Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2305 E. , 2024/3225 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2305 Karar No : 2024/3225 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konu…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2305 E. , 2024/3225 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2305 Karar No : 2024/3225 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yaralanan davacı tarafından, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen manevi zararının karşılanması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E..., K:...sayılı kararıyla; manevi zararının sosyal risk ilkesi uyarınca tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemi yönünden dava konusu işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/4773, K:2022/993 sayılı bozma kararına uyularak davacının istinaf isteminin reddine, davalı idarenin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, kararın kaldırılmasına, yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 08/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, dosyadaki bilgi ve belgelere göre idarenin meydana gelen olayda hizmet kusurunun bulunduğu, tazminat miktarının hizmet kusuru bulunduğunun kabulü ile genel hükümlere göre belirlenmesi gerektiği, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu iddialarıyla; davalı idare tarafından, ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiği, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun kapsamında çözülmesi gerektiği, 2577 sayılı Kanundaki genel hükümlere gidilemeyeceği, manevi tazminata hükmetme koşullarının oluşmadığı, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın bozulması gerektiği savunulmaktadır. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde canlı bomba eylemi şeklinde gerçekleştirilen terör eylemi neticesinde davacı... yaralanmıştır. Olay nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararlara karşılık manevi tazminat ödenmesi istemiyle 08/12/2015 tarihinde 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında davalı idareye başvurmuş, başvurunun zımnen reddi üzerine davacı tarafından bakılan dava açılmıştır. Olayın ardından davacının sevk edildiği SBU Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen epikriz raporunda; davacının bombalı saldırı sonrası acil olarak ameliyata alındığı, femur şaft kırığı bulunduğu, barsak perforasyonu sebebiyle barsak onarımı, pankreas yaralanması nedeniyle pankreas onarımı yapıldığı, boynunda şarapnel parçaları olduğu için kulak burun boğaz tarafından explore edilerek eksternal juguler ven onarımı yapıldığı, sağ böbrekte kanama ve yaralanma nedeniyle nefrektomi ameliyatı yapıldığı, sol gözünde şarapnel parçası olduğu, sol el 2.,3.,4. ve 5. parmakların subtotal ampute olduğu yönünde bilgiler yer almaktadır. Diğer taraftan, davacı tarafından aynı olay sebebiyle uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık maddi tazminat ödenmesi istemiyle açılan ve... İdare Mahkemesinin E:... K:... sayılı kararı ile sonuçlanan davaya ait dosyada mevcut evrakın incelenmesinden, Manisa Devlet Hastanesince davacı hakkında düzenlenen... tarihli ve ... nolu raporda; davacının engel oranının toplam % 67 olarak belirlendiği ve kontrol süresinin 1 yıl olduğunun belirtildiği; Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezince düzenlenen ... tarihli sağlık raporunda ise, davacıda sol kulakta çok ileri, sağ kulakta orta derece işitme kaybı olduğu, patlamadan öncesine ait veriler olmadan arızanın patlamaya bağlı olup olmadığının söylenemediği, işitme kaybına bağlı engel oranının %36, ortopedi ve travmotoloji engel oranının % 31, göz hastalıkları engel oranın % 33 olmak üzere toplamda %70 engel oranının bulunduğunun, raporun geçerlik süresinin 6 ay olduğunun belirtildiği görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Bunun yanında, idarenin önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği bir takım zararların, nedensellik bağı ve kusur koşulu aranmadan karşılanması gerekmektedir. Objektif sorumluluk anlayışına dayalı sosyal risk adı verilen bu ilke, bilimsel ve yargısal içtihatlarla da kabul edilmiştir. Terör olayları nedeniyle meydana gelen manevi zararların sosyal risk ilkesi kapsamında topluma pay edilerek tazmin edilmesi gerekmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesinin, davalı idarenin olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluğu bulunmadığı, manevi tazminata sosyal risk ilkesi uyarınca hükmedilmesi gerektiği yönündeki değerlendirmeleri Dairemizce de yerinde görülmüştür. Bununla birlikte hükmedilen manevi tazminatın miktarı yönünden değerlendirmeye geçilmelidir. Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir. Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir. Bakılan uyuşmazlıkta, olayın oluş şekline ve dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davacı lehine takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve tatmin edici miktarda olmadığı sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesince davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Bölge İdare Mahkemesince davacının olay sebebiyle uğradığı bedensel zararın boyutu ve manevi tazminat takdirinde rol oynayan diğer hususlar dikkate alınarak olay nedeniyle duyulan acıyla da orantılı olacak şekilde manevi tazminatın yeniden takdiren belirlenmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.