11. Ceza Dairesi 2017/9674 E. , 2021/12809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanma A) 2010 takvim yılı yönünden kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; aynı takvim yılı içinde birden f
**11. Ceza Dairesi 2017/9674 E. , 2021/12809 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanma A) 2010 takvim yılı yönünden kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; aynı takvim yılı içinde birden fazla beyanname döneminde sahte fatura kullanma eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK'nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; gerekçeli karar başlığında “2010” şeklinde yazılan suç tarihinin, suça konu faturaların en son 2010 yılı Eylül ayında KDV beyannamesinde kullanılması nedeniyle, “25.10.2010” olarak düzeltilmesi ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanık hakkında mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak “sahte fatura kullanma” suçundan kamu davası açıldığı, temyize konu kararın gerekçesinde de sanığın sahte fatura kullandığı ve bu şekilde Vergi Usul Kanunu’na aykırılık suçunu işlediği kabul edilmesine karşın, hüküm bölümünde "…sahte ve muhteviyatı itibari ile yanıltıcı belge kullanarak vergi kaybına neden olmak..." yazılması, Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından“...bilerek sahte ve muhteviyatı itibari ile yanıltıcı belge kullanarak vergi kaybına neden olmak ...” ibarelerinin çıkartılarak, yerine “...sahte fatura kullanma” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B) 2007 takvim yılı yönünden kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Sanık hakkında mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak “sahte fatura kullanma” suçundan kamu davası açıldığı, temyize konu kararın gerekçesinde de sanığın sahte fatura kullandığı ve bu şekilde Vergi Usul Kanunu’na aykırılık suçunu işlediği kabul edilmesine karşın, hüküm bölümünde "…sahte ve muhteviyatı itibari ile yanıltıcı belge kullanarak vergi kaybına neden olmak..." denilmesi yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında; Sanığa yüklenen “2007 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 25.01.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 20.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.