Başvurucu, hakkında tarh edilen katma değer vergisi (KDV) ve vergi ziyaı cezasına ilişkin açtığı davada verilen karar nedeniyle Anayasa’nın 18. , 36. ve 55. maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, hakkında tarh edilen katma değer vergisi (KDV) ve vergi ziyaı cezasına ilişkin açtığı davada verilen karar nedeniyle Anayasa’nın , ve maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 2/4/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 26/2/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 29/5/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 25/7/2014 tarihli görüş yazısı 30/9/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile Adalet Bakanlığının görüşünde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 2003 yılı Ekim, Kasım ve Aralık dönemi için sahte belge kullandığı gerekçesiyle 27/12/2004 tarihli üç adet ihbarnameyle başvurucu aleyhine 342,25 TL KDV ve bu tutar üzerinden 972,30 TL vergi ziyaı cezası tarh edilmiş ve ihbarnameler 4/1/2005 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu tarafından ihbarnamelerin terkini istemiyle 16/3/2005 tarihinde açılan davada, Ankara Vergi Mahkemesi 4/2/2005 tarih ve E.2005/176, K.2005/1296 sayılı kararıyla dava dilekçesinin reddine karar vermiştir. Başvurucu tarafından yenilenen davanın ardından Ankara Vergi Mahkemesi, 9/11/2005 tarih ve E.2005/319, K.2005/1049 sayılı tek hakim kararı ile davanın kabulüne karar vermiş ise de Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararın tek hakimle verilmiş olması nedeniyle 15/6/2006 tarih ve E.2006/2719, K.2006/3250 sayılı kararı ile belirtilen kararı bozmuştur. Bozma kararına uyan Ankara Vergi Mahkemesi, 26/9/2006 tarih ve E.2006/1514, K.2006/1248 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar vermiş ve 275,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı idare olan Hitit Vergi Dairesinden alınarak başvurucuya verilmesine hükmetmiştir. Karar, davalı idare tarafından temyiz edilmiş, Danıştay Dördüncü Dairesi, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiği gerekçesiyle 9/4/2008 tarih ve E.2007/566, K.2008/1269 sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur. İlk Derece Mahkemesi 19/11/2008 tarih ve E.2008/1466, K.2008/1647 sayılı kararıyla yeniden davanın kabulüne, ihbarnameye konu vergi ve cezaların terkinine ve 350,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı idareden alınarak başvurucuya verilmesine karar vermiştir. Davalı idare davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, başvurucu ise nispi vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle kararı temyiz etmiş, Danıştay Dördüncü Dairesi her iki tarafın temyiz talebini reddederek, 24/12/2009 tarih ve E.2009/2583, K.2009/7070 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar vermiştir. Bu karara karşı başvurucu tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş, Danıştay Dördüncü Dairesi 31/1/2013 tarih ve E.2010/4764, K.2013/227 sayılı kararı ile talebi reddetmiş, ret kararı başvurucuya 21/3/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 2/4/2013 tarihinde bireysel başvuru yapmıştır.B. İlgili Hukuk 13/12/2006 tarih ve 26375 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin İkinci Kısım, Birinci Bölüm (4) numaralı bendi şöyledir:“Yargı Yerlerinde, İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olsa veya Para ile Değerlendirilebilse Bile Maktu Ücrete Bağlı Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret…Vergi mahkemelerinde takip edilen dava ve işler içina) Duruşmasız ise 350,00 YTLb) Duruşmalı ise 500,00 YTL” Aynı Tarife’nin İkinci Kısım İkinci Bölüm (14) numaralı bendi şöyledir:“Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olmayan veya Para ile Değerlendirilemeyen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret…İdare ve vergi mahkemelerinde takip edilen davalar için(a) Duruşmasız ise 325,00 YTL(b) Duruşmalı ise 400,00 YTL” 13/12/2007 tarih ve 26729 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin İkinci Kısım, Birinci Bölüm (4) numaralı bendi şöyledir:“Yargı Yerlerinde, İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olsa veya Para ile Değerlendirilebilse Bile Maktu Ücrete Bağlı Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret…Vergi mahkemelerinde takip edilen dava ve işler içina) Duruşmasız ise 390,00 YTLb) Duruşmalı ise 550,00 YTL” Aynı Tarife’nin İkinci Kısım İkinci Bölüm (14) numaralı bendi şöyledir:“Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olmayan veya Para ile Değerlendirilemeyen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret…İdare ve vergi mahkemelerinde takip edilen davalar için(a) Duruşmasız ise 350,00 YTL(b) Duruşmalı ise 450,00 YTL” Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/1/2008 tarih ve E.2007/1110, K.2008/332 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:“Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının ikinci bölümünde yer alan dava konusu düzenleme ile vergi mahkemelerinde görülecek uyuşmazlıklar için ödenecek avukatlık ücreti belirlenmiş ancak, Tarifenin başka bir kısmında yer almayan bir şekilde azami bir sınır getirilmiştir. Ayrıca yukarıda ifade edildiği gibi Tarifenin ikinci Kısmının, İkinci Bölümünde konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen uyuşmazlıklar için vergi mahkemelerinde ödenecek avukatlık ücreti ayrıca sabit olarak belirlenmiş ve maddede yapılan düzenleme ile konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen uyuşmazlıklar için vergi mahkemelerinde ödenecek ücretin üçüncü kısımdaki nisbi oranlar üzerinden hesaplanacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla dava konusu düzenleme gözönüne alındığında vergi mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda alınacak avukatlık ücretleri için Tarifenin bütünlüğü içindeki tutarlılığı bozacak şekilde düzenlemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan dava konusu düzenleme, konusu para olsa ve parayla değerlendirilse bile maktu ücrete bağlı hukuki yardımlar başlığı altında düzenlendiği halde anılan hüküm ile konusu para olan ve parayla değerlendirilebilen uyuşmazlıklarda olduğu gibi nisbi oranlar üzerinden yapılacak hesaplama için üst sınır getirilmiştir. Bu durumda, Tarifenin kendi bütünlüğü içindeki tutarlılığı bozacak şekilde vergi uyuşmazlıklarında nisbi olarak hesaplanacak avukatlık ücretine dava konusu miktar baz alınarak üst sınır getirilmesine ilişkin düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.” Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/1/2008 tarih ve E.2008/776, K.2009/1605 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: “Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin davaların büyük bir kısmında, uyuşmazlık konusu meblağın yüksek olması nedeniyle, bu tür davalardaki hukuki yardımlar için ödenecek avukatlık ücretinin tarifenin üçüncü kısmına göre, nispi olarak hesaplanması halinde, dava aleyhine sonuçlanan tarafın yüksek miktarda avukatlık ücreti ödeyeceği, bu durumun da haksız vergi salındığını düşünen kişilerin hak arama yoluna başvurusunu engelleyeceği tartışmasızdır. Nitekim vergi davalarının bu niteliği dikkate alınarak, vergi uyuşmazlıklarının konusu para olmasına karşın, vergi mahkemelerinde görülmekte olan dava ve işlerde yapılacak hukuki yardımlarda ödenecek avukatlık ücreti, dava konusu düzenleme ile maktu olarak belirlenmiştir. İdarenin düzenleyici işlemlerindeki bir kuralın, hukuka aykırılığı ortaya konulmadıkça, aynı düzenlemede yer alan diğer bir kurala aykırılığından bahisle iptali söz konusu olamaz. Bu durumda, vergi davalarının niteliği göz önüne alındığında, dava konusu istisnai düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığından, bu düzenlemenin Tarifenin bütünlüğünü bozduğundan da söz edilemeyeceği açıktır. Yukarıda yer verilen yasal düzenleme uyarınca, ülke çapında kurulu bulunan tüm baro yönetim kurullarının hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine sundukları tarifeler dikkate alınarak anılan Birlikçe son şekli verilen ve Adalet Bakanlığının da incelemesinden geçerek yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin İkinci Kısım, Birinci Bölüm 4 no'lu alt bendinde; ülkenin ekonomik ve sosyal durumu, avukatların davanın görümü sırasında harcadığı çaba, gayret ve emeğin karşılığı ile kişilerin hak arama özgürlüğünün önünün açılması hususu dikkate alındığında hukuka aykırılık bulunmadığından, Dairenin iptal kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerden Adalet Bakanlığı'nın temyiz isteminin kabulü ile Danıştay Sekizinci Dairesinin 2008 günlü, E:2007/1110, K:2008/332 sayılı kararının bozulmasına…” 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesinin (2) numaralı fıkrası, maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları, maddesinin (5) numaralı fıkrası, maddesinin (3) numaralı fıkrası ile maddesi.