2. Hukuk Dairesi 2015/19352 E. , 2015/21853 K. "" .... Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 07.05.2015 gün ve 25717-9545 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, …
**2. Hukuk Dairesi 2015/19352 E. , 2015/21853 K.** **"İçtihat Metni"** .... Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 07.05.2015 gün ve 25717-9545 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir. 1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre davacı kadının aile konutu şerhi konulması davasının reddine yönelik karar düzeltme itirazları yersizdir. 2-Davacı kadının tapu iptal ve tescil davasının reddine yönelik karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; Davacı malik olmayan eş, aile konutu niteliğinde bulunan taşınmazın, malik olan davalı eş Yaşar tarafından “açık rızası bulunmadan” diğer davalılara devredildiğini ileri sürerek, taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davalı eş Yaşar adına tescilini dava etmiştir. Davalı eş ticari amaçla taşınmazı devrettiğini ve davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Taşınmazı devralan davalılar, taşınmazın depreme dayanıklı olmadığını, kendilerinin dayanıksız binaları yeniden inşa işi ile uğraştıklarını, müteahhitlik yaptıklarını, davacının bilgisi olduğunun beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Hukuk Genel Kurulu emsal davalarda gerekçesi aşağıya alınan 2013/2-2056 esas, 2015/1201 karar ve 15.04.2015 günlü kararı ile yeni bir uygulamaya geçmiştir. Hukuk Genel Kurulunun benzer davalarda da sürdürülen yeni uygulaması Dairemiz tarafından da benimsenmiş olup Dairemiz emsal bütün davalarda Hukuk Genel Kurulunun aşağıdaki görüşlerine aynen katılmaktadır. .../... Türk Medeni Kanununun 193. maddesi hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte Türk Medeni Kanununun 194. madde hükmü ile eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, “aile birliğinin korunması” amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin “açık rızası bulunmadıkça” aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş aile konutunu malik olmayan eşin açık rızası olmadan devredemez. Türk Medeni Kanununun 194. maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bu nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin "açık" olması gerekir.