(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/7300 E. , 2008/14622 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı kurumla olan sözleşmesinin 24.7.2003 günlü yazı ile şeklen sahih, içerik olarak sahte reçete k…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/7300 E. , 2008/14622 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı kurumla olan sözleşmesinin 24.7.2003 günlü yazı ile şeklen sahih, içerik olarak sahte reçete kullanmaktan dolayı (7) yıl süre ile feshedildiğini, feshin Bağ-kur ve ... Bakanlığına bildirilmesi sonucu Bağ-kur un 7 yıl süre ile ... Bakanlığının 1 yıl süre ile sözleşmesini fesh ettiğini, açtığı dava sonucu feshin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile fesih işleminin iptaline karar verilip kesinleştiğini, davalının suç duyurusu nedeniyle dolandırıcılıktan yargılanıp beraat ettiğini, müşterilerinin %90 ını ve itibarını kaybettiğini ileri sürerek Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve ... Bakanlığının sözleşmeyi fesh etmesi sonucu uğradığı kazanç kaybı nedeni ile 320.000,00 YTL zararının, 20.000,00 YTL manevi tazminatın ve ödenmeyip başka alacaktan tahsil edilen 13.529,00 YTL fatura bedelinin faizi ile tahsilini istemiştir. Davalı, müfettiş raporuna göre işlem yapıldığını, doktor hakkındaki ceza yargılamasının sürdüğünü, kurum aleyhine manevi tazminat davası açılamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporuna dayanılarak 12.874,88 YTL fatura bedeli ile 67.803,38 YTL davalı kurumun feshi nedeniyle uğradığı zararın tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, sözleşmesinin haksız olarak feshi nedeniyle uğradığı zararların tazmini için eldeki davayı açmıştır. Davalı müfettiş raporu ile, davacının Devlet hastanesinde görevli Uzman Doktora karne sahiplerinin bilgisi dışında şeklen sahih, içerik olarak sahte reçete tanzim ettirip fatura ederek kurum zararına sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini ve sözleşmenin bu nedenle 7 yıl süre ile fesh edildiğini savunmuştur. Taraflar arasında düzenlenen protokolün III/1 maddesine giren eylem nedeniyle sözleşmenin 7 yıl süre ile fesh edildiği sabittir. ... 20. Asliye Hukuk mahkemesinin 2005/122-381 sayılı kesinleşmiş kararı ile sözleşmenin feshinin haklı olmadığına karar verilmiş, ... 2. Ağır ceza mahkemesince de davacının kamu kurumunu aracı kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçuna iştirak ettiğine ilişkin hiçbir kanıt bulunamadığından Beraatine karar verilmiş, bu karar da kesinleşmiştir. Taraflar arasındaki 2002 yılı protokolünün III/3.maddesi gereğince “T.C.... Denetim elemanlarınca yapılan incelemeler sonucu, protokol hükümlerine kasıtlı olarak uymayıp kurumunu zarara uğrattıkları anlaşılan ve bu nedenle sandık tarafından sözleşmesi 7 yıl süre ile fesh edilen eczanelerin, diğer kamu kurumları ile olan sözleşmesi de 1 yıl süre ile fesh edilir” denmektedir. Diğer yandan aynı protokolün VI-4 maddesi gereğince “Kurum veya kuruluş yukarıda belirtilen fiillerden dolayı mahkemelerde yargılanmaları devam eden eczanelerle, bu protokolde belirtilen süreden az olmamak şartıyla fesih sürelerine bağlı kalınmaksızın yargılama süresince sözleşme yapamaz” hükmü de bulunmaktadır. Dosyada mevcut müfettiş raporu, reçete sahiplerinin beyanları ve diğer hazırlık evrakı kapsamı karşısında davacı eczacı hakkında kamu davası açıldığı sabit olduğunu ve kamu davası açılmasına bir yerde davacı kendisi sebebiyet verdiğine göre davalının kusurundan söz edilemeyeceği gibi, fesih hakkının kötüye kullanıldığından da söz edilemez. Ayrıca taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin az yukarıda açıklanan III-3 ve VI-4 maddeleri uyarınca davalının feshi nedeniyle diğer kurumların da sözleşmesini fesh edeceği ve yargılama sırasında yeniden sözleşme yapılamayacağı davacı tarafından kabul edilip sözleşme imzalandığına göre davacının bu dönem için kar mahrumiyeti iddiası ile tazminat talebinde bulunması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece kabul edilen 68.803,38 YTL ye yönelik talebin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.