9. Ceza Dairesi 2021/4278 E. , 2023/5332 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/194 E., 2014/191 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, silahla tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk ve müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza…
**9. Ceza Dairesi 2021/4278 E. , 2023/5332 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/194 E., 2014/191 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, silahla tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk ve müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2014 tarihli ve 2012/194 Esas, 2014/191 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2018 tarihli ve 14-2015/71050 sayılı, onama ve bozma görüşlü Tebliğnamesi ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk ile Müdafilerinin Temyiz İstekleri Suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlediğine dair mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde hakkında mahkumiyet hükmü kurmaya yetecek delil bulunmadığına, bu nedenle tüm suçlar bakımından hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu olayın; "Suça sürüklenen çocuk ...'nin tahminen 2012 yılı başlarında mağdure ... ...'a arkadaşlık teklif ettiği, mağdurenin bu teklifi kabul etmediği, bunun üzerine Şubat 2012 tarihi içerisinde suça sürüklenen çocuğun Uşak il merkezindeki evinin önünde bulunan mağdurenin yanına gelerek mağdureye yeniden arkadaşlık teklif ettiği, mağdurenin yine kabul etmemesi üzerine suça sürüklenen çocuğun ceketinin bel kısmını eli ile açarak üzerinde bulunan ancak aşamalarda elde edilemeyen silah vasfındaki bıçağı mağdureye göstererek 'Çıkartayım mı, yoksa benimle çıkacak mısın, benimle çık' dediği, mağdurenin korkuya kapılarak ve suça sürüklenen çocuğu uzaklaştırmak amacıyla 'Düşünmem lazım' dediği, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğun olay yerinden uzaklaştığı, Bu olaydan tahminen 2 gün kadar sonra suça sürüklenen çocuğun tekrar mağdurenin yanına gelerek 'Düşündün mü?' diye sorduğu, mağdurenin henüz düşünmediğini söylemesinin ardından suça sürüklenen çocuğun bu kez de mağdureye 'Bana kendini mi öldürteceksin?' dediği ve mağdurenin yanından ayrıldığı, Bu olayların ardından 23.04.2012 günü gündüz saatlerinde mağdurenin Uşak il merkezinde bulunan evinden çöp dökmek amacıyla dışarıya çıktığı sırada suça sürüklenen çocuğun mağdurenin arkasından yaklaşarak ağzını kapattığı ve mağdureyi çekiştirerek ara bir sokağa götürdüğü ve burada mağdureyi yere yatırarak öptüğü, mağdurenin direndiği ve bağırarak yardım istemeye çalıştığı, ancak ağzının kapatılması nedeniyle bağıramadığı, bu sırada suça sürüklenen çocuğun mağdurenin ceketini çıkartmaya çalıştığı, daha sonra mağdurenin suça sürüklenen çocuğun elinden kaçarak olay yerinden uzaklaştığı ve evine gittiği, dava konusu olayların bu şekilde cereyan ettiği vicdani kanaatine varılmıştır. Her ne kadar suça sürüklenen çocuğun savunmalarında müsnet suçlamaları inkar cihetine gitmiş ise de ; mağdurenin aşamalardaki ifadelerinin ısrarlı, tutarlı, birbirine koşut, mantıklı beyanatı içermesi, mağdurenin aşamalardaki tüm ifadelerinde iddianame konusu olayın mahkemece kabul edildiği şekilde gerçekleştiği hususunu ısrarla ve istikrarlı bir biçimde beyan etmiş olması, mağdurenin veya ailesinin suça sürüklenen çocuğa çocuğun cinsel istismarı ve silahla zincirleme tehdit gibi gayet ağır ve toplumca asla kabul edilmeyen suçları isnat ederek iftira etmelerine mucip suça sürüklenen çocukla veya ailesiyle aralarında husumet, menfaat çatışması, borç ilişkisi vb. Sebebin mevcudiyetine dair dosya münderecatında hiç bir delilin yer almaması; hatta suça sürüklenen çocuğun savunmalarında ısrarla mağdurenin kendisine iftira etmiş olduğunu söylemesine rağmen, neden iftira ettiğini açıklayamamış olması, suça sürüklenen çocuğun dahi mağdurenin kendisine iftira atmesini mucip bir sebep ileri sürememiş bulunması; sadece mağdurenin değil ve fakat dosya münderecatında ifadesine başvurulan bir kısım tanıkların beyanatının dahi olayın mahkemenin kabul ettiği şekilde cereyan ettiğini ortaya koymuş olması hususları da birlikte değerlendirildiğinde; olayın yukarıda belirtildiği şekilde gercekleştiği kabulü hususunda mahkemede en ufak bir tereddüt yaşanmadığı, suça sürüklenen çocuğun savunmalarının gerçeğe aykırı, suçlardan ve cezalarından kurtulmak maksadına matuf mahkemeyi yanıltıcı beyanattan ibaret olduğu anlaşılmakla iş bu savunmalara itibar olunmayarak suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan cezalandırılması yoluna gidilmiştir." şeklinde kabul ve gerekçelendirilmesinin yapılıp buna göre suça sürüklenen çocuğun müsnet suçlardan yukarıda "HUKUKİ SÜREÇ " başlığı altında (1) numaralı bentte belirtildiği şekilde hapisle cezalandırılmasına dair hükümler kurulduğu anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Oluşa uygun kabule göre, 23.04.2012 tarihli çocuğun cinsel istismarı suçuyla ilgili olarak, başlangıçta on iki yaşındaki mağdureye karşı ağzını kapatma ve onu tenha bir ara sokağa sürükleyerek götürme şeklinde cebir kullandığından dolayı suca sürüklenen çocuğun cezasında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapıldığı, tehdit suçundan ayrı mahkumiyetin 2012 yılı Şubat ayında suça sürüklenen çocuğun arkadaşlık teklifini kabul etmesi hususunda mağdureye bıçak göstermesı şeklindeki müstakil eyleminden kaynaklandığı anlaşılmakla Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Suça sürüklenen çocuğun kabul edilen yargılama konusu silahla tehdit eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.06.2014 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Suçun zamanaşımına ugramış olması sebebiyle Tebliğname'de bozma isteyen görüşe değişik gerekçeyle iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2014 tarihli ve 2012/194 Esas, 2014/191 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ve müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk ve müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2014 tarihli ve 2012/194 Esas, 2014/191 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ile müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.