10. Hukuk Dairesi 2024/4081 E. , 2024/4718 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/18 E., 2023/383 K. KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonucunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş…
**10. Hukuk Dairesi 2024/4081 E. , 2024/4718 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/18 E., 2023/383 K. KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonucunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece 12.12.2023 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz talebi yönünden temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20.03.2013 ile 10.12.2013 tarihleri arasında davalı ...Şti bünyesinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinin hukuka uygun olmadığını, dava dilekçesinin sonuç kısmının açık olmadığını, net olarak ne talep edildiğinin belli olmadığını, dava dilekçesinin usule uygun hazırlanmadığından dilekçenin reddini talep ettiklerini, davacının hizmet tesbiti talebinde bulunmuş ise de hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığını, bundan dolayı hak düşürücü süre yönünden davanın reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde müvekkil Kurum ... Başkanlığı aleyhine dava açılması gerekirken il müdürlüğü aleyhine dava açıldığını, il müdürlüğünün ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığı gibi davada taraf ehliyetinin de olmadığını, bundan dolayı davanın husumet yönünden reddi gerektiğini belirtmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.01.2016 tarih ve 2013/606 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 21. Hukuk (kapatılan) Dairesinin 07.11.2017 tarih, 2016/6692 Esas, 2017/8937 Karar sayılı ilamı ile "... Yapılacak iş, ihtilaflı dönemde kayıtlı dinlenmeyen bordo tanıklarını dinlemek, gerektiğinde dinlenen bordro tanıklarını tekrar dinlemek suretiyle davacının hangi bordro tanıklarıyla hangi dönemde çalıştığına dair bordro tanıkları arasındaki çelişkiyi gidermek, bordro tanklarının beyanı ile yetinilmediği durumda ..., zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek davacının ihtilaflı dönemdeki çalışmasının başlama ve bitme tarihlerini, bu süreler içerisindeki çalışmasının kesintisiz olup olmadığını net bir şekilde belirlemek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği de nazara alınıp gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tanık beyanları ile davacının çalışmasının sabit olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Mahkemenin 12.12.2023 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin süresi içerisinde temyiz harcını yatırmaması nedeniyle HMK'nın 344 üncü maddesi uyarınca kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. C. Uyuşmazlık Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. D. Gerekçe 1. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi hükümleridir. 2. Değerlendirme A. Davacı vekilinin temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin ek kararın incelenmesinde; 1. Davacı vekilinin adli yardım talepli olarak eldeki davayı açtığı, Mahkemenin 15.04.2014 tarihli ara kararıyla davacı vekilinin adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen Mahkemece davacı vekilinin temyiz harcını bir haftalık yasal süre içerisinde tamamlaması amacıyla müzekkere (muhtıra) yazıldığı, muhtıranın 04.12.2023 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği; ancak davacı vekilinin bir haftalık kesin süre içerisinde temyiz harcını ve temyiz avansını yatırmaması nedeniyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına yönelik 12.12.2023 tarihli ek karar verildiği anlaşılmaktadır. Adli yardım kararının temyiz başvuru harçlarını da kapsadığının sabit olması karşısında, Mahkemenin 12.12.2023 tarihli ek kararı kaldırılarak davacı vekilinin asıl karara yönelik temyiz incelemesine geçilmiştir. B.Asıl hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacının temyiz başvurusuyla ilgili 12.12.2023 tarihli kararın temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin Mahkeme EK KARARININ KALDIRILMASINA, 2.Davacı vekilinin asıl hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.