(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/5461 E. , 2006/7840 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.12.2001 gününde verilen dilekçe ile hâsılat kirasına dayalı tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.11.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağ…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/5461 E. , 2006/7840 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.12.2001 gününde verilen dilekçe ile hâsılat kirasına dayalı tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.11.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, düzenlemesi Borçlar Kanununun 270. ve devamı maddelerinde yapılan hâsılat kira sözleşmesi ilişkisi nedeniyle kar kaybı alacağının tahsili için açılmıştır. Davalı kiralayan yanlar arasındaki kira sözleşmesinin 9. maddesi uyarınca, davacı kiracıdan alınması gereken petrolün onun kusurlu davranışlarından ötürü sağlanamadığını açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı kiralayan temyiz etmiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 1.1.1997 başlangıç tarihlidir. Sözleşmede sürenin 31.12.2001 tarihinde hitama ereceği kararlaştırılmıştır. Anılan sözleşmenin 9. maddesinde «Belediyeye ait bütün araçların Belediyenin akaryakıt istasyonu dışında başka bir istasyondan akaryakıt almayacağı» hükmü bulunmaktadır. Davacı kiracı sözleşmenin bu hükmüne dayanarak davalı kiralayanın 19.8.1999 tarihinden sözleşmenin bitim süresi olan 31.12.2001 tarihine kadar istasyondan Belediye adına akaryakıt alınmadığını, buradan doğan kar kaybı zararının 4.500.000.000. TL olduğunu iddia ederek eldeki davayı açmış bulunmaktadır. Kâr kaybı, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Bir tanımlama yapmak gerekirse, kâr kaybı; sözleşme karşılıklı olarak ifa edilseydi bir tarafın mamelekinde olması gereken durumu ile eylemli durumu arasındaki maddi değer farkını ifade eder. Bu gibi durumlarda mamelekin gelecekteki çoğalma ihtimali bir tarafın kusurlu davranması sonucu engellenmiştir. Ancak kâr kaybı zararı talebinde bulunan tarafın kar kaybına neden olan olayda kusuru olmaması gerekir. Zira, oranı ne olursa olsun kâr kaybının meydana gelmesinde bir tarafında kusuru varsa hiç kimse kendi kusurunun sonuçlarından yararlanamayacağından bu istemi ileri süremez. Yanlar arasındaki soruna bu açıdan bakmak ve çözümü açıklanan çerçeve dahilinde aramak gerekir.