T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2026/825 KARAR NO: 2026/767 MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ: 06/01/2026 NUMARASI: 2025/1252 Esas (Derdest Dosya) DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2026/825 KARAR NO: 2026/767 MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ: 06/01/2026 NUMARASI: 2025/1252 Esas (Derdest Dosya) DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili dava dilekçesi ile; ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile maddi tazminat talebi ile birlikte davalılar ... ile ...'nın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 06/01/2026 tarihli ara karar ile; "İhtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu ara karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde;İİK'nun 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.İİK'nun 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Davacı tarafından iddia olunan zarar, haksız fiilden kaynaklandığından, tazminat, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/2782 Esas ve 2019/11935 Karar 12/12/2019 tarihli kararı) Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/8964 Esas 2022/15530 Karar sayılı ilamında "...Uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu olan davalar, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8., 9. ve 40. Hukuk Dairelerinin yukarıda açıklanan ve benimsenen kararları da bu yöndedir." denilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, destekten yoksun kalma tazminat talebi yönünden; dava dilekçesine ekli kaza tespit tutanağında her iki tarafa da kusurlu olduğu tespit edilmiş, diğer deliller ile yaklaşık ispat kuralına göre değerlendirme yapılmak suretiyle davalılar ... ile ... yönünden ihtiyati haciz talebinin karara bağlanması gerekirken, az yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere ve ilkelere uymayan ifadelerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Ancak araç hasar ve değer kaybına ilişkin talep yönünden; Somut olayda, zararın haksız eylemden kaynaklandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminatın olayın gerçekleştiği tarihte, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olması anlamında muaccel hale geldiği kabul edilmektedir. Ancak trafik kazasından kaynaklanan ve talep konusu olan hasar ve değer kaybı tazminatı davası yönünden zararın miktarı, araçta oluşan hasarın niteliği, kusur oranı gibi birçok ölçütün bir arada değerlendirilmesi sonucu saptanabilecektir. Bu itibarla dosya kapsamından haksız eylemin gerçekleştiği anlaşılmakla birlikte oluşan zararın miktarı konusunda yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada oluşmadığının anlaşılması karşısında, araç hasar ve değer kaybına ilişkin talep yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin araç hasar ve değer kaybına ilişkin talep yönünden istinaf başvurusunun reddine, destekten yoksun kalma talebi yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacılar vekilinin araç hasar ve değer kaybına ilişkin talep yönünden istinaf başvurusunun reddine, destekten yoksun kalma talebi yönünden istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem yapılarak karar verilmek üzere Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/04/2026