 2021/380 K. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, .../ ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 11... parsel sayılı taşınmaz 10.470,78 m² yüz ölçümü ve ahşap ev ve fındık bahçesi vasfıyla 20.02.1963 tarih ve 24 sıra numaralı tapu ve tedavülleri 20.10.1983 tarih ve 36 sıra numaralı ve 21.09.2001 tarih ve 35 sıra numaralı tapu kayıtları ve kayıt malikleri ile maliki evvelinin taşınmazlarını 1995 yılında haricen ve rızaen ifraz ettiği gerekçesiyle 2 11... parselin ... oğlu ... adına tespit edildiği, daha sonra taşınmazın 3/20 hissesinin hükmen ... oğlu ... ... adına 10.09.2013 tarihinde tescil edildiği, kalan 17/20 hissenin 02.10.2013 tarihli trampa işlemi ile davalı ...'e devredildiği, ... ... adına kayıtı 3/20 hissenin ise 09.02.2017 tarihinde davalılar ... ve ...'e intikal ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekili; 2 11... parsel sayılı taşınmazın evveliyatının Şubat 1963 tarih ve 24 nolu tapu kaydına dayandığını, bu tapu kaydının seviyen ... evlatları ... ..., ... ..., müvekkili ... ve davalı ... adına kayıtlı olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında paydaşı olduğu Şubat 1963 tarihli ve 24 sayılı tapu kaydının uygulanması neticesinde adına tespit ve tescil edilen 2 11... parsel sayılı taşınmazının yüz ölçümünün 1.4 43... olduğunu, aynı tapu kaydının dava konusu edilen 2 11... parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğünü ve bu taşınmazın 10.470, 08... olduğunu, bu taşınmazın bir kısmını ...'in ... ile trampa ettiğini ve oğlu ... ...'e bir kısmını devrettiğini, müvekkili adına yazılan taşınmazın yüz ölçümünün 2 11... parsele göre çok az olduğunu, paydaşlar arasında herhangi bir paylaşım yapılmadığından tüm paydaşların payının 1963 tarih ve 24 nolu tapu kaydına göre eşit olması gerektiğini ileri sürerek 2 11... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile payı oranında müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamış, 05.02.2019 havale tarihli beyan dilekçesinde özetle; 2 11... parsel sayılı taşınmazın davacının oğlu ... ...'in olduğunu, davacının kadastro tespiti sırasında bu yeri oğlu ... ... adına tescil ettirdiğini, bu nedenle davacının dava açma sıfatının olmadığını, 2 11... parsel sayılı dava konusu taşınmazın ise eşi ... adına kayıtlı iken davacının oğlu ... ...'in taşınmazın tapu kaydının iptali için Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/182 Esas sayılı dosyasında eşi ... aleyhine açtığı davadan feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, daha sonra eşi ...'in dava konusu taşınmazı kendisine verdiğini, tapuda kendi adına kayıtlı olduğunu, davacı ...'in da aynı yere ikinci kez dava açtığını, buna yasaların cevaz vermeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli ve 2017/682 Esas, 2019/661 Karar sayılı kararıyla, aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2020 tarihli ve 2020/449 Esas, 2020/625 Karar sayılı kararıyla, davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda işin esasına girilerek değerlendirme yapılması gerekirken taraflarca dayanılan deliller değerlendirilmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli ve 2020/276 Esas, 2021/380 Karar sayılı kararıyla; Fen Bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 15.03.2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olduğu, usul ve yasal mevzuata uygun bulunduğu kanaatine ulaşıldığı, muris tarafından devredilen hisseye rağmen tarafların fiili kullanımlarının farklılık arz etmesinin davalının yaşça davacıdan büyük olması ve davacının bu nedenle hak talebinin sözde kalması nedeninden kaynaklandığının değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2021 tarihli ve 2021/1151 Esas, 2021/1210 Karar sayılı kararıyla; Mahkeme kararının davalı ...'e 24.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen davalının ise kararı 08.09.2021 tarihinde istinaf ettiği, Yasa'da öngörülen iki haftalık istinaf başvuru süresinin geçirildiği gerekçesiyle davalı ...'in istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 04.10.2023 tarih ve 2022/976 Esas, 2023/5100 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ...'ya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin tartışmasız olduğu, hal böyle olunca, davalı ...'nın istinaf başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek istinaf itirazlarının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmişse de Mahkemenin bu kabulünün dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun düşmediği, dava konusu edilen ... köyü, ... Mahallesi 2 11... parsel sayılı taşınmazın Şubat 1963 tarih ve 24 sıra ve tedavül kayıtlarına göre tapulu olarak tespitinin yapıldığı, dayanak tapunun hudutları: ..., ..., ... ... tarlası, ... oğlu tarlası olduğu, tapuda ... oğulları ..., ... ve ...'in 1/4 payları, ... kızı ... ...'in 3/20 ile ... oğlu ... ...'in ise 2/20 payları bulunduğu, keşiflerde alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile yer göstermelerine göre taşınmazların tarafların kök murisi ...'ten geldiği, tapu kayıtlarının tedavüllerinin de bu durumu teyit ettiği, mahallinde yapılan keşifte dava konusu edilen 2 11... nolu parsel ile tapu kapsamındaki taşınmazların beyan ve yer göstermelere göre ... tarafından 30-40 yıl önce oğulları ..., ..., ... ve ... arasında paylaştırıldığı ve bu tarihten sonra da herkesin taksime uygun şekilde kullandığı, kadastro sırasında oluşan sınırlara ve kullanımlara göre tespitlerin yapıldığı, davacı ...'in Şubat 1963 tarih ve 24 sıra no da bulunan pay tapusu durmakta olup bu payın karşılığı olarak kendisine kadastro çalışmaları esnasında haricen oğlu ... ...'e 2 11... nolu parselde taşınmaz tespit edildiğinin anlaşıldığı, buna göre tapudaki pay maliklerinin 30-40 yıl önce paylaşım yaparak taşınmazları kayden paylı arzen müstakil olarak kullandıkları, davacıya da tapudaki payı karşılığında 2 11... parselin verildiği, paylaşımda tüm taşınmazların eşit olarak paylaşılmasının şart olmadığı, davacının artık talep edebileceği bir hakkının kalmadığının anlaşıldığı, Mahkemece, istinaf yoluna başvuran ...'e yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, belirtilen bu yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hükmün diğer davalılar tarafından istinaf edilmeyip kesinleşen yönleri de dikkate alınmak suretiyle esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davalı ...'e yönelik davanın reddine, diğer davalılara yönelik davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain, 2 11... parsel sayılı taşınmazdaki davalılar ... ve ...'e ait 3/20 (12/80) paya ilişkin tapu kaydının iptali ile 4/80 payın davacı adına, 4/80 payın davalı ..., 4/80 payın davalı ... adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.