3. Ceza Dairesi 2024/18112 E. , 2024/13345 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1273 E., 2018/1262 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarih ve 2021/7401 esas, 2022/6213 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.09.2024 tarihli ve KD - 2024/71652 sayılı itirazı üzerine y…
**3. Ceza Dairesi 2024/18112 E. , 2024/13345 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1273 E., 2018/1262 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarih ve 2021/7401 esas, 2022/6213 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.09.2024 tarihli ve KD - 2024/71652 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: HUKUKİ SÜREÇ Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2017 tarih, 2017/2407 Esas sayılı iddianamesiyle sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 53/1, 54 ve 58/9 uncu maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 22/05/2018 tarih, 2017/339 Esas ve 2018/354 sayılı kararla; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53 ve 58/9 uncu maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği Sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince verilen 18.09.2018 tarih, 2018/1273 Esas ve 2018/1262 sayılı kararla; CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararına karşı sanık müdafiinin temyiz istemi üzerine yapılan inceleme sonucu onama görüşü içeren 12/10/2021 tarih, 2018/86560 sayılı tebliğname düzenlenip Daireye sunulduğu, Yargıtay 3. Ceza Dairesi 17.10.2022 tarihli ve 2021/7401 Esas, 2022/6213 sayılı ilamıyla; sanık müdafii tarafından 08.10.2018 tarihinde süresinde verilen "Bursa Bölge Adliye mahkemisi 2. Dairesinin 18.09.2018 tarihli ve belirtilen esas sayılı ilamının bozulması talepli olarak temyiz kanun yoluna başvuruyoruz. Mahkemenin verdiği karar usul ve yasaya aykırıdır." şeklindeki temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediği gerekçesiyle, temyiz isteminin CMK’nın 298 inci maddesi gereğince reddine karar vermiş olduğu, sanığın tarihli dilekçesi üzerine dosyanın yapılan incelemesinde, aşağıda yer verilen nedenlerden ötürü Yüksek Dairemizin söz konusu kararına karşı 5271 sayılı CMK’nın 308 inci maddesi uyarınca sanık lehine itiraz yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. I. İTİRAZ SEBEPLERİ 1-İtirazımızın konusu, CMK’nın 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerinin gösterilmesi gerektiği hususunun taraflara bildirilmesinin zorunlu olup olmadığına ilişkindir. 2- İtiraz konusu ile ilgili olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Kararların gerekçeli olması" başlıklı 34 üncü maddesi; "(1) Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230 uncu madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir. (2) Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir" "Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar" başlıklı 232 nci maddenin 6 ncı fıkrası; "Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir" "Temyiz istemi ve süresi" başlığını taşıyan 5271 sayılı CMK’nın 291 inci maddesi; "(1) Temyiz istemi, hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu bulunan sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır. (2) Hüküm, temyiz yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa, süre tebliğ tarihinden başlar." "Temyiz başvurusunun içeriği" başlığını taşıyan 294 üncü maddesi; "(1) Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. (2) Temyiz sebebi, ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.", "Temyiz gerekçesi" başlığını taşıyan 295 inci maddesi ise; "(1) Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir. (2) Temyiz, sanık tarafından yapılmış ise, ek dilekçe kendisi veya müdafii tarafından imza edilerek verilir. (3) Müdafii yoksa sanık, tutanağa bağlanmak üzere zabıt kâtibine yapacağı bir beyanla gerekçesini açıklayabilir; tutanak hâkime onaylatılır. Sanığın yasal temsilcisi ve eşi hakkında 262 nci madde, tutuklu sanık hakkında ise 263 üncü madde hükümleri saklıdır." Hükümlerini içermektedir. 3- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen hükümde, CMK'nın 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerinin gösterilmesi gerektiği belirtilmediği gibi bu husustaki ihtarın tebligatta da yer almadığı, bu nedenle hükmün esası incelenmeden CMK'nın 298/1 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu talebine ilişkindir. II. GEREKÇE İstinaf mahkemelerinin Türk yargı sistemine dahil olmasıyla kanun yolu yargılamasında yeni bir anlayışı benimseyen kanun koyucunun, hem maddi olay hem de hukuki denetim yapacak olan istinaf başvurusunda sebep gösterme zorunluluğu öngörmezken (5271 sayılı Kanun CMK madde 273/4), incelemesi hukuki denetimle sınırlı (CMK madde 294/2) olan temyiz yolunda; mülga 1412 sayılı CMUK'tan (madde 305.) da farklı şekilde, re'sen temyiz tercihinden vazgeçerek, temyiz davasını açan ve sınırlayan temyiz dilekçesinde/layihasında temyiz edenin hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini/temyiz sebeplerini göstermek zorunda olduğunu (CMK madde 294/1) şart koşmuş ve temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermemesi durumunda; tıpkı başvurunun süresi içinde yapılmaması, hükmün temyiz edilemez olması ya da temyiz edenin buna hakkı bulunmaması hallerinde olduğu gibi usulüne uygun açılmış bir temyiz davasından bahsedilemeyeceğinden temyiz isteminin reddedilmesini (CMK madde 298) emretmiş (F. ... - A. ..., Ceza Muhakemesi Hukuku sh. 923, ... - ... Ceza Muhakemesi Hukuku sh. 826, C. ... - N. ... Ceza Muhakemesi Hukuku sh. 278) olmasına, anılan Kanunun 289 uncu maddesinin, usulüne uygun açılmış bir temyiz davasının "sınırlı inceleme ilkesinin" bir istisnasını teşkil etmesine (F. Yenisey - A. Nuhoğlu, age sh. 905), şartları ve usulü açık bir şekilde ortaya konulmak şartıyla (AİHM Galstyan/Ermenistan Başvuru No; 26986/03 15.01.2007 t.) öngörülen usul şartlarına uyulmaması sebebiyle kanun yolu başvurusunun reddedilmesinin bu hakkın ihlali sonucunu doğurmayacağının (AİHM Sjöö/İsveç Başvuru No; 37604/97) da istikrar kazanmış yargısal kararlarla kabul edilmesine nazaran; Sanık müdafiinin 08.10.2018 tarihli temyiz dilekçesinin, CMK'nın 294 üncü maddesi gereğince gösterilmesi gereken temyiz nedenlerini içermediği anlaşılmakla; Dairemizin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298 inci maddesi uyarınca reddine ilişkin kararında değişiklik yapmayı gerektirir bir neden bulunmadığı anlaşılmakla; III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden, İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda bir karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.