1. Ceza Dairesi 2025/8799 E. , 2026/1573 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1402 E., 2024/2433 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan ve düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...'e yönelik kasten yaralamaya teşe…
1. Ceza Dairesi 2025/8799 E. , 2026/1573 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1402 E., 2024/2433 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan ve düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...'e yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında, katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ..., ..., ..., ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2023 tarihli ve 2021/553 Esas, 2023/775 Karar sayılı kararı ile, a. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'i kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 3-e, 87/2-a, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 17... gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ...'in 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddeleri uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına, b. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109/2, 3-a-b, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ...'in 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddeleri uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.06.2024 tarihli ve 2024/1402 Esas, 2024/2433 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan sanıklara verilen cezaların kazanılmış hakları gözetilerek 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazına şeklinde düzeltilmesi ile esastan reddine; diğer hükümler yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik araştırmaya, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2. Sanık ... müdafinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik araştırmaya, cezanın fazla tayin edildiğine, 3. Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik araştırmaya, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık ... ile katılan ... arasında alacak borç ilişkisi bulunduğu, katılan ...'in sanık ...'a 140.000 TL'ye bir sene öncesinde daire sattığı, bedelini alamadığı bunun üzerine suça konu edilen ... marka aracı 35.000 TL borcuna karşılık sayarak sanık ...'ın bu aracı ...'e verdiği, geri kalan 105.000 TL'yi ise nakit olarak ödemesi konusunda anlaştıkları, aradan uzun zaman geçmesine rağmen sanık ... tarafından 105.000 TL'lik borcun katılan ...'e ödenmediği, sanık ...'ın ortadan kaybolduğu, katılan ... ile katılan ...'ın arkadaş oldukları, zaman zaman işleri konusunda birbirlerine yardımcı oldukları, olay günü katılan ...'in katılan ...'tan sanık ... ve babası ...'in yerini sorduğu, katılan ...'ın "Tam ev adreslerini bilmiyorum ancak takıldığı kafeye sizi götürebilirim" dediği, bunun üzerine katılan ... ile inceleme dışı katılanlar ..., ... ile birlikte ... 'ın ... mahallesine gittikleri, sıkıntı çıkabileceği düşüncesiyle katılan ...'ın ...'e "... ve ...'in takıldığı kafeye önce ben gideyim onları bulayım daha sonra otururuz konuşuruz" dediği, yolda giderlerken katılan ...'ın araçtakilere "...'e ve diğerlerine ... ne söylerse söylesin benden habersiz ağzınızı açmayacaksınız" dediği, katılan ...'in daha önceden yukarıda belirtilen ... tarafından borcuna karşılık verilen aracı ...'ın alarak ... ve ...'i aramaya gittiği, ...'ın evinin bulunduğu sokağı hatırlayamayınca araçla bir süre dolaştığı, bu arada beyaz renkli ... marka araç ve içerisinde sanıklar ... ve ...'yi gördüğü, birbirlerini görünce durdukları, araçtan sanıklar ..., ... ve ...'in çıktığı, ... ve ...'in ...'ın aracına binerek ...'ın aracını takip etmesini isteyerek ... Mahallesinde bir araziye götürdükleri, hep birlikte araçtan indikleri, bu sırada yanlarına üçüncü bir aracın daha geldiği, bu araçtan ..., ... ve tanımadığı üçüncü bir kişinin daha indiği, arazide (7) kişi oldukları, araçtan inen kişilerin tamamının katılan ...'a silah doğrultarak "kaç kişiyle geldiysen onları buraya çağıracaksın" diye öldürmekle tehdit ettikleri, sanık ...'in tabancasını doldur, boşalt yapıp katılan ...'a doğrulttuğu, yarım saat kadar bu kişilere söylediklerini yapamayacağını söyleyerek yalvardığı, aynı zamanda kendisinden haber bekleyen katılan ... 'in sürekli telefonla aradığı, olayın büyümemesi için cevap vermediği, katılan ...'ın zaman kazanmak için sanıklara aradıkları kişilerin ... Mahallesinde bulunan SSK hastanesinin yanında bulunan çay bahçesinin orada olabileceklerini söylediği, buarada ...'in de meraklanıp ...'ı defalarca telefonda aradığı ulaşamadığı, en son aramasında ulaştığı, ...'ın ...'e "Caminin oraya gel" dediği, caminin oraya gittiklerinde ...'ı bulamadıkları, tekrar telefon açtığı, o arada sanık ...'ın ... ve diğer sanıkların bulunduğu yere geldikleri, sanıklardan ...'ın ... 'i görüp yakın mesafeden 1 el ateş ettiği, diğer sanıklar ... ve ... 'in de değişik açılardan ...'e ateş ettikleri, ...'in de bu arada ruhsatlı tabancasını çıkarıp ateş ederek sanık ...'ı yaraladığı, katılan ...'in yere düştüğü anda yanına sanık ...'in giderek elindeki silahı aldığı, sanık ...'nin katılan ...'in yanına giderek ayağıyla ensesine vurduğu, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in görüntülerde yer aldığı üzere olay yerinde bulundukları anlaşılmıştır. 2. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.07.2019 tarihli ve 2018/2982 Esas, 2019/1573 Karar sayılı kararında sanıklar hakkında silahlı tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkemece ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmuş ise de tehdit fiillerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsuru kapsamında değerlendirilerek nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulması gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmesine karşın bozma sonrası kurulan hükümler hakkında 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi gereğince sanki ilk hükümde sadece tehdit suçundan hüküm kurulmuş gibi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen ceza gözardı edilerek tehdit suçundan verilen ceza üzerinden infazına karar verilmesi hukuka aykırı ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik araştırmanın bulunmadığı, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğine göre ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde eleştiri, düzeltme ve bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden a. Suçta kullanılan silahın elverişliliği, atış mesafesi ve sayısı, hedef alınan vücut bölgeleri ile meydana gelen zararın ağırlığı nazara alındığında sanıkların eyleme bağlı olarak açığa çıkan kastlarının öldürmeye yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların katılan ...' e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin suçun vasıflandırılmasında hataya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi yönünden hükümlerde hukuka aykırı bulunmuştur. b. Katılan ...'in soruşturma aşamasında alınan ilk ifadesinde ve teşhisinde sanık ...'in kendisine yönelik ateş ettiğine dair bir beyanının olmaması nazara alındığında sanık ...'in olay yerine diğer sanıklar ile birlikte giderek ve ateş eden sanıkların yanında bulunmak, olay sonrası katılanın silahını almak suretiyle gerçekleşen eyleminin katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunun işlemesine manevi destek ve suçun işlenmesine yardımda bulunmak niteliğinde bulunduğu, bu kapsamda sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 39/2-c maddesi uyarınca suça yardım eden sıfatıyla katıldığı nazara alınarak hakkında hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi yönünden hükümde hukuka aykırı bulunmuştur. 5. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan verilen hükümde, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2018 tarihli ve 2016/1 Esas, 2018/278 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan hüküm kurulmadığı, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan hükmolunan netice cezanın 3 yıl 4 ay hapis cezası olarak belirlendiği, mezkûr hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği aleyhe istinaf isteminin bulunmadığı ve bu durumda sanık hakkında kazanılmış hakkın oluştuğu dikkate alınmaksızın hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Mağdurlar ... ve ...'e Yönelik Kasten Yaralamaya Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden Sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24.06.2024 tarihli ve 2024/1402 Esas, 2024/2433 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanıklar ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (5) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi kazanılmış hak yönünden yerinde görüldüğündenİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.06.2024 tarihli ve 2024/1402 Esas, 2024/2433 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesinin birinci fıkrası gereği, katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükümden sonra gelmek üzere; "5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca infazının 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden yerine getirilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, D. Sanıklar Hakkında Katılan ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (4.a.b.) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri suç vasfı ve iştirak derecesi yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.06.2024 tarihli ve 2024/1402 Esas, 2024/2433 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Temyiz edenin sıfatı gözetilerek aleyhe temyiz bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış hakkının DİKKATE ALINMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.