4. Hukuk Dairesi 2010/246 E. , 2010/13287 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 03/07/2008 gününde verilen dilekçe ile yargı kararlarının uygulanmaması nedeniyle maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise bir bölümünün kabulüne ilişkin 29/09/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı v…
**4. Hukuk Dairesi 2010/246 E. , 2010/13287 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 03/07/2008 gününde verilen dilekçe ile yargı kararlarının uygulanmaması nedeniyle maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise bir bölümünün kabulüne ilişkin 29/09/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalılardan ..., ..., ..., ..., .... ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve .... ... ...’ın diğer temyiz itirazına gelince; ... Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesine kayıt yaptıran davacı, Üniversite Senatosu başkan ve üyeleri olan davalıların, sınav geçme notunun 60 puan olarak uygulanmasına ve kendisi hakkında yeni akademik takvim belirlenerek bütünleme ve ek ders sınav hakkı tanınmasına ilişkin idari yargı kararlarını uygulamaları nedeniyle geç mezun olduğunu belirterek, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalılar ise, davaya bakmaya idari yargı yerinin görevli olduğunu, davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, davacının suç duyurusu üzerine Cumhuriyet başsavcılığınca eylemin göreve ilişkin olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Yükseköğrenim Kurulu'na gönderildiğini, eğitimin belli bir program çerçevesinde yürütüldüğünü, akademik takvimin ders yılı başında belirlendiğinden idare mahkemesi kararının akademik takvimin iptalini kapsamadığını, bireysel uygulama yapılamayacağını, davacının maddi ve manevi zararının oluşmadığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, senato üyesi olmayan davalılardan ... hakkındaki istemin husumet yönünden reddine; diğer davalılar hakkındaki manevi tazminat isteminin bir bölümünün kabulüne; maddi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. 18.02.1982 günlü Resmi Gazete'de yayınlanan Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği'nin “Senato” başlıklı 5. maddesinde senatonun, rektör başkanlığında her öğretim yılının başında ve sonunda olmak üzere yılda en az 2 defa toplanacağı, rektörün de gerekli gördüğü durumlarda senatoyu toplantıya çağıracağı, akademik takvimi inceleyerek karara bağlamak görevinin senatoya ait olduğu belirtilmiştir. Yönetmelikte yer alan düzenlemelere göre; öğretim yılının başında ve sonunda olmak üzere yılda en az iki defa toplanan üniversite senatosunu, bunun dışında toplantıya çağırma yetkisi ise rektöre aittir. Rektör tarafından senato toplantıya çağrılmadığından ve davacı ile ilgili konu gündeme alınmadığından, davacı hakkında yeni bir akademik takvim belirlenerek bütünleme ve tek ders sınav hakkının tanınmaması sonucu oluşan zarardan rektör dışındaki senato üyesi olan davalıların sorumlu tutulmalarına yasal olanak bulunmamaktadır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalılardan ..., ..., ..., ..., .... ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve .... ... ... hakkındaki manevi tazminat isteminin de reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3-Diğer davalı ...’un temyiz itirazlarına gelince; Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayın özelliği ve oluş biçimi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı çok fazladır. Davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 4-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem niteliğindeki idari yargı kararlarının uygulanmamasına ilişkindir. İdari yargı kararının idareye tebliğinden itibaren 30 günlük sürenin bitimine kadar senatonun toplanarak, idari yargı kararı doğrultusunda işlem yapılmaması ile haksız eylem gerçekleşmiş olur. Yerel mahkemece, açıklanan yön gözetilerek, davacı yararına takdir edilen tazminata, istem gibi, idari yargı kararının idareye tebliğini izleyen 30 günlük sürenin bitiminden sonraki günden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava gününden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılardan ..., ..., ..., ..., .... ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve .... ... ... yararına; (3) sayılı bentte gösterilen nedenlerle diğer davalı ... yararına; (4) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 21/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.