2. Hukuk Dairesi 2022/11102 E. , 2023/3384 K. ... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/367 E., 2022/2015 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2017/418 E., 2020/234 K. Taraflar arasındaki davacı tarafından açılan aile konutu nedeniyle ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dav…
**2. Hukuk Dairesi 2022/11102 E. , 2023/3384 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/367 E., 2022/2015 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2017/418 E., 2020/234 K. Taraflar arasındaki davacı tarafından açılan aile konutu nedeniyle ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı eşi ...'ın 18.12.2015 tarihinde davalı ... Bankası T.A.O lehine dava konusu ... ili ... İlçesi 178 ada 42 parselde kayıtlı aile konutunun tamamı üzerine ipotek tesis ettirdiğini, bu işlemden davacının herhangi bir haberi olmadığını, eşine bu konuda bir muvafakat da vermediğini, yapılan işlemin geçersiz olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 584 üncü maddesi gereğince eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin rızasıyla kefil olabileceği, bu rızanın da en geç sözleşme kurulmadan önce ya da sözleşme sırasında verilmesini açıkladığı, ipotek sözleşmesi incelenirse davacı eşinin davalının 400.000,00 TL borcuna kefil olduğunu, bu nedenle eşinin rızasının alınması gerektiği, ipoteğe konu taşınmazın aile konutu olduğundan rızası alınmadan sınırlandırıcı işlem yapıldığı iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi gereğince davasının kabulüne 18.12.2015 tarihli davalı ... Bankası T.A.O lehine dava konusu ... ili ... İlçesi 178 ada 42 parselde kayıtlı aile konutunun tamamı üzerine ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP [adres satırı maskelendi] III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI [adres satırı maskelendi] IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir konutun aile konutu olması için öncelikle ailenin o adreste ikamet etmesi gerektiğini, yerel mahkemenin kararının hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, davacının ve diğer davalının icra takibi ve dava konusu taşınmaz haricinde birçok gayrimenkulü bulunduğunu, bu gayrimenkullerin birçoğunun mesken niteliğine sahip olduğunu, dava konusu ipoteğin tesis edilmesi için davacının rızasının arandığını, bu hususun bankanın iyi niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı arsa vasfındaki taşınmazın aile konutu olduğunu iddia ederek dilekçeler aşamasında ipotek akdi ve tapu kaydına dayandığı ancak tanık deliline dayanmadığı, tarafların hazır olduğu ön inceleme duruşmasından sonra ibraz edilen 07.05.2018 havale tarihli delil listesinde tanık deliline dayandığı, dilekçeler aşamasında dayanılmayan delilin davalı tarafın açık muvafakatine muhtaç olduğu, banka vekilinin de buna muvafakat etmediği, bu nedenle dinlenilen tanık ... Özbey'in beyanına itibar edilemeyeceği, Mahkemece mahallinde yapılan keşifle bilgi sahibi olduğunu belirterek beyanı alınan ... Cengiz'in beyanları hükme esas alınmış ise de usul kanunumuzda bilgi sahibi olarak tarafların göstermediği bir kişinin dinleneceğine ilişkin hükmün bulunmadığı, taraflarca tanık olarak gösterilmeyen bir kişinin Mahkemece bilgi sahibi olarak dinlemek suretiyle beyanlarının hükme esas alınmasının doğru olmadığı, dolayısıyla ispatlanmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) inci alt bendi gereğince davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; İstinaf incelemesinin ileri sunulan sebeplerle bağlı olarak yapılabildiği, davalı bankanın taşınmazın niteliği ve davalı bankanın kötü niyetli olmadığından başka bir nedene dayanmadığı, ileri sürülmeyen sebepten inceleme yapılarak istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ipotek belgelerinde davacının ... beyanının olmadığını, aile konutu olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından aile konutu nedeniyle ipoteğin kaldırılması davasında,konutun aile konutu olup olmadığı, istinaf başvurusunun sebeplerle bağlı olarak yapılıp yapılmayacağı ile, ileri sürülmeyen sebeplerle kararın kaldırılmasının doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 352 inci madde, 353 üncü madde, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dosyada toplanan delillere göre ve özellikle dava konusu taşınmazın aile konutu olarak kullanılmayarak, taşınmazın aile konutu vasfını yitirdiğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.