3. Hukuk Dairesi 2022/4413 E. , 2022/8510 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından tem…
**3. Hukuk Dairesi 2022/4413 E. , 2022/8510 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; açık femur kırığı tanısı ile davalıya ait hastaneye başvurduğunu, diğer davalı doktor tarafından uygulanan yanlış tedavi ve operasyonlar sonucu dizinde donma ve ayak bileğinde kitlenmeler geliştiğini, yapılan operasyonlar neticesinde opere edilen bölgenin enfeksiyon kapması sonucu kemik dokularının zarar gördüğünü, başka hastanede yapılan operasyonlarla bazı kemiklerinin alındığını, böylece bir bacağında kısalık meydana geldiğini, bu sebeple maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek, 175.000 USD maddi ve 25.000 USD manevi tazminatın davalılara gönderdiği ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 31.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar; Libya uyruklu davacının ülkesinde yaşanan iç savaş esnasında ateşli silah ile ağır surette yaralandığı, ciddi bir takım damar, kas, sinir ve doku yaralanmaları ile birlikte açık ve parçalı kemik kırıkları oluşturan yaralanma neticesinde acil tedavi altına alındığı, hastaneye 13.12.2011 tarihinde tedavi amacıyla yatırıldığını, davacıya toplam on sekiz adet ameliyat yapıldığını ve dört aylık tedavi sürecinin ardından taburcu edildiğini, davacıya gereken tüm tıbbi müdahalelerin yapıldığını, olayla ilgili kusurlarının olmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.