4. Hukuk Dairesi 2021/25438 E. , 2024/9807 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1739 E., 2021/2009 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul- Davalı Vekilinin İstinaf Talebinin Kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılmasına, Yeniden Hüküm Kurularak Davanın Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/516 Esas 2019/292 Karar Taraflar arasındaki basın ve yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle mane
**4. Hukuk Dairesi 2021/25438 E. , 2024/9807 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1739 E., 2021/2009 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul- Davalı Vekilinin İstinaf Talebinin Kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılmasına, Yeniden Hüküm Kurularak Davanın Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/516 Esas 2019/292 Karar Taraflar arasındaki basın ve yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin başrolünü üstlendiği "Yasak Elma" isimli dizide kostüm asistanı olarak çalışan dava dışı kişinin, müvekkili hakkında cinsel taciz iddiası ile ilgili olarak haksız olarak suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturma devam ederken davalı tarafından Star Tv'de yayınlanan Duymayan Kalmasın isimli magazin programında 06.06.2018, 07.06.2018, 08.06.2018 tarihlerinde ve Hürriyet Gazetesi'nde 07.06.2018, 15.06.2018, 23.06.2018, 02.08.2018, 11.08.2018, 18.08.2018 tarihlerinde kaleme aldığı köşe yazılarında sarf ettiği söz ve ifadeler ile müvekkilini "tacizci" sıfatı ile lanse ettiğini, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca 2018/30634 soruşturma numarası ile yürütülen tahkikat kapsamında cinsel taciz suçundan müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, 20 yaşında bir kız babası olan müvekkilinin "tacizci" sıfatı ile haber haline getirildiğini, davalının programda ve köşe yazılarında sarf ettiği söz ve ifadeler nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu köşe yazıları ve programlarda kamu yararı esas alınarak güncel bir konu ile ilgili kamuoyunun bilgilendirildiğini, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini; basının görevinin, haberin görünür gerçekliğe uygun olup olmadığı ile sınırlı olduğunu, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu program yayınları ve köşe yazılarında dava dışı kişinin cinsel taciz suçundan şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonuçlanmadan yargılamaya varan söz ve ifadeler kullanıldığı, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığı, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 07.06.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dışı kişinin asılsız iddiası üzerine başlatılan soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğini, dava konusu programlarda ve köşe yazılarında davalı tarafın kendisini yargıç yerine koyarak haksız yargılama yaptığını, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, hakkaniyete uygun olmadığını belirtmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu program yayınları ve köşe yazılarının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını, müvekkilinin gazetecilik görevini yerine getirdiğini, savcılığa intikal etmiş bir olay yönünden görünür gerçeğe uygun olarak yayınların yapıldığını, basının somut gerçekliği araştırma görevinin olmadığını, kişilik haklarına saldırı olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu program yayınları ve köşe yazıları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, görünür gerçekliğe uygun olduğu, davacının kamuya mal olmuş biri olduğu gözetildiğinde dava konusu yayınlarda kamu yararının amaçlandığı, davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden söz ve ifadelere yer verilmediği, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurularak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı kişinin asılsız iddiası üzerine başlatılan soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğini, soruşturma aşamasında dinlenen tanıkların beyanları ile dava dışı mağdur olduğunu iddia eden kişinin ifadesinin çelişkili olduğunu, dava konusu programlarda ve köşe yazılarında davalı tarafın kendisini yargıç yerine koyarak haksız yargılama yaptığını, kamuoyuna müvekkilinin tacizci olarak gösterildiğini, lekelenmeme hakkının ihlal edildiğini, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Star Tv'de yayınlanan Duymayan Kalmasın isimli magazin programında 06.06.2018, 07.06.2018, 08.06.2018 tarihlerinde yapılan yayınlar ve Hürriyet Gazetesi'nde 07.06.2018, 15.06.2018, 23.06.2018, 02.08.2018, 11.08.2018, 18.08.2018 tarihlerinde kaleme alınan köşe yazılarında sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 25, 26 ve 28 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 24 ve 25 inci maddeleri, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3 üncü maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davacının oyuncu olarak yer aldığı dizide kostüm asistanı olarak çalışan dava dışı kişinin, cinsel taciz iddiası ile ilgili şikayeti üzerine davacı hakkında atılı suçtan soruşturma yürütüldüğü, soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kesinleşmekle beraber bu iddia kapsamında gazeteci olan davalının kendi değer yargısına göre değerlendirmelerde bulunmasının gazetecilik hak ve görevi olduğu; dava konusu yayın ve köşe yazılarının güncel olduğu, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, toplumsal ilginin bulunduğu, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağı, yayın ve köşe yazılarının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiği; tüm bu açıklamalar ışığında yayınlarda ve köşe yazılarında geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.