9. Ceza Dairesi 2022/14251 E. , 2023/3508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/29 E., 2021/240 K. SUÇ : On iki yaşını tamamlamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi g
**9. Ceza Dairesi 2022/14251 E. , 2023/3508 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/29 E., 2021/240 K. SUÇ : On iki yaşını tamamlamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddiyle, duruşmasız yapılan değerlendirmede gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/174 Esas, 2015/282 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/174 Esas, 2015/282 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2020/2450 Esas, 2020/5543 Karar sayılı kararı ile olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin maddi hakikatin ortaya çıkarılması için duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili ayrıntılı beyanının alınmasından sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/29 Esas, 2021/240 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmemesinin ve sanık lehine takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine, sanık eylemlerini tehdit ile gerçekleştirdiğinden hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile yine bakıcı konumunda olan sanık hakkında aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin tatbik edilmesi gerektiğine ilişkindir. C.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, adli rapor içeriğine göre nitelikli halin gerçekleşmediğine, tanıklar Kübra ile Mürüvvet'in beyanlarının mağdureyi doğrulamadığına, masumiyet karinesi gereği sanığın beraati gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yapılan yargılama ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde sanık ile mağdure ve ailesinin aynı binada altlı üstlü oturdukları, mağdure ve ailesinin sanığın babasına ait evde kiracı olarak uzun bir müddet ikamet ettikleri, mağdurenin anne ve babasının çalıştığı, bazı zamanlar mağdurenin annesinin işe giderken mağdureyi sanığın eşine bıraktığı, böyle zamanlarda bazen sanığın da evde olduğu, sanık ve eşinin kendi çocuklarının olmadığı, mağdure ile her ikisinin de ilgilendiği, sanığın yalnız kaldıkları zamanlar mağdureye yaklaşmaya ve dokunmaya çalıştığı, mağdurenin bunları istemediği, sanığın evinin altında arabasını koyduğu garajının bulunduğu, 2014 yılı yaz aylarında arkadaşlarıyla oynayan mağdureyi alarak garaja götürdüğü, arabanın arka koltuğuna doğru mağdureyi iterek şortunu ve külotunu çıkararak ve üzerine doğru uzanarak mağdureyi öptüğü, mağdurenin kalkmaya ve gitmeye çalıştığı ancak sanığın buna izin vermediği, sanığın mağdureyi oturtup cinsel organını mağdurenin ağzına soktuğu ve mağdurenin ağzına boşaldığı, ardından sanığın ayak konulan taban kısmına inerek mağdurenin cinsel organını yaladığı, sonra da mağdureyi yüzü koyun yatırıp kafasından bastırarak cinsel organını mağdurenin poposuna soktuğu, mağdureyi annesinin çağırması üzerine sanığın yanından ayrıldığı, tuvalete gittiğinde külotunda kan olduğunu gördüğü, cinsel organının ağrıdığı, başka bir tarihte sanığın yine mağdureyi arabanın ön tarafına yaslayarak cinsel organını yaladığı, kendi cinsel organını da zorla mağdurenin ağzına soktuğu, başka bir gün sanığın mağdureyi garaja çağırıp arabanın ön koltuğuna oturttuğu ve dudaklarından öptüğü, başka bir gün annesinin mağdureyi sanık ve eşine bıraktığı, dışarı çıkmaları gerektiği ama mağdurenin çorabı olmadığından eve çorap giymeye gittiğinde sanığın da arkasından eve gittiği ve mağdureyi yatağa iterek dudağından öptüğü, eteğini açtığı, çamaşırını çıkardığı, daha sonra mağdureyi yüzü koyun yatırarak poposuna cinsel organını soktuğu hususu mahkemece sabit görülmüştür. 2.Katılan ..., mağdurenin davranışlarında bir takım değişiklikler gözlemlediğini, mağdureye sorduğunda sanığın kendisini öptüğünü, cinsel organına dokunduğunu anlattığını, bunun üzerine mağdurenin rehber öğretmeniyle görüştüğünü beyan etmiş, dosyada tanık olarak dinlenen rehber öğretmen de aynı şekilde mağdurede değişiklikler farkettiğini, annesi ile görüştüğünde aynı düşüncede olduğunu, mağdurenin evde bebekleri dudak dudağa öpüştürdüğünü söylediğini beyan etmiştir. Mağdurenin öğretmeni olan tanığın tarafsız kamu tanığı olduğu gözetildiğinde beyanlarına itibar edilmiştir. 3.Tanık olarak dinlenen mağdurenin teyzesi bu olaylar ortaya çıktıktan sonra annesi olmadığı zamanlarda mağdureye kendisinin baktığını, kendisinin mağdure yaşlarında kızının olduğunu, bir gün odaya girdiğinde mağdure ile kızını yorganın altında gördüğünü, tedirgin olup yorganı açtığında öpüştüklerini gördüğünü, mağdurenin bebekleri öpüştürdüğünü, içine kapandığını beyan etmiş; her ne kadar mağdurenin teyzesi olması nedeniyle taraflı beyanda bulunacağı düşünülse bile beyanları mağdure katılan ve tanık beyanları ile örtüştüğünden itibar edilmiştir. 4.Tanık olarak dinlenen Fadime'nin sanığın eşi olması nedeniyle taraflı beyanda bulunmuş olabileceği düşünülerek beyanına itibar edilmemiştir. 5.Sanık ... \*\*\* savunmasında suçlamaları kabul etmemiş, mağdure ve ailesi ile kira ödememe ve parti bayrağı asılması nedenleriyle daha önce tartışlıklarını, bu yüzden kendisine iftira attıklarını, mağdureye karşı iddia edilen eylemleri gerçekleştirmediğini beyan etmişse de; kendisinin ve eşinin de mağdureye zaman zaman baktıklarını kabul etmesi, suç tarihinde yedi yaşında olan mağdurenin cinsel eylemleri soruşturma aşamasında ve sonrasında kovuşturma aşamasında ayrıntılı olarak anlatması (suç tarihinin 2014 yılı olması, anılan tarihte mağdurenin 7,5 yaşında olması, bozma sonrası alınan mağdure beyanının olaydan yaklaşık 7 yıl sonrasında mahkemece ikmal edilmesi, aşamalarda alınan beyanlarda mağdurenin samimi ve inandırıcı olduğunun mahkeme heyetince gözlemlenmesi karşısında; mağdurenin bozma sonrası alınan beyanında bir kısım olayı hatırmaladığını beyan etmesinin veya hatırlamamasının hayatın olağan akışına uygun olduğu kabul edilerek, olayın sıcağı sıcağına alınan ve samimi görülen mağdurun soruşturma aşamasında ki ayrıntılı beyanı hükme esas alınmıştır.), sanığın bahsettiği husumet niteliğinde dahi olmayan ufak tefek meselelerden dolayı mağdurenin yaşı, psikolojisi, geleceğindeki etkileri de düşünüldüğünde böyle bir isnatta bulunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olması karşısında sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak itibar edilmemiştir. 6.Her ne kadar ikmal olunan raporlarda cinsel istismar ve fiili livataya ilişkin bulgu tespit edilememiş ve mağdure kovuşturma aşamasında alınan beyanında sanığın kendisine yönelik cinsel sokma eyleminde bulunmadığını (sadece sürtünme ve öpme eyleminde bulunduğunu) ifade etmiş ise de; Pamukkale Üniversitesi Hastanesinden alınan 13.10.2015 tarihli raporda olay sonucunda mağdurede ruh sağlığında bozulmaya yol açacak şekilde ve nitelikte olan ruhsal bozukluk, karışık anksiyete ve depresif duygudurum ile giden uyum bozukluğu saptanmasından, olayla ilgili doğrudan tanık olmasa da olaydan sonraki süreçte mağdurenin ruh yapısının bozulduğuna dair tanık anlatımlarının bulunmasından, olay tarihinde 7,5 yaşında olan mağdurenin ifadelerinde olayı detaylı bir şekilde aktarmasından, mağdurenin bozma ilamından sonra mahkemece sosyal hizmet uzmanı eşliğinde alınan alınan beyanlarında da 7 yıl önce gerçekleşen olaya dair olayın oluş şekline ilişkin anlatımda bulunmasından (suç tarihinin 2014 yılı olması, anılan tarihte mağdurun 7,5 yaşında olması, bozma sonrası alınan mağdur beyanının olaydan yaklaşık 7 yıl sonrasında mahkemece ikmal edilmesi, aşamalarda alınan beyanlarda mağdurun samimi ve inandırıcı olduğunun mahkeme heyetince gözlemlenmesi, olay tarihinde çok küçük yaşta olan ve kız çocuğu olan sanığın "bir erkeğin boşalması, ağıza ve anüs bölgesine organ sokulması, özel bölgesinin bir erkek tarafından öpülmesi ve yalanması, bir erkeğin kendisine sürtünmesi" gibi cinsel içerikli eylemleri ve bu cinsel jargonu bu eylemler başına gelmediği müddetçe bilmesinin ve bu durumu başkalarına anlatmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması karşısında; mağdurun bozma sonrası alınan beyanında bir kısım olayı hatırmaladığını beyan etmesinin veya hatırlamamasının hayatın olağan akışına uygun olduğu kabul edilerek, olayın sıcağı sıcağına alınan ve samimi görülen mağdurun soruşturma aşamasında ki -özellikle sanığın organ sokma eyleminde bulunduğuna yönelen- ayrıntılı beyanı hükme esas alınmıştır.), mağdurenin iftira atmasını gerektirecek bir tespit bulunmamasından hareketle atılı suçun sübuta erdiği kanaatine varılarak sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Katılan mağdurenin aşamalarda organ sokmaya dair çelişkili anlatımlarda bulunması, hakkında düzenlenen raporda fiili livatanın maddi delillerine rastlanılmadığının belirtilmesi, sanık savunması, tanık anlatımları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, eylemlerin organ sokmak suretiyle gerçekleştirildiği hususunun şüphede kalıp, mevcut haliyle eylemlerin, çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''2014 yılı yaz ayları- Ocak 2015 arası'' yerine ''07/2014'' olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Mahkemece yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/29 Esas, 2021/240 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.